Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Arjantin'den yola çıkan Hollanda bayraklı bir yolcu gemisinde, Mayıs başından itibaren 9 hantavirüs vakası tespit edilirken ve 3 kişi hayatını kaybetti. 2023 yılında sona eren Coronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle insanların hafızaları yeniden tazelendi, o günlerde yaşanan kapanmalar ve korku atmosferi bir kez daha gündeme geldi. Tgrthaber.com Editörü Şenay Yurtalan’a konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak, tespit edilen hantavirüs vakalarına neden olan andes virüsünün insandan insana bulaşabilen tek tür olduğuna dikkat çekti. Halkın hantavirüs ile ilgili bilmesi gerekenleri aktardı…

Hantavirüslerin, kemirgenler aracılığıyla yayılan ve insanlarda ciddi hastalıklara, hatta ölüme yol açabilen bir virüs ailesi olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak tespit edilen 9 hantavirüs vakası ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Yapılan testler sonucunda virüsün Andes virüsü olduğu doğrulanmıştır. Bu salgında etken olarak saptanan Andes virüsü, Hantavirüs ailesi içinde insandan insana bulaşabildiği kanıtlanmış tek türdür. Diğer Hantavirüs türleri (örneğin Avrupa'da görülenler) insandan insana yayılmazken, Andes virüsü bu konuda bir istisnadır. İnsandan insana bulaşma özellikle bu virüsün yerleşik (endemik) olduğu Güney Amerika ülkelerinde görülmektedir. Bu tür bir geçiş genellikle bireyler arasında yakın ve uzun süreli temas olduğu durumlarda gerçekleşir.” İfadelerini kullandı.

Hantavirüslerin insanlara temel olarak enfekte kemirgenlerin (sıçan, fare vb.) idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas edilmesiyle bulaştığını belirten Prof. Dr. Funda Timurkaynak virüsün bulaşma yollarını ise şu şekilde sıraladı:
Hava Yolu: Virüsle kirlenmiş maddelerden çıkan tozların solunması en yaygın bulaşma yoludur.
Nadiren: Kemirgen ısırması veya virüsün bulaştığı bir yüzeye dokunulduktan sonra elin ağza veya burna götürülmesiyle de geçebilir.
İnsandan İnsana Geçiş: Avrupa ve Asya’da görülen Hantavirüs enfeksiyonlarında gözlenmezken, Güney Amerika'da bulunan Andes virüsü türünde, yakın ve uzun süreli temas durumunda (aile içi, hastaya bakım verme gibi) insandan insana bulaşma vakaları bildirilmiştir.
Riskli Gruplar: Orman işçileri, çiftçiler ve kemirgen istilası olan bölgelerde temizlik yapan veya kamp kuran kişiler daha yüksek risk altındadır.

Hantavirüslerin, coğrafi konuma ve virüsün türüne göre iki ana klinik tabloya neden olduğunu belirten Prof. Dr. Funda Timurkaynak, virüsün akciğer ve böbrekler üzerindeki etkilerini şu şekilde aktardı.
1. Hantavirüs akciğer (Pulmoner) Sendromu
Genellikle Amerika kıtasında görülen bu tablonun akciğerleri ve kalbi etkileyen ağır bir hastalık olduğunu belirten uzman isim, semptomların genellikle virüse maruz kaldıktan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıktığını kaydetti.
Erken Belirtiler: İlk aşamada yorgunluk, ateş ve özellikle uyluk, kalça, sırt ve omuz gibi büyük kas gruplarında şiddetli ağrılar görülür. Hastaların yaklaşık yarısında bunlara baş ağrısı, baş dönmesi, titreme ve mide bulantısı, kusma, ishal ile karın ağrısı gibi mide bağırsak sorunları eşlik eder.
Geç Belirtiler (Hastalığın 4. ila 10. günleri): Hastalığın seyri aniden kötüleşerek öksürük ve şiddetli nefes darlığına dönüşür. Akciğerler sıvı ile dolduğundan hastalar göğüslerinde aşırı bir sıkışma hissederler.
Prognoz: Solunum semptomları geliştiren hastaların yaklaşık %38'i hayatını kaybetmektedir.
Timurkaynak “Bu salgında da vakalar ateş ve mide-bağırsak sorunlarıyla başlamış, ancak çok kısa sürede zatürre (pneumonia), akut solunum güçlüğü sendromu (ARDS) ve şoka evrilmiştir. Ölen hastalarda semptomların başlamasından sadece 4-5 gün sonra ölüm gerçekleştiği bildirilmiştir. Bu durum, virüsün solunum sistemini hızla devre dışı bıraktığını göstermektedir.” İfadelerini kullandı.

