Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Saha içindeki galibiyete rağmen toplantının ana gündem maddesi kulüplerin elini kolunu bağlayan yabancı kuralı oldu. Okan Buruk, kuralın zamanlaması ve içeriği nedeniyle sadece Galatasaray’ın değil, Avrupa’da mücadele eden tüm Türk temsilcilerinin olumsuz etkilendiğini dile getirdi.

Mevcut kontenjan sınırlamasının transfer planlamalarını altüst ettiğini belirten Buruk, Avrupa sahnesindeki temsilcilerimizin potansiyellerinin altında kaldığını savundu:
"Yabancı kuralı bence herkesi çok etkiledi. Birçok takımda eksik kalan yer var. Hem biz hem Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne, Beşiktaş Avrupa Ligi'ne, Trabzonspor ise Konferans Ligi'ne çok daha iyi kadrolarla girebilirdik. Yapılan transferlere baktığınızda her şeyi tam olarak oturtamıyorsunuz. Kuralın açıklanmasından sonra hareket alanımız kısıtlandı ve her istediğimizi gerçekleştiremedik. Bu durum ligdeki çoğu kulüp için geçerli."

Kuralın rakip takımları da nasıl zor durumda bıraktığına dikkat çeken Buruk, ezeli rakiplerinden örnek vererek kararın mantığını sorguladı:
"Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi elemelerindeki en kilit ismi Talisca'ydı ancak bu kural yüzünden onu göndermek zorunda kaldılar. Bütün Türkiye bu uygulamanın yanlış olduğunu söyledi, herkes şikayetçi."

Genç oyuncu teşviklerinin bu yöntemle karşılık bulmadığını vurgulayan tecrübeli teknik adam, genç yetenekleri Türkiye'ye getirmenin ya da kiralamanın her zaman kulüplerin ve Türk futbolunun yapısına uymadığını belirtti.

Gereksiz kısıtlamaların kulüpleri finansal açıdan da zarara uğrattığını ifade eden Okan Buruk, yetkililere çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Elimizdeki oyuncular elbette çok değerli ve kurulu düzeni bir anda bozmak istemiyorsunuz. Ancak bu kısıtlama yüzünden en ideal kadromuzu oluşturamadık, gerekli değişimleri yapamadık. Birçok kulüp bu kural nedeniyle ciddi anlamda finansal zarara uğradı. Bu sadece Türk futbolunun değil, doğrudan Türkiye'nin kaybettiği paradır. Bu kuralın neden getirildiğini gerçekten anlamıyorum. Keşke biri çıkıp bunun mantığını bizlere anlatsa; neden böyle bir kısıtlama var?"
