Sağlık

Ramazan’da hem beden hem ruh sağlığı için uzmanlardan öneriler!

Ramazan’a sayılı günler kala Medipol Sağlık Grubu, Ramazan ayında sağlığın korunması, kronik hastalıkların yönetimi ve doğru beslenme alışkanlıklarının ele alındığı “Ramazan ve Sağlık Paneli’ni düzenledi. Alanında uzman hekimlerin katıldığı panelde, Ramazan sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi.

KAYNAK:
Bülten
|
GİRİŞ:
16.02.2026
saat ikonu 13:23
|
GÜNCELLEME:
16.02.2026
saat ikonu 13:28

Ramazan ayının sağlık üzerindeki etkileri ve oruç sürecinde dikkat edilmesi gerekenler, Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen ‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki deneyimli uzmanlar, Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için önemli uyarı ve önerilerde bulundu.

RAMAZAN’DA SAĞLIKTAN ÖDÜN VERMEDEN İBADET EDİLMELİ

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, Ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel olarak dengeli geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini belirten Boztosun, sağlık faktörünün her şeyden önce geldiğini ifade ederek, “Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Ramazan’da kurulan zengin sofralar ve uzun süren sohbetler fazla yemek tüketimine yol açabiliyor. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemeli.mesi gerektiğini belirtti. İbadet ederken sağlıktan ödün verilmemesi gerekiyor” dedi. Prof. Boztosun, herkes için huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan temennisinde bulundu.

Ramazan’da hem beden hem ruh sağlığı için uzmanlardan öneriler!

YAŞLILARDA ORUÇ BİREYSEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun arttığına dikkat çekerek, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumların yaşlılıkla birlikte sık görülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aras, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Yaşlılığın beslenme açısından da çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aras, oruç tutma kararının mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Orucun faydalarına dikkat çeken Prof. Dr. Aras, ancak bu sürecin hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

UZUN SÜRELİ SUSUZLUK BÖBREK HASTALARI İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR

Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun özellikle böbrek hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. Vücudun su dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özmen, iftar ile sahur arasında suyun yeterli ve dengeli şekilde, aralıklı olarak tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan’ın mevsimsel koşullara göre de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özmen, yaz aylarında sıvı ihtiyacının arttığını, kış döneminde ise su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Bu durumun bazı dönemlerde avantaj sağlayabildiğini belirten Prof. Dr. Özmen, ancak her bireyin sağlık durumuna göre bilinçli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ramazan’da hem beden hem ruh sağlığı için uzmanlardan öneriler!

İFTARDA YAVAŞ BESLENMEK SİNDİRİM SORUNLARINI AZALTIR

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Ramazan ayında orucun uzun süreli açlık anlamına geldiğini belirterek, bu sürecin sağlıklı yönetilmesi gerektiğini vurguladı. İftarda yemeklere azar azar başlanmasını öneren Prof. Dr. Korkut, ılık bir çorba ve hafif bir yemekle başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha doğru olduğunu ifade etti. Ramazan döneminde kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin arttığını dile getiren Prof. Dr. Korkut, yemeklerin iyi çiğnenerek ve yavaş tüketilmesi gerektiğini söyledi. Hızlı yemenin birçok sindirim problemi başta olmak üzere farklı hastalıklara da zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Korkut, uzun süre tok kalabilmek için protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Korkut, yemek yedikten hemen sonra yatmanın mide sağlığına zarar verebileceğini ifade etti. “Oruç tutabilir miyim?” sorusunun en sık yöneltilen sorular arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Korkut, bu kararın mutlaka hastalığın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ORUÇ RUHSAL DAYANIKLILIĞI ARTIRIYOR

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, Ramazan ayında tutulan orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin ruhsal dayanıklılığı artırdığını söyledi. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğini dile getiren Doç. Dr. Tuman, ancak bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkat çekti. İftar ve sahur saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini ve uzun vadede ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirtti. Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna işaret eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

DOĞRU SIRALAMA KİLO KONTROLÜNÜ BELİRLİYOR

Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, Ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını söyledi. İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Çelebi, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtti. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tok kalmaya yardımcı olacağını dile getiren Çelebi, tam buğday ekmeğinin de tercih edilmesini önerdi. Sahura kalkma alışkanlığı olmayan kişilere ise en azından kefir tüketmelerini tavsiye etti.

ETİKETLER
#Sağlık
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.