Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Akut bronşit, akciğerlere hava taşıyan bronşların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan, sık görülen bir solunum yolu hastalığıdır. Çoğu zaman virüsler nedeniyle gelişir. Öksürük, hastalığın diğer belirtileri geriledikten sonra da birkaç hafta devam edebilir.

Akut bronşit, akciğerlere hava taşıyan bronşların meydana gelen iltihaplanmayla birlikte ortaya çıkan, sık görülen bir solunum yolu hastalığıdır. Çoğu zaman virüsler nedeniyle oluşur.

Belirtileri ise burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileriyle başlayabilir. Daha sonra öksürük belirginleşir. Öksürük ilk günlerde kuru olabilir, ilerleyen dönemde balgam görülebilir. Bazı kişilerde göğüste yanma veya rahatsızlık hissi, hırıltılı solunum ve düşük dereceli ateş de ortaya çıkabilir.

Akut bronşit vakalarının büyük bir bölümü virüslerden kaynaklıdır. Bu sebeple de zatürre ya da başka bir bakteriyel enfeksiyon düşülmesi doğru olmaz. Diğer bir yandan da komplikasyonsuz akut bronşitte antibiyotikler genellikle gerekli değildir.
Gereksiz antibiyotik kullanımı öksürüğü anlamlı biçimde kısaltmaz. Ayrıca ishal, bulantı, alerjik reaksiyon ve nadiren daha ciddi yan etkilere yol açabilir; antibiyotik direncinin artmasına katkıda bulunabilir.

Tedavide çoğunlukla yeterli sıvı almak, dinlenmek ve şikâyetleri hafifletmeye yönelik destek tedavileri uygulanır. Ateş veya ağrı için uygun kişilerde reçetesiz ilaçlar kullanılabilir; ancak kronik hastalığı, gebeliği, ilaç alerjisi veya düzenli kullandığı ilaçlar bulunan kişilerin hekime ya da eczacıya danışması gerekir. Öksürük ilaçlarının yararı sınırlı olabilir ve her hasta için uygun olmayabilir.
Bronşlarda daralma veya hırıltı varsa, doktorun muayene bulgularına göre nefes açıcı ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar her akut bronşit hastası için rutin olarak gerekli değildir.

Akut bronşitler virüslerden meydana geldiğinden bulaşıcı özelliği fazladır. Kişiden kişiye bulaşma gösterebilir. Soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonlardan kaynaklanır. Hava yolu ve temas ile bulaşma gösterirken en çok hava yoluyla bulaşma gösterir

Akut bronşitte enfeksiyon düzeldikten sonra bile bronşlardaki hassasiyet ve iltihabi yanıt bir süre daha devam edebilir. Bu nedenle burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik geçse bile öksürük çoğunlukla iki-üç hafta, bazen daha uzun süre devam edebilir.
Türkiye Hastanesi’nin açıklamalarına göre, öksürüğün uzaması tek başına hastalığın zatürreye dönüştüğü veya antibiyotik gerektiği anlamına gelmez. Ancak uzun süren, giderek artan ya da tekrarlayan öksürüğün altında astım, KOAH alevlenmesi, reflü, üst hava yolu ve sinüs kaynaklı sorunlar gibi başka nedenler de bulunabilir.

Akut bronşitle ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri, sarı veya yeşil balgamın mutlaka bakteriyel enfeksiyon gösterdiğidir.
Balgam renginin değişmesi, vücudun enfeksiyona verdiği iltihabi yanıtla ilişkili olabilir ve viral enfeksiyonlarda da görülebilir. Bu nedenle yalnızca balgamın rengine bakılarak antibiyotik başlanması doğru değildir. Balgamda kan görülmesi ise ayrıca değerlendirilmelidir.

Akut bronşitte iltihaplanma çoğunlukla bronşlarla sınırlıdır. Zatürrede ise akciğer dokusu etkilenir. Bu nedenle iki hastalığın belirtileri ve tedavisi birbirinden farklı olabilir.

Yüksek veya devam eden ateş, belirgin nefes darlığı, solunum sayısında artış, ölçüm yapılabiliyorsa kandaki oksijen düzeyinde düşme, belirgin genel durum bozukluğu ya da nefes alırken artan göğüs ağrısı zatürre veya başka ciddi bir durum açısından değerlendirme gerektirir.
İleri yaştaki kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, gebeler ve kronik kalp veya akciğer hastalığı bulunanlar daha düşük eşikle tıbbi değerlendirme almalıdır. Bu kişilerde belirtiler tipik olmayabilir; yüksek ateş görülmemesi ciddi hastalığı dışlamaz.

Akut bronşit çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Ancak aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:

Türkiye Hastanesi’nin yayınlamış olduğu yazı da yer alan ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Özdemir’in akut bronşit ve zatürre hakkında “Akut bronşitte temel yaklaşım, hastalığın çoğunlukla viral ve kendiliğinden iyileşen bir enfeksiyon olduğunu bilmektir. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak, yeterli sıvı almak, sigara ve diğer tahriş edici etkenlerden uzak durmak ve ciddi hastalığı düşündüren belirtilerde zamanında tıbbi değerlendirme almak iyileşme sürecinin temelini oluşturur.” diyor.