Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Astım hastalarının yüzde 10'a kadarı öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüs sıkışması gibi şiddetli semptomlar gösteriyor. The Independent'in haberine göre, kortikosteroid gibi anti-enflamatuar ilaçlarla bile tam kontrol altına alınamayan söz konusu belirtiler, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.
European Respiratory Society Clinical Research Collaboration bünyesindeki klinisyenler tarafından yapılan ve The Lancet Regional Health Europe dergisinde yayımlanan araştırma, astım tedavisine yepyeni bir boyut kazandırıyor. Zor tedavi edilen astımdaki hastalık kalıplarını anlamak, hastalara daha etkili tedavi sunmanın anahtarı olarak değerlendiriliyor.

Klinisyenler, 11 Avrupa ülkesindeki 2 bin 700 hastanın verilerini detaylı şekilde analiz etti. Yapılan incelemeler sonucunda hastaların neredeyse tamamının en az bir, büyük çoğunluğunun ise üç veya daha fazla ciddi sağlık sorunu yaşadığı tespit edildi. Aynı zamanda hastalar arasında sürekli olarak ortaya çıkan üç belirgin semptom profili tanımlandı.
Şiddetli astım hastalarının büyük bir kısmı, steroid tedavilerinin neden olduğu kilo alımıyla birlikte yüksek oranda osteoporoz sorunu bildirdi. Çoğu hasta saman nezlesi (rinit) ile egzama veya nazal polip adı verilen solunum yolu büyümeleriyle seyreden kronik sinüzit şikayetleri yaşadığını aktardı.

Araştırmada yer alan Southampton Üniversitesi solunum tıbbı profesörü Ramesh Kurukulaaratchy, elde edilen bulguların astım kontrolü, atak sıklığı ve ihtiyaç duyulan tedavilerle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Profesör Kurukulaaratchy, bu kalıpların daha iyi anlaşılmasının sadece astıma odaklanmaktan ziyade genel bakımı iyileştirmeye yardımcı olacağını vurguladı.
Bulguların ilerleyen dönemde daha etkili ve kişiselleştirilmiş astım tedavilerine yol açabileceği belirtiliyor. Obezitenin steroid kaynaklı kilo alımıyla bağlantılı göründüğüne dikkat çeken klinisyenler, obeziteye özel önem verilmesi gerektiğini savunuyor.
