Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Özbekistan uyruklu 10 yaşındaki Ahrorbek Hojimurodov, evde kuzeniyle birlikte silahla oynamaya başladı. Babası Bunyodjon Imomov’un uyarılarına rağmen çocukların oynadığı silah bir anda ateş aldı. Patlama sonucu silahtan çıkan mermi, Hojimurodov’un sağ gözüne çok yakın bir noktadan beynine isabet etti.

Babası tarafından ilk olarak Taşkent’teki bir hastaneye götürülen ve gözünü kaybetme riski bulunan Hojimurodov için başarı oranı yüzde 40-60 olarak belirtildi. Bunun üzerine baba Imomov, oğlunu tedavi amacıyla Türkiye’ye getirdi.

Özel bir hastanede; göz, plastik cerrahi ve beyin cerrahisi bölümlerinin koordineli çalışmasıyla Hojimurodov’un ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Zafer Orkun Toktaş, Hojimurodov’un tedavisinde kullanılan ve klasik yöntemlerden farklı olarak kapalı şekilde, adeta “askeri dron sistemi”ne benzer yöntemlerle uygulanan “Nöronavigasyon” teknolojili operasyonun ayrıntılarını paylaştı.

Hastanın beynini tamamıyla açmaya gerek operasyonun gerçekleştirildiğini aktaran Prof. Dr. Zafer Orkun, "Gerçekten bizim için unutulmazlardan biri oldu bu hastamız çünkü hem olayın oluş şekli hem de bize geliş şekli üzücüydü. Kuzeniyle oynarken bir silah yaralanması oluyor ve beyne son anda girmekten kurtulan ama maalesef göze doğru yönelen bir mermi vardı. Bu hasta bize yurtdışından ulaştı. Tabii ki biraz da teknoloji için ulaştığını düşünüyoruz çünkü gerçekten teknolojiye ihtiyacımız olan bir vakaydı. Bu vakada hem göz ekibi, hem plastik cerrahi ekibi hem de beyin cerrahisi ekibi ortak bir çalışma yaptı. Eski klasik yöntemlerde olduğu gibi biz bu hastada kafatasını açmadık. Ameliyatı gözden küçük bir kesi ile girerek gerçekleştirdik. Gözün dış duvarından navigasyon teknolojisiyle sadece 2 santimlik bir kesi yapılarak; yani halk arasında 'kapalı' olarak bilinen yöntemle çalıştık. Kemikte sadece merminin boyu kadar bir delik açarak bu mermi çıkartılmış oldu. Sonrasında hasta göz bölümüne devredildi, tamamen oranın takibi ve kontrolü altında şu anda ve sanıyorum ki o gözün görmesi de kurtarılacak, beklentilerimiz ve dileklerimiz bu yönde. Elbette ki çocuğumuzun hayatının kurtulması da bizim için ayrı bir sevinç kaynağı" diye konuştu.

Nöronavigasyon teknolojisiyle birlikte işlem gereken bölge dışında gereksiz bir noktaya zarar verilmediğinin altını çizen Prof. Dr. Toktaş, bunun sağlık sektöründe çığır açan bir teknoloji olduğunu söyledi.

Kullanılan yöntemle ilgili olarak Toktaş, "Artık askeri teknolojilere benzer teknolojiler tıpta da kullanılmakta, özellikle son birkaç yıldır. Bunlardan en önemlisi 'nöronavigasyon' teknolojisi. Navigasyonun bize sağladığı şey şu: Önümüzdeki kemik duvarların arkasını görmek ve gereksiz dokulara hiç dokunmadan, gerekmeyen yerleri açmadan ve sağlıklı dokulara zarar vermeden sadece o noktaya erişim için doğrudan hedefe yönelmemizi sağlıyor. Bu gerçekten bizim için çığır açan bir teknoloji, sıklıkla da kullanmaya çalışıyoruz. Uluslararası alanda da bu teknolojiler biliniyor ve hastalar artık bu teknolojilere doğru yönelmeye başladı. Bu yöntemle çok daha pratik ve çok daha sağlıklı şekilde sonuçlar alabiliyoruz. Sağlık teknolojimizin uluslararası alanda tanındığını görmek beni çok mutlu ediyor. Dünyanın farklı kıtalarından ve farklı ülkelerinden insanlar ülkemize bu tip tedaviler için başvuruyor. Bir Türk vatandaşı olarak bu benim için büyük bir gurur kaynağı" ifadelerini kullandı.