Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Savunma sanayi teknolojilerinden bilişim altyapılarına kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren Pasifik Teknoloji, uluslararası arenada kritik bir eşiği geride bırakarak dikkatleri üzerine çekti. Şirket, dost ve müttefik bir ülkenin öncü savunma kuruluşuyla imzaladığı anlaşmayla yalnızca ilk ihracatını gerçekleştirmekle kalmadı, aynı zamanda küresel ölçekte iddialı bir oyuncu olduğunu da ortaya koydu.
İmzalanan anlaşma kapsamında 100 bin adet FPV Kamikaze İHA Sistemi MERKÜT başta olmak üzere, 10 adet insansız helikopter ALPİN, 25 adet mini insansız helikopter DUMRUL, 500 adet DELİ Taktik Kamikaze ve 500 adet KORGAN otonom yer destek ve gözlem sistemi teslim edilecek. Bu kapsamlı paket, Pasifik Teknoloji’nin farklı platformlarda geliştirdiği entegre çözümlerin sahaya yansıması olarak öne çıkıyor.
Pasifik Teknoloji İcra Kurulu Başkanı Aykut Ferah, bu sürecin klasik bir ihracat modelinin ötesine geçtiğini vurgulayarak, “Bu yapı, Pasifik Teknoloji’nin sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, üretim kabiliyeti ihraç eden ve bulunduğu pazarlarda kalıcı değer yaratan bir oyuncu olma hedefini net şekilde ortaya koyuyor” dedi.

SAHA EXPO 2026, Pasifik Teknoloji’nin yeni nesil ürünlerine de ev sahipliği yaptı. DELİ-S ve KORGAN-M V2 ilk kez vitrine çıkarılırken, özellikle sürü teknolojisi vurgusu dikkat çekti.
Yeni sistemleri detaylandıran Ferah, şu ifadeleri kullandı:
“DELİ-S tekil ve sürü konseptiyle görev yapabilen, elden atım yeteneğine sahip, GNSS bağımsız görev icra edebilen, yüksek vuruş hassasiyetine sahip dolanan kamikaze İHA sistemi. Menzili 35 kilometre, uçuş süresi ise 30 dakika. Seyir hızı saatte yaklaşık 80 kilometre olan ürünün dalış hızı ise 200 kilometre seviyesinde. Harp başlığı 2 kilogram olan ürünümüzün maksimum kalkış ağırlığı ise 10 kilogram. KORGAN-M V2 ise 7/24 görev yapabilen, otomatik iniş, şarj ve yüksek otonomiye sahip olan ‘drone-in-a-box’ sistemidir. Şarj süresi 30 dakika ve iniş hassasiyeti 10 cm’den küçük. 12 km’lik lokal ve LTE haberleşme imkânı sunan ürünümüz 400 saat video kayıt yapabiliyor. KORGAN-M V2 -20°C ile +55°C arasında değişen sıcaklıklarda kullanılabiliyor.”

Tgrthaber.com mikrofonunda modern harp sahasının en kritik başlıklarından biri olan sürü teknolojisine dikkat çeken Ferah, sistemler arası entegrasyonun altını çizdi:
''Birkaç dalda ürünümüz var. Özellikle insansız hava araçları çok önemli. Alpin, insansız helikopterimiz. Dumrul, daha küçük bir helikopter, elektrikli motorla olan. DELİ'lerimiz var, bunlar Kamikaze İHA. Bir de Kamikaze drone'larımız var. Onlar da MERKÜT. Bütün ürünlerin birbirleriyle iletişimde olmasını ve sürü teknolojisini esas destekliyoruz. Şimdi menzili arttırmaya çalışıyoruz. İHA'lar drone'larla beraber iletişimde olsun. Alpin bir yere kadar lojistik kısmını halledecek. Ondan sonra kendi drone'lar kendiliğinden geçecek ve saldırıya geçecekler. Bu kombinasyonlara sürü halinde bütün sistemlerin entegre olması çok önemli. Türkiye bu 25 yılda inanılmaz bir savunma sanayi oluşturdu. Herkesin kıskandığı ve böyle bir şeyi beklemediği bir ülke haline geldik. En büyük gurur verici odur. Fuara katılan tüm katılımcıları tebrik ediyoruz. Hepimiz bir gemideyiz. Türkiye'yi bir yerlere taşımak istiyoruz.''

SAHA EXPO’nun uluslararası iş birlikleri açısından kritik bir platform olduğuna dikkat çeken Ferah, ihracat ağını büyütme hedefini şöyle anlattı:
“Savunma sanayii şirketimiz TİTRA tarafından geliştirilen insansız sistemler ve otonom çözümler, sürü teknolojileri ve yüksek hassasiyetli operasyon kabiliyetleriyle modern harp sahasının ihtiyaçlarına cevap veren entegre bir yapı sunuyor. Fuar kapsamında savunma teknolojilerindeki geniş ürün portföyümüzü de uluslararası kamuoyuyla paylaşacağız. Bu portföyün SAHA EXPO’da küresel ölçekte güçlü bir karşılık bulmasını bekliyoruz. SAHA EXPO 2026’da mevcut ürünlerimizin yanı sıra DELİ-S ve KORGAN-M V2 olmak üzere iki yeni ürünümüz de yer alacak. Bu sistemler; otonom görev kabiliyeti, elektronik harp ortamında çalışma yeteneği, sürü teknolojisi ve yüksek hassasiyetli taarruz kapasitesiyle modern harp sahasında önemli bir avantaj sunuyor.”

Savunma teknolojilerindeki dönüşümün hızlandığını vurgulayan Ferah, sahadaki paradigma değişimine dikkat çekti:
“Bu dönüşüm Rusya-Ukrayna savaşıyla başladı. Türkiye'nin Azerbaycan ve Libya'daki operasyonlarıyla pekişti. İran-İsrail çatışmasında sabit kanatlı uzun menzilli sistemlerin, Doğu Avrupa’daki çatışmalarda ise kamikaze dronların etkinliği kanıtlandı. Pasifik Teknoloji, bu sistemlerin tamamını üretme kapasitesine sahip. İlk ihracatımız da yetkinliklerimizi ve vizyonumuzu ortaya koyma açısından çok önemli bir eşik oldu. Farklı coğrafyalardan güçlü talepler alıyoruz ve Savunma Sanayii Başkanlığımız ile de görüşmelerimiz sürüyor. Önümüzdeki dönemde dost ve müttefik ülkelerle iş birliklerimiz artarak devam edecek. Ve bu iş birlikleri sadece ürün ihracatıyla sınırlı kalmayacak, teknoloji transferi ve daha kapsamlı stratejik iş birlikleri de gündeme gelecektir.”

Pasifik Teknoloji, yalnızca savunma sanayiiyle sınırlı kalmayan geniş bir ekosistem inşa ediyor. İnsansız hava sistemlerinden otonom platformlara, siber güvenlikten biyometrik çözümlere kadar uzanan bu yapı, şirketi küresel rekabette farklı bir konuma taşıyor.
Ferah, bu vizyonu şu sözlerle özetledi: “Geliştirdiğimiz ürün ve çözümlerle Türkiye’nin teknoloji vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyoruz.”