Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Norveç'te askerlerin kullandığı kiralık otomobillerin askeri tatbikat sırasında personelin hareketlerini ve askeri tesislere girişte kullanılan güvenlik kodlarını kaydettiği ortaya çıktı. Dagens Næringsliv (DN) gazetesinin haberine göre, Hovedstad Tatbikatı sırasında fark edilen kayıtlarda araçların hassas askeri bilgileri depolamış olabileceği belirlendi.
Oslo Havalimanı'nın savaş zamanında korunmasına yönelik hazırlıkların yapıldığı tatbikatta, askerlerin kullandığı araçlarda kayıt özelliği bulunduğu belirlendi. Alternatif araçların yetersiz olması nedeniyle bu otomobillerin askeri alanlarda da kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.
DN'nin haberine göre Hertz üzerinden kiralanan araçlar, Volvo Cars aracılığıyla Çin merkezli Geely grubuyla bağlantılıydı. Araçlardan en az ikisinin Çinli Deepal marka otomobiller olduğu belirtildi.

Tatbikata katılan Teğmen Fredrik Blanck, askerlerin araçlardan birinin ayarlarını incelerken video kayıtlarını fark ettiğini söyledi. Personelin kayıt özelliğini kullanmak için herhangi bir talepte bulunmadığını ve kendilerine önceden bilgi verilmediğini belirtti.
Araçların kaydettiği görüntülerde askerlerin otomobillere biniş ve iniş anları, araçların teslim alındığı noktalar, izlenen güzergâhlar ve personelin farklı noktalarda ne kadar süre kaldığı yer aldı. Görüntülerde, askeri tesislerin kapılarından geçmek için girilen güvenlik kodlarının da bulunduğu ifade edildi.
Blanck, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bazı durumlarda kapılardan geçmek için anahtar kartlarını kodlarla birlikte kullanıyoruz. Bu bilgiler video kayıtlarında saklanmıştı."

Olay hakkında bilgi sahibi iki kaynak da Blanck'ın anlattıklarını DN'ye doğruladı. Kaynaklardan biri, Deepal marka araçların kapsamlı kayıtlar yaptığını ve askerlerin kapılarda güvenlik kodlarını girdiği anları görüntülediğini aktardı.
Blanck, birliğine kendi araçlarındaki kayıt özelliklerinin nasıl kullanılacağı konusunda herhangi bir talimat verilmediğini de söyledi. Araç alternatiflerinin sınırlı olması nedeniyle otomobillerin hizmetten çekilmesinin eğitim faaliyetlerini önemli ölçüde aksatacağını belirtti.
Tatbikatın ardından personel erişebildiği araçlardaki kayıtları sildi. Ancak diğer otomobillerde de görüntü bulunup bulunmadığı ve kayıtların daha sonra nasıl işleneceği konusunda kesin bir bilgiye ulaşılamadı.
Bununla birlikte araçlardaki mikrofonların hassas görüşmeleri kaydedebilmesi ihtimali de endişeler arasında yer aldı. Birlikteki sorumlu personelin tespitleri bir rapor aracılığıyla üst makamlara ilettiği bildirildi.

Norveç askeri sözcüsü Caroline E. Lysne, ordunun araçlar ve diğer elektronik ekipmanlarla bağlantılı risklerin farkında olduğunu söyledi. Bununla birlikte belirli ülkelerden gelen araçların tamamını kapsayan genel bir yasağın uygun görülmediğini belirtti.
Lysne konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Böyle bir yasak; silahlı kuvvetler, çalışanlar ve tedarikçiler açısından ortaya çıkaracağı pratik dezavantajlarla karşılaştırıldığında sınırlı güvenlik kazanımları sağlayacaktır."
Lysne ayrıca askeri birliklerin hassas bilgilerin toplanmasını önlemek amacıyla fiziksel ve elektronik güvenlik önlemlerini sürdürdüğünü kaydetti.
Volvo Cars ise şirketin Geely grubuna bağlı olmasının başlı başına bir güvenlik riski oluşturduğu iddiasını reddetti. Şirket açık bir yasal dayanak bulunmadan verilerin Geely ile paylaşılamayacağını savundu.
Geçtiğimiz günlerde TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, "Biz Türkiye olarak, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz" dedi.

Yabancı araçlarda kamera ve çok fazla sensör olduğunu belirten Akşit şu ifadeleri kullandı:
"Haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil. Yerlilere izin veriyoruz, yazılımı da kontrolü de bizde. Ama tehlike büyük. Allah korusun, bir savaş durumunda ne olacağını bilemezsiniz. Yazılımın kontrolü sizde ise şifreyi, yazılımı değiştirip tekrar güvence altına alabilirsiniz. Ama yazılım ve kontrol başka birindeyse, o ne istiyorsa onu yapar, ne yazık ki."