Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bilim dünyası, horlayanların neden kendi çıkardıkları yüksek sese uyanmadıkları sorusuna nihayet bir cevap getirdi. Sidney TMJ ve Uyku Tedavisi Merkezi'nden pratisyen hekim ve diş hekimi Dr. Manish Shah, konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Uzman isme göre horlama sesi, yanındaki kişiyi uykusuz bırakacak kadar şiddetli olsa bile horlayan kişinin beyni tarafından "düşük öncelikli gürültü" olarak kodlanıyor.

Dr. Shah, horlayan kişilerin aslında çıkardıkları sesleri duyduklarını ancak beyinlerinin gürültüyü filtrelediğini ifade etti. Kulakların o sese aşina olduğunu belirten Dr. Shah, süreci şöyle özetledi: "Beyniniz dinlenmeye öncelik verir. Dolayısıyla horlama sesi mevcut olsa dahi vücudunuzun uyanmasını tetiklemez."

Dr. Shah, horlayan kişinin zamanla kendi sesine alıştığını vurguladı. Dolayısıyla gürültü ne kadar yüksek olursa olsun uyanma gerçekleşmiyor. Ancak mutfaktan gelen yüksek bir patlama sesi veya çatıdan gelen bir tıkırtı gibi alışılmadık gürültüler, en şiddetli horlayan kişiyi bile uyandırabiliyor.
Uzmana göre bu tip sesler "yüksek öncelikli" sinyaller olarak kabul ediliyor ve beynin savunma mekanizmasını harekete geçiriyor.

Horlayan kişiler gürültüye rağmen uyumaya devam ediyor gibi görünse de, Dr. Shah bazılarının aslında uyandığını ancak o anların sadece birkaç saniye sürdüğünü belirtti. Kişinin hemen ardından tekrar uykuya daldığını söyleyen uzman, şu ifadeleri kullandı:
"Horlayanların tekrar uykuya dalabilmesi, birçoğunun uyandığını bile hatırlamamasının temel nedeni. Uyku bozukluğu yaşandığında hâlâ uyku durumunda oldukları için sabahları o anlara dair bir anımsama olmaz."