Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Elektrikli otomobil satın alırken menzil, şarj süresi ve performans kadar batarya sağlığı da büyük önem taşıyor. Özellikle ikinci el elektrikli otomobillerde bataryanın mevcut kapasitesi, aracın kullanım ömründen gerçek menziline ve ikinci el değerine kadar birçok unsuru doğrudan etkiliyor.
Avusturya merkezli AVILOO tarafından yayımlanan geniş kapsamlı araştırma, bu konuda dikkat çeken veriler ortaya koydu. 2022-2026 yılları arasında gerçekleştirilen 500 binden fazla bağımsız test incelenerek farklı elektrikli otomobil modellerinin batarya performansı karşılaştırıldı.

Araştırmada elektrikli otomobillerin batarya sağlığı 50 bin, 100 bin ve 150 bin kilometre seviyelerinde ayrı ayrı değerlendirildi. Her kilometre eşiğinde bataryaların medyan sağlık değeri hesaplanırken, araçların yüzde 99’unu kapsayan tahmini batarya sağlığı aralıkları da belirlendi.
Çalışmada kullanılan State of Health (SoH) değeri, bataryanın ilk günkü kapasitesinin ne kadarını koruduğunu gösteriyor. Başka bir ifadeyle SoH oranı ne kadar yüksekse, batarya başlangıçtaki kapasitesine o kadar yakın durumda bulunuyor.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, batarya sağlığındaki farklılığın yalnızca modeller arasında görülmemesi oldu.
AVILOO verilerine göre aynı modeldeki farklı otomobiller arasında bile SoH bakımından yüzde 13,5’e varan fark oluşabiliyor. Bu durum, yalnızca aracın marka ve modeline bakılarak bataryanın mevcut durumunun kesin olarak anlaşılamayacağını gösteriyor.
Batarya sağlığındaki bu seviyedeki farklılık, aracın gerçek kullanım menzilini etkileyebileceği gibi ikinci el değerinde de önemli bir faktör haline gelebiliyor.

Araştırmada öne çıkan bir diğer sonuç ise batarya kapasitesi ile yıpranma arasındaki ilişki oldu.
Daha küçük bataryaya sahip elektrikli otomobiller, aynı mesafeyi kat edebilmek için daha fazla şarj döngüsüne ihtiyaç duyabiliyor. Bu nedenle küçük bataryalı modellerde kapasite kaybının daha hızlı gerçekleşme eğilimi görülebiliyor.
Daha büyük bataryalı otomobiller ise aynı mesafeyi daha az şarj döngüsüyle tamamlayabiliyor. Dolayısıyla bataryanın yıpranmasında yalnızca aracın kaç kilometre yaptığı değil, bu mesafede bataