KAYNAK:
Zeynep Gizem Er
|
GİRİŞ:
06.11.2026
saat ikonu 13:30
|
GÜNCELLEME:
06.11.2026
saat ikonu 13:36

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

Türkiye'de kızamık vakalarındaki artış yeniden gündeme gelirken, 2026 yılının ekim ayı itibarıyla vaka sayısının 3 bin sınırına dayandığı iddiası dikkat çekti. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Vesim Bekraki, aşılamadaki düşüşün salgın riskini artırdığını belirterek kızamığın zatürre, beyin iltihabı ve yıllar sonra ortaya çıkabilen ölümcül SSPE hastalığı gibi ağır komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'
KAYNAK:
Zeynep Gizem Er
|
GİRİŞ:
06.11.2026
saat ikonu 13:30
|
GÜNCELLEME:
06.11.2026
saat ikonu 13:36

Türkiye'de kızamık vakalarındaki artış, oranları ve toplum bağışıklığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Özellikle son dönemde vaka sayılarında yaşandığı belirtilen yükseliş, kızamığın yalnızca çocukluk çağında görülen basit bir enfeksiyon olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Vesim Bekraki, Özel Haber Editörü 'e yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de kızamık vakalarındaki artışın nedenlerini, hastalığın bulaşma hızını ve yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarına karşı uyarıda bulundu.

HABERİN ÖZETİ

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

Türkiye'de kızamık vakalarındaki artışın temel nedenleri aşılama oranlarının kritik seviyenin altına düşmesi, pandemi sonrası artan aşı tereddüdü ve takip edilemeyen nüfus hareketleri olarak belirtiliyor, hastalığın ciddi komplikasyonlara yol açabileceği ve salgının önlenmesinin tek yolunun aşı takvimindeki eksik dozların tamamlanması olduğu vurgulanıyor.
Türkiye'de kızamık vakalarındaki artışın nedenleri arasında aşılama oranlarının %95 eşiğinin altına düşmesi, pandemi sonrası artan aşı tereddütü ve düzensiz göç hareketleri bulunuyor.
2022'de 127 olan vaka sayısı, 2026 Ekim itibarıyla 3 bin sınırına dayanmış durumda.
Toplum bağışıklığı için gereken %95 aşı kapsayıcılık oranı %92'ye gerilemiş durumda.
Kızamık, zatürre, beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir.
Kızamığın tek bir hastadan 16-18 kişiye bulaşabileceği ve virüsün ortamda 2 saate kadar bulaşıcı kalabileceği belirtiliyor.
Özellikle 18-30 yaş arasındaki genç yetişkinler ve öncelikli risk grupları (sağlık çalışanları, öğretmenler, gebelik planlayan kadınlar) bağışıklık durumlarını kontrol ettirmeli veya aşılanmalı.
Kızamık belirtileri arasında yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve ağız içindeki Koplik lekeleri yer alıyor.
Aşılı kişilerde nadiren de olsa kızamık görülebileceği ancak hastalığın genellikle daha hafif seyrettiği belirtiliyor.
Kızamık şüphesi olan kişilerin sağlık kuruluşlarına giderken önceden haber vermesi, maske takması ve toplu taşıma kullanmaması öneriliyor.
Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

KIZAMIKTAKİ ARTIŞIN NEDENLERİ BELLİ OLDU

Türkiye'de kızamık vakalarındaki yükselişin arkasında aşılama oranlarının kritik seviyenin altına gerilemesi, pandemi sonrasında artan aşı tereddüdü ve takip edilemeyen nüfus hareketlerinin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Bekraki, vaka sayısının 2026 yılının ekim ayı itibarıyla 3 bin sınırına dayandığını ifade etti.

Bekraki, kızamığın yüksek bulaşıcılık özelliğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye’de kızamık vakalarındaki artışın temel nedenleri aşılama oranlarının kritik eşiğin altına gerilemesi, pandemi sonrası artan aşı reddi/tereddüdü ve kontrolsüz göç hareketleridir. 2022 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre yalnızca 127 vaka kaydedilmiş iken, bu sayı yıllar içinde katlanarak artmış ve 2026 yılının Ekim ayı itibarıyla 3 bin sınırına dayanmıştır.

Artışın arkasındaki temel faktörler şunlardır:

  1. Aşılama oranlarının %95 eşiğinin altına düşmesi
  2. Covid-19 sonrası toplumda artan aşı tereddütü
  3. Özellikle komşulardaki savaş nedeniyle Türkiye’ye gelen düzensiz göç ve takip edilemeyen nüfus
  4. Virüsün olağanüstü bulaşıcılık gücü

Kızamığın zatürre, beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabileceğini hatırlatarak, salgının önüne geçilmesinin tek yolunun aşı takvimindeki eksik dozların aile hekimliklerinde acilen tamamlanması olduğunu vurgulamak isterim."

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

TOPLUM BAĞIŞIKLIĞINDA YÜZDE 95 EŞİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?

Kızamık salgınlarının önlenmesinde toplum bağışıklığının kritik rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Bekraki, aşılama oranlarındaki düşüşün virüsün yayılmasını kolaylaştırdığına dikkat çekti. Toplum genelinde iki doz aşıyla en az yüzde 95'lik bağışıklık oranının hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Bekraki, mevcut tabloya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’de kızamık, kritik aşılama sınırının altına düşülmesi nedeniyle ciddi bir salgın riski oluşturmaktadır.

Mevcut tabloyu şu üç temel noktada özetlemek mümkündür:

  • Geometrik vaka artışı: 2025 yılında 219'a kadar gerileyen vaka sayısı, 2026'nın ekim ayı itibarıyla 3.000 sınırına dayanarak virüsün toplumda kontrolsüz şekilde yayıldığını göstermiştir.
  • Bağışıklık duvarının çökmesi: Toplum bağışıklığı için gereken %95 aşı kapsayıcılık oranı %92’ye gerilemiştir. Bu düşüş, her yıl on binlerce çocuğun virüse karşı tamamen korumasız kalması anlamına gelmektedir.
  • Gizli tehlikeler: Özellikle artan aşı reddi, ve daha az etki ile düzensiz göçle gelen takip edilemeyen nüfus ve nadir de olsa tek doz aşılı genç yetişkinlerdeki bağışıklık kaybı salgını tetikleyen ana unsurlardır.

Özetle mevcut tablo, lokal vakaların ötesinde kitlesel bir halk sağlığı krizi ve ulusal bir salgın dalgası alarmı vermektedir."

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

"KIZAMIK TEK BİR HASTADA 16-18 KİŞİYE VİRÜS BULAŞTIRABİLİR"

Kızamığın en bulaşıcı enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirten Bekraki, tek bir hastanın çok sayıda kişiye virüs bulaştırabileceğini söyledi. Aşılamanın yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplum genelinde salgınların önlenmesi bakımından da önem taşıdığını vurguladı.

"Kızamık gibi aşıyla tamamen önlenebilen bir hastalığın yeniden yayılmasının temel nedeni, aşının koruyuculuk gücü değil, aşılanan insan sayısının virüsün yayılma hızını durduramayacak seviyeye (kritik eşiğin altına) gerilemesidir. Kızamık virüsü dünyanın en bulaşıcı enfeksiyonlarından biridir; tek bir hasta 16-18 kişiye virüsü bulaştırabilir. Bu kadar agresif bir virüsün zincirini kırmak ve salgını önlemek için toplumun en az %95'inin iki doz aşıyla korunuyor olması şarttır.

Türkiye’deki resmi veri ve saha analizleri ise bu duvarın delindiğini net şekilde gösteriyor:

  • Giderek düşen grafik: 2021 yılında %96 olan ulusal aşı kapsayıcılığı, 2024'te %94'e, 2026 yılı itibarıyla ise yaklaşık %92 seviyesine gerilemiştir.
  • Bölgesel uçurumlar (kümelenme riski): Ulusal ortalama %92 olsa da tehlike homojen değildir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre aşı kapsayıcılığı Batı Marmara’da %98 iken, Batı Anadolu’da %90’a düşmektedir. İstanbul gibi yoğun nüfuslu bir metropolde ise aşı kapsayıcılığı %92 civarındadır.
  • İkinci doz ihmali: Sahadaki en büyük kırılma noktalarından biri ikinci dozdur. İstanbul gibi büyük kentlerde ikinci dozu yaptırmayanların oranının %10’u geçtiği (yani koruyuculuğun %90'ın altına indiği) belirtilmektedir.

Aşı karşıtı ve tereddütlü ailelerin çocukları ve aşı geçmişi takip edilemeyen düzensiz göçmen nüfus, virüs için "bulaş koridorları" oluşturur. %95 barajının altına düşüldüğü an, virüs bu koridorları kullanarak aşısız bebeklere, bağışıklığı baskılanmış hastalara ve aşısının koruyuculuğu zamanla azalmış yetişkinlere hızla ulaşır.

Kısacası; aşı bireysel olarak tam koruma sağlasa da toplumsal bir zırh oluşturabilmesi için herkesin aynı sorumlulukla hareket etmesi gerekir. Mevcut tablo, bu toplumsal zırhın aşındığını teyit etmektedir.

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

"KIZAMIK, YETİŞKİNLERDE ÇOCUKLARA KIYASLA ÇOK DAHA AĞIR SEYRETMEKTEDİR"

Kızamığın yalnızca çocukluk döneminde görülen bir hastalık olmadığını belirten Uzm. Dr. Bekraki, yetişkinlerde de ağır seyirli komplikasyonların gelişebileceğini söyledi.

Özellikle çocukluk döneminde iki doz aşı olup olmadığını bilmeyen genç yetişkinlerin bağışıklık durumlarını kontrol ettirmesi gerektiğini vurgularken risk gruplarına uyarıda bulundu:

"Kızamık yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de tehdit etmektedir. Hatta yetişkinlerde hastalık, çocuklara kıyasla çok daha ağır ve zatürre gibi riskli komplikasyonlarla seyretmektedir.

Özellikle şu iki grubun bağışıklık durumunu (antikor seviyesini) kontrol ettirmesi veya aşılanması gerekir:

  • 18- 30 yaş arasındaki genç yetişkinler: Güncel araştırmalara göre en büyük bağışıklık açığı bu gruptadır. Çocukluk döneminde tek doz aşı uygulanan bu yaş grubunda (yaklaşık 1996-2008 arası doğumlular) koruyucu antikor oranları %70'lere kadar gerilemiştir.
  • Öncelikli risk grupları: İki doz aşılandığına dair resmi kaydı bulunmayan sağlık çalışanları, öğretmenler ve gebelik esnasında bu virüse yakalanması çok tehlikeli olan gebelik planlayan kadınlar bağışıklığını mutlaka kontrol ettirmelidir.

Özetle; Çocukken iki doz aşı olduğundan emin olmayan veya kızamık geçirmediğini bilen tüm yetişkinler risk altındadır ve aile hekimlerine başvurarak eksik aşılarını tamamlamalıdır."

Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

BU BELİRTİLERİ TAŞIYANLAR DİKKAT

Kızamığın ilk aşamada grip veya nezleyle karıştırılabilecek belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Bekraki, yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklığın hastalığın ilk işaretleri arasında bulunduğunu söyledi.

Uzm. Dr. Bekraki, kızamıkta belirtilerin ve döküntülerin ilerleyişini şöyle anlattı:

"Kızamığın ilk belirtileri yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklıktır. Hastalık tipik olarak belirli bir sıra izleyerek ilerler ve kendine has bir döküntü özelliğiyle diğer enfeksiyonlardan ayırt edilebilir.

1. Belirtilerin ortaya çıkış sırası

  • Nezle dönemi (İlk 3-4 gün): Hastalık ani ve çok yüksek ateşle başlar. Ateşe şiddetli öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık/halsizlik (konjonktivit) eşlik eder.
  • Koplik lekeleri (Döküntüden 1-2 gün önce): Ağız içinde, azı dişlerinin hizasında beliren tuz tanesi büyüklüğündeki beyaz lekeler kızamığın en net erken habercisidir.
  • Döküntü dönemi (4. veya 5. gün): Ateş en yüksek seviyeye ulaştığında kırmızı lekeler şeklinde döküntü başlar.

2. Döküntünün yayılım sırası

Döküntü vücutta yukarıdan aşağıya doğru bir rota izler:

  • Önce kulak arkası, yüz ve boyunda başlar.
  • Ardından gövdeye, kollara ve bacaklara yayılır.
  • İyileşirken de aynı sırayla (yukarıdan aşağıya) hafif kahverengi bir renk bırakarak ve un gibi soyularak solar."
Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

KIZAMIK DİĞER DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLARDAN NASIL AYIRT EDİLİR?

Kızamığın suçiçeği, kızamıkçık ve kızıl gibi döküntülü hastalıklarla karıştırılabildiğini belirten Bekraki, ağız içindeki Koplik lekelerinin ayırt edici özellik taşıdığına dikkat çekti.

  • Ağız İçi lekeleri: Ağız içindeki "Koplik lekeleri" sadece kızamığa özgüdür.
  • Ateşin seyri: Diğer hastalıklarda döküntü çıkınca ateş düşerken, kızamıkta döküntü başladığında ateş daha da yükselir.
  • Perişan görünüm: Kızamıklı çocuk veya yetişkin, nezle benzeri ağır semptomlar ve 39-40 dereceyi bulan ateş nedeniyle diğer döküntülü hastalıklara kıyasla çok daha halsiz ve bitkin görünür."
Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

"DÖKÜNTÜLER ORTAYA ÇIKMADAN 4 GÜN ÖNCE DE BULAŞMA BAŞLAYABİLİR"

Uzm. Dr. Vesim Bekraki, kızamık virüsünün bulaşma hızının son derece yüksek olduğunu belirterek tek bir hastanın 16-18 kişiye virüs bulaştırabileceğini söyledi.

Virüsün hasta kişinin bulunduğu ortamda 2 saate kadar bulaşıcılığını koruyabildiğini vurgulayan Bekraki, döküntüler ortaya çıkmadan 4 gün önce de bulaşmanın başlayabildiğine dikkat çekti:

"Kızamık, insanlık tarihinin bilinen en bulaşıcı virüslerinden biridir. Virüsün yayılma hızı ve çevreye bulaşma riski olağanüstü düzeydedir:

  • Bulaşma katsayısı (R0): Kızamığın bulaşma katsayısı 12 ila 18 arasındadır. Bu, aşısız veya bağışıklığı olmayan bir ortamda tek bir kızamık hastasının, ortalama 16 ila 18 kişiye virüsü bulaştıracağı anlamına gelir. (Kıyaslama açısından; Covid-19'un ilk varyantlarında bu oran 2-3 civarındaydı)
  • Çevreye yayılma riski (%90): Bağışıklığı olmayan (aşısız veya hastalığı geçirmemiş) kişilerin bulunduğu bir eve veya sınıfa kızamık virüsü girdiğinde, bu kişilerin %90'ı hastalığa yakalanır. Enfekte olma riski neredeyse kesindir.
  • Havada asılı kalma gücü: Virüs sadece hapşırma veya öksürmeyle doğrudan damlacık yoluyla bulaşmaz. Kızamık virüsü, hasta kişi ortamdan ayrıldıktan sonra bile havada ve yüzeylerde 2 saate kadar canlı ve bulaşıcı olarak kalabilir. Sadece hastanın iki saat önce bulunduğu boş bir odaya girmek bile enfekte olmak için yeterlidir.
  • Gizli bulaşma dönemi: Hastalığın en tehlikeli yönü, döküntüler başlamadan 4 gün öncesinden, döküntü başladıktan 4 gün sonrasına kadar yüksek oranda bulaşıcı olmasıdır. Yani kişi henüz vücudunda kızamık lekeleri çıkmadan, sadece basit bir nezle olduğunu düşünürken virüsü çevresine hızla yaymaya başlar."

KIZAMIKTA EN RİSKLİ GRUP

Kızamığın yol açabileceği komplikasyonlar arasında zatürre ve beyin iltihabının yanı sıra, enfeksiyondan yıllar sonra ortaya çıkabilen SSPE de bulunuyor. Subakut Sklerozan Panensefalit olarak bilinen SSPE, merkezi sinir sistemini etkileyen, ilerleyici ve ölümcül bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Uzm. Dr. Bekraki, kızamığın ağır sonuçlarına ilişkin şu uyarıda bulundu:

"Kızamık hayati tehlike oluşturan çok ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Sanılanın aksine basit bir çocukluk hastalığı değil, kalıcı hasar veya ölüm riski taşıyan agresif bir enfeksiyondur.

Kızamığın yol açabileceği ciddi komplikasyonlar:

  1. Zatürre (Pnömoni): Kızamığa bağlı ölümlerin en yaygın nedenidir. Virüs akciğerlere yerleşerek ağır solunum yetmezliğine yol açar.
  2. Beyin İltihabı (Ensefalit): Yaklaşık her 1.000 kızamık vakasından 1'inde görülür. Kalıcı sağırlığa, zihinsel engelliliğe veya ölüme neden olabilir.
  3. SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit): Kızamık enfeksiyonundan 5-10 yıl sonra ortaya çıkan, beyne yerleşen virüsün neden olduğu, ilerleyici ve kesin bir tedavisi olmayan ölümcül bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır.
  4. Diğerleri: Ağır ishal ve buna bağlı dehidrasyon (sıvı kaybı), orta kulak iltihabı (kalıcı işitme kaybına yol açabilir) ve körlük

En büyük risk altında olanlar (en hassas gruplar) ölümcül komplikasyonlar açısından en yüksek risk altındaki gruplar şunlardır:

  1. 5 yaş altındaki çocuklar ve özellikle 1 yaş altı bebekler: Bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için zatürre ve ölümcül SSPE hastalığı riski en yüksek gruptur.
  2. 20 yaş üzerindeki yetişkinler: Yetişkinlerde kızamık virüsü çok daha ağır bir klinik tablo sergiler ve hastaneye yatış gerektiren akciğer/karaciğer komplikasyonlarına çok daha sık yol açar.
  3. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar: Kanser tedavisi (kemoterapi) görenler, HIV pozitif bireyler veya bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar virüse karşı tamamen savunmasızdır.
  4. Hamileler: Gebelikte geçirilen kızamık; anne ölümüne, düşük riskine veya bebeğin erken/düşük kilolu doğmasına neden olur.
Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

AŞILI KİŞİLERDE KIZAMIK GÖRÜLEBİLİR Mİ?

Kızamık aşısının hastalığa karşı yüksek koruma sağladığını belirten Bekraki, iki doz aşı yaptıran kişilerde de nadiren enfeksiyon görülebileceğini, ancak hastalığın genellikle daha hafif seyrettiğini ifade etti.

Bekraki, aşı geçmişini bilmeyen yetişkinlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"İki doz kızamık aşısı olanlar %97-99 oranında tam koruma altındadır. Nadir de olsa aşılı insanlar da hastalığı kapabilir.

  • Çok nadir dediğim grup: Her 100 kişiden 1-3'ünde vücut aşıya yeterli yanıtı vermemiş olabilir (aşı başarısızlığı olmuş yani).
  • Hafif seyreden grup: İki doz aşılı bir kişi virüsü kapsa bile hastalık hafif atlatılır; ölümcül komplikasyonlar (zatürre, beyin iltihabı) görülmez.

Aşı geçmişini bilmeyen yetişkinler için yani çocukken aşı olup olmadığını veya kızamık geçirdiğini bilmeyenler için iki güvenli yol vardır:

  • Doğrudan aşı olmak (en pratik yol): Vücutta aşı varken tekrar kızamık aşısı (KKK) olmanın hiçbir tıbbi zararı yoktur. Aile hekimliğinde 4 hafta arayla iki doz aşı olunabilir. (Hamileler hariç)
  • Kan testi yaptırmak: Hastanede basit bir kan testiyle Kızamık IgG antikoruna baktırılır. Sonuç negatif çıkarsa aşı olunur, pozitif çıkarsa kişi zaten koruma altındadır.
Türkiye'de kızamık alarmı! Uzmanından kritik uyarı: 'Beyin iltihabı ve ölümcül SSPE gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir'

KIZAMIK ŞÜPHESİ OLAN KİŞİLER DİKKAT

Kızamık şüphesi bulunan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvururken bulaş riskini azaltacak önlemler alması gerektiğini belirten Bekraki, özellikle bekleme salonlarında diğer hastalarla temas edilmemesi için önceden sağlık kuruluşunun bilgilendirilmesini önerdi.

Bekraki, kızamık şüphesinde alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

"Kızamık şüphesiyle doğrudan hastane veya acil servise gitmek, bekleme salonundaki onlarca kişiye virüs bulaştırma riski taşır. Virüs havada 2 saat asılı kalabildiği için salgını yaymamak adına şu adımlar izlenmelidir:

Sağlık kuruluşuna giderken yapılacak önlemleri özetle şu şekildedir:

  1. Önceden arayın: öyle bir imkan varsa Aile hekimliğini veya takipli olduğunuz hastaneyi gitmeden önce arayıp kızamık şüphesini bildirin. Sizi diğer hastalarla temas ettirmeden izole bir odaya almalarını sağlayın.
  2. Maske Takın: Evden çıkarken hastaya mutlaka cerrahi maske takın.
  3. Toplu taşıma kullanmayın: Sağlık kuruluşuna özel araçla gidin ve aracı havalandırın.

Evde bulaşı önleme adına yapabileceğiniz önlemler de şu şekilde olabilir: 

  1. Oda izolasyonu: Hasta kişiyi döküntü başladıktan sonra en az 4 gün boyunca ayrı bir odada tutun.
  2. Sık havalandırma: Evdeki odaları pencereleri açarak sık sık havalandırın.
  3. Eşyaları ayırın: Hastanın bardak, çatal, havlu gibi kişisel eşyalarını ayırın.
  4. İlk 72 saat kuralı: Evde hasta ile temas eden aşısız aile bireyleri, virüsten korunmak için ilk 72 saat içinde acilen aşılanmalıdır."
ETİKETLER
#kızamık
#zeynep gizem er
#aşılama
#Tgrthaber.com
#Dr Vesim Bekraki
#Sağlık
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.