Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi (UCSF) araştırmacıları, içme suyunda doğal olarak yer alan lityum miktarının yüksek olduğu bölgelerde yaşayan çocuklarda Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu görülme riskinin arttığını tespit etti.
Doğumdan önce kalpte fazladan oluşan bir kas dokusunun neden olduğu WPW sendromu, tehlikeli derecede hızlı kalp atışlarına yol açıyor. Doktorlar anormal elektrik bağlantılarını kateter ablasyonu adı verilen minimal invaziv bir işlemle ortadan kaldırabiliyor.

Ancak fazladan kalp kası dokusunun anne karnında neden oluştuğu tam olarak bilinmiyor. Hamilelik döneminde alınan yüksek tıbbi lityum dozlarının doğumsal kalp kusurlarıyla ilişkilendirilmesi nedeniyle bilim insanları, içme suyunun da fetüs gelişimini etkileyip etkilemediğini araştırdı.

Araştırma ekibi, Kaliforniya'da 2,3 milyondan fazla çocuğun sağlık ve su kalitesi verilerini inceledi. Kayıtlara geçen 686 WPW vakasını analiz eden uzmanlar, lityum oranının en yüksek yüzde 25'lik dilimde olduğu bölgelerde yaşayan çocukların tanı alma ihtimalinin, lityumun düşük olduğu bölgelere kıyasla yüzde 71 oranında yüksek olduğunu hesapladı.
Araştırmacılar, elde ettikleri bulguyu New York'taki yaklaşık 2 milyon çocuk üzerinde de test etti ve lityum seviyesinin milyarda 10 partikülün (ppb) üzerinde olduğu alanlarda WPW teşhisi olasılığının yükseldiği kanıtlandı. Yüksek lityum seviyeleri aynı zamanda çarpıntı, bayılma ve supraventriküler taşikardi (SVT) riskini de artırıyor.

Araştırmanın yalnızca ikamet edilen bölgenin verilerini baz aldığını belirten Prof. Dr. Marcus, bireysel lityum tüketim miktarının bilinmediğinin altını çizdi.

Marcus, WPW'nin nadir görülen bir rahatsızlık olduğunu hatırlatarak hamileler dahil hiç kimsenin içme suyunun güvenliği konusunda şüpheye düşmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Çalışmanın detayları "The Journal of Clinical Investigation" dergisinde yayımlandı.