2. Böbrek Sendromlu Kanamalı Ateş
Daha çok Avrupa ve Asya'da görülen bu formun böbrekleri hedef aldığını belirten Prof. Dr. Funda Timurkaynak, hastalığın genellikle 1-2 hafta içinde geliştiğine, ancak nadiren 8 haftayı bulabildiğine dikkat çekti.
Başlangıç Belirtileri: Şiddetli baş ağrısı, bel ve karın ağrısı, ateş, titreme ve bulanık görme aniden başlar.
Fiziksel Bulgular: Hastalarda yüzde kızarıklık (flushing), gözlerde iltihaplanma veya kızarıklık ve deri döküntüleri görülebilir.
İleri Safha Belirtileri: Hastalık ilerledikçe düşük kan basıncı, akut şok, iç kanama ve ciddi sıvı yüklenmesine yol açan akut böbrek yetmezliği gelişebilir.
Şiddet: Virüsün türüne göre ölüm oranı %1'in altından (Seoul, Puumala virüsleri) %15'e (Hantaan, Dobrava virüsleri) kadar çıkabilir.

Hantavirüsün erken evrede grip ile karıştırılmasının oldukça kolay olduğunu belirten Timurkaynak, “Kesin tanı için PCR testi ve antikor testleri (IgM/IgG antikorları) kullanılır. Hantavirüs enfeksiyonu için virüse özel bir ilaç yoktur. Ribavirin adlı antiviral ilacın, Avrupa ve Asya'da yaygın olan Böbrek Sendromlu Kanamalı Ateş üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir. Ancak bu ilaç, Amerika kıtasında görülen Hantavirüs Akciğer Sendromu için etkinlik göstermemiştir ve bu hastalığın tedavisi veya korunması (profilaksisi) için lisanslanmamıştır. Hantavirüs bir viral enfeksiyon olduğu için antibiyotikler virüse karşı etkili değildir. Tedavi, hastanede (genellikle yoğun bakımda) destekleyici bakım üzerine kuruludur. Bu, sıvı dengesinin korunmasını, solunum desteğini (solunum cihazına bağlanma) ve böbrek sorunları için diyalizi kapsar.” şeklinde konuştu.

Hantavirüsten korunmak için lisanslı bir aşı olmadığına dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak, el hijyeni ve maske kullanımının önemli olduğunu vurguladı ve “Evlerde ve çalışma alanlarında kemirgenlerle teması kesmek; delikleri kapatmak ve kapan kullanmak. Potansiyel olarak kirli alanları temizlerken kuru süpürme yapmamak, tozu kaldırmamak için ıslak temizlik yöntemleri tercih edilmelidir. Riskli alanlarda maske ve eldiven kullanmak gerekir. Yiyecekleri kemirgenlerin erişemeyeceği kapalı kaplarda saklamak önemlidir.” uyarısında bulundu.

Timurkaynak ayrıca “Dünya Sağlık Örgütü Hantavirüsün grip ya da Covid-19 virüsleri kadar kolay bulaşmaması ve onlar gibi mutasyon göstermemesi nedeniyle şu an için bir pandemiye yol açma potansiyelinin olmadığını bildirmiştir.” İfadelerini kullandı.