Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Arjantin’den 1 Nisan’da 23 ülkeden 150 yolcusuyla yola çıkan yolcu gemisi, bugün dünya gündeminin ilk sırasında. Hollanda bayraklı gemide baş gösteren Hantavirüs salgını, gün geçtikçe büyüyor.
Hafta sonu İspanya’nın Tenerife şehrindeki limana demirleyen gemide tahliyeler tamamlandı. Son 27 yolcunun da uçaklarla gönderilmesiyle gemi, ana limanı olan Rotterdam’a doğru hareket etti.

3 kişinin hayatını kaybettiği salgın, karantina sürecini de beraberinde getirdi. Salgından toplam 6 ülkenin vatandaşı etkilendi.
Fransa Sağlık Bakanlığı bir vatandaşının testinin pozitif olduğunu açıkladı. ABD’de de bir kişi karantinaya alındı. Almanya, İngiltere ve İtalya’da da onlarca yolcu gözetim altında tutuluyor.
Ayrıca gözler gemide bulunan Türk vatandaşlarındaydı. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklama, tahliye edilen 3 Türk vatandaşının testlerinin negatif çıktığı bildirildi. Ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen toplam 3 kişi, tedbir amaçlı karantina sürecine alındı.

Yolcu gemisinde görülen hantavirüs vakaları, pandemi ihtimalini yeniden gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, hantavirüsün bulaşmasının zor olduğuna dikkat çekerek alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulunuyor.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Bülent Şahin de, Türkiye’de ilk kez 2008-2009 yıllarında tespit edilen hantavirüse ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'deki hantavirüs türünün insandan insana bulaşmadığını, Amerika kıtasındakilerin ise yakın temas içerisinde yaşayan insanlar arasında bulaşabildiğini belirten Şahin, "Hantavirüsün pandemi yapma ihtimali sıfır. İnsandan insana bulaştırması sadece Amerikan tipinde mümkün. O da çok zor şekilde olabiliyor. Avrupa, Asya ve Türkiye'de bulunan tipinde insandan insana bulaşması söz konusu değil. Bundan dolayı halkımız rahat olsun" dedi.
Hantavirüsün hemorojik, yani kanamalı viral hastalıklar grubunda yer aldığını söyleyen Şahin, "Ülkemizde en çok bu grupta tanınan hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığıdır. KKKA virüsünün ve hantavirüsün insanlarda neden olduğu semptomlar birbirine benzer ama Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsü çok daha şiddetli ve ağır seyreder, daha ölümcüldür" diye konuştu.

Türkiye'deki hantavirüsün diğer hastalıkları taklit edebildiğini ve bu nedenle teşhisinin zorlaştığını belirten Dr. Bülent Şahin, "Başta grip, influenza virüsü, belki koronayı, en önemlisi de KKKA hastalığını taklit edebiliyor. Hantavirüsünün bizim ülkemizde en belirgin belirtileri diğer enfeksiyon belirtileriyle aşağı yukarı aynıdır. Yüksek ateş, yaygın kırgınlık, vücut ağrıları, baş ağrısı, mide bulantısı, bazen kusma ve ishal görülebilir. İdrar yapamama veya az yapma da önemli bulgular. Bu bulgular neden önemli: Çünkü ülkemizdeki tipinde hastalığın ağır seyretmesinin nedeni böbrekte meydana getirdiği hasar ve böbrek yetmezliğiyle alakalıdır. Vücutta kanamalara da neden olabilmektedir. Hastalarımız doktorlara yaşadıkları yer ve bulaşla ilgili bilgi verdikleri gibi doktorların da bu konuda çok iyi sorgulama yapması ile erken teşhis konduğu takdirde tedavi kolaydı. Bu hastalıktan dolayı ülkemizde ölüm olma ihtimali yoktur" ifadelerini kullandı.

Amerikan tipi hantavirüsün ise daha çok solunum sistemine tutunduğunu, çok ağır akciğer enfeksiyonu ve ona bağlı kalp yetmezliğinden dolayı ölüme götürebildiğini belirten Şahin, şöyle konuştu: "Hantavirüs kemirgenlerden, en fazla da farelerden geçmektedir. İlk başta orman farelerinden daha sonra şehre inen farelerden bulaşır. Farelerin dışkı ve idrarları en önemli bulaş nedenidir. Kişileri ısırmakla da bulaştırabilirler. Ambar gibi tozlu bölgelerde fare dışkı ve idrarları kuruyup havaya karışarak akciğerlerimize solunum vasıtasıyla ulaşabilir."