KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
08.10.2026
saat ikonu 15:17
|
GÜNCELLEME:
08.10.2026
saat ikonu 15:21

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları sonrası veliler tedirginlik yaşarken, Uzm. Psk. Çağatay Demirel konuya ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Sosyal bulaşma ve kopya şiddet riskine dikkat çeken uzman isim, medya, okul ve aile iş birliğinin önemini vurguladı.

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar
KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
08.10.2026
saat ikonu 15:17
|
GÜNCELLEME:
08.10.2026
saat ikonu 15:21

Manisa, Başakşehir ve son olarak Esenyurt'ta okullarda yaşanan şiddet olaylarının toplumu derinden sarstığını belirten Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, "Bu olayları birbirinden bağımsız öfke patlamaları olarak görmemek gerekir. Ağır bir şiddet olayının ardından kısa sürede benzer olayların görülme riskinin arttığı biliniyor. Ancak her yeni vakayı bir öncekinin doğrudan sonucu saymak da doğru olmaz; risk herkeste değil, zaten kırılgan olanlarda yoğunlaşır" şeklinde konuştu.

HABERİN ÖZETİ

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, okullarda art arda yaşanan şiddet olaylarının ardından sosyal bulaşma, kopya şiddet riski ve medyanın, okulların ve ailelerin alması gereken önlemler konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Ağır bir şiddet olayının ardından benzer olayların görülme riski artsa da her yeni vaka bir öncekinin doğrudan sonucu değildir; risk özellikle zaten kırılgan olan bireylerde yoğunlaşır.
Saldırganın adı, görüntüleri, silahı ve notları öne çıkarıldığında taklit edilebilir bir model oluştuğu için medyanın fail odaklı ve sansasyonel haber dilini terk etmesi gerekmektedir.
Sadece basın kuruluşları değil; aileler ve öğretmenler de olay anına ait kayıt ve görüntüleri mesajlaşma gruplarında paylaşmaktan kaçınmalıdır.
Okullarda dışlanma, yoğun öfke, umutsuzluk ve tehdit içeren paylaşımlar bir araya geldiğinde rehberlik servislerinin cezalandırmak amacıyla değil, o gence zamanında ulaşmak için devreye girmesi gerekir.
Problem çözme dilini evden öğrenen çocukların dijital hayatı ve arkadaş çevresi aileleri tarafından takip edilmeli, şiddet içerikli platformlara erişim filtrelerle sınırlandırılmalıdır.

 

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

HİÇ TANIŞMAYAN İNSANLARDAN GEÇEN DUYGU DURUMU: SOSYAL BULAŞMA

Sosyal bulaşmayı, bir davranışın ya da duygunun insandan insana, çoğu zaman hiç tanışmadan geçmesi olarak tanımlayan Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, "Bir şiddet olayı ekranlarda saatlerce dönüyorsa, kendini çıkmazda ve görünmez hisseden biri için o eylem ‘duyulmanın bir yolu' gibi görünmeye başlayabilir. Korku ve öfke de aynı yoldan yayılır. Şunu açıkça söylemek gerekir: Bu haberleri izleyen çocukların büyük çoğunluğu şiddete yönelmez" diye konuştu.

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

“GÜVEN İNANCININ SARSILDIĞINI BEDENİYLE SÖYLEYEBİLİR”

Okulun güvenli olduğuna dair inanç sarsıldığında çocuğun bunu çoğu zaman bedeniyle söylediğini ifade eden Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, "Okula gitmek istemez, karnı ya da başı ağrır, uyuyamaz. Bunlar genellikle geçici tepkilerdir; yanında sakin bir yetişkin olması çoğu zaman yeterlidir" dedi.

“BELİRLEYİCİ OLAN, OLAYIN NASIL ANLATILDIĞIDIR”

Ergenlerde tablonun farklı olabileceğini kaydeden Demirel, "Uzun süredir dışlanan, zorbalığa uğrayan bir genç, failin gördüğü ilgiyi korkutucu da olsa ‘görünür olmanın' bir yolu sanabilir. Kanlı görüntülere tekrar tekrar maruz kalmak da zamanla acıya karşı duyarsızlaştırır. Kopya şiddet riski de burada başlar. İçinde öfke biriktiren bir genç, başkasının yaptığını ve günlerce konuşulduğunu gördüğünde eşiği aşmaya yaklaşabilir. Belirleyici olan, olayın nasıl anlatıldığıdır. Saldırganın adı, görüntüleri, silahı ve yazdığı notlar tekrar tekrar öne çıkarıldığında, farkında olmadan taklit edilebilir bir model ortaya çıkar" uyarısında bulundu.

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

“ŞİDDET TEK BİR NEDENİN SONUCU DEĞİLDİR”

Şiddetin tek bir nedenin sonucu olmadığını vurgulayan Demirel, özellikle medyanın kullandığı dilin önemini vurgulayarak şunları söyledi:
"Medya bu zincirde kıvılcım gibidir; kıvılcımın neye dönüşeceğini çocuğun aile ve okuldaki tamponları yani destek mekanizmaları belirler. Bu yüzden medya, okul ve aile birbirini tamamlamak zorundadır. Önce haber dili değişmelidir. Olay anına ait kayıtlar, yaralanma görüntüleri ve kullanılan aletler paylaşılmamalıdır."

"SADECE BASIN DEĞİL AİLELER VE ÖĞRETMENLER DE DİKKAT ETMELİ"

Demirel, "Kamuoyunun bilgilendirilmesi önemlidir; ancak haberin odağı fail değil, olayın ciddiyeti, mağdurlara verilen destek ve hukuki süreç olmalıdır. Görüntüleri çoğaltan yalnızca basın kuruluşları da değildir. Ailelerin ve öğretmenlerin de bu kayıtları mesajlaşma gruplarında paylaşmaktan kaçınması hayati önem taşır" dedi.

 

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

“AMAÇ CEZALANDIRMAK DEĞİL, O GENCE ZAMANINDA ULAŞMAKTIR”

Okullardaki rehberlik servislerine görev düştüğünü söyleyen Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, "Okulda uyarı işaretlerinin hiçbiri tek başına şiddet göstergesi değildir; içine kapanık olmak kimseyi tehlikeli yapmaz. Ancak dışlanma, yoğun öfke, umutsuzluk ve tehdit ya da hedef gösterme içeren paylaşımlar bir araya geldiğinde rehberlik servisi vakit kaybetmeden devreye girmelidir. Amaç cezalandırmak değil, o gence zamanında ulaşmaktır. Arkadaşındaki tehlikeli bir durumu bildiren öğrenci yaftalanma korkusu yaşamamalıdır. Olaydan etkilenen öğrencilerin psikolojik olarak izlenmesi ve gerektiğinde profesyonel desteğe yönlendirilmesi de bu sistemin parçasıdır" şeklinde konuştu.

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

“ÇOCUK PROBLEM ÇÖZME DİLİNİ AİLEDEN ÖĞRENİR"

"Evde sorunlar bağırarak, cezayla ya da güçle çözülüyorsa çocuk problem çözme dilini oradan öğrenir" diyen Demirel, "Derdi "ergenlik" diye geçiştirilen bir genç, yalnızlığını başka yerlerde aramaya başlayabilir. Bunu ailelere suç yüklemek için söylemiyoruz; çoğu ebeveyn bunu farkında olmadan yapar. Çocuğun odasına kapanmasını, öfkesindeki ani değişimi ya da girdiği çevrimiçi grupları ilk fark edebilecek olan yine ailedir. Korkunuzu çocuğa yüklemeden ‘Okulda nasıl hissediyorsun, seni sıkan ya da korkutan bir şey var mı?' diye sorun. Arkadaş çevresini ve dijital hayatı baskı kurmadan ama gözden kaçırmadan izleyin, şiddet içerikli platformlara erişimi yaşa uygun filtrelerle sınırlayın" dedi.

 

Okullarda sosyal bulaşma ve kopya şiddet riski: Uzman Psikolog Çağatay Demirel’den kritik uyarılar

“OKUL GÜVENLİĞİ AİLEDE, SINIFTA VE EKRANDA BAŞLAR”

Arş. Gör. Uzm. Psk. Çağatay Demirel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Okul güvenliği zil çaldığında başlamaz; ailede, sınıfta ve ekranda başlar. Medyayı failleri görünür kılan sansasyonel dili terk etmeye, okulları koruyucu rehberlik mekanizmalarını güçlendirmeye, aileleri ise çocuklarıyla yakın ve açık bir bağ kurmaya davet ediyoruz."

ETİKETLER
#Sağlık
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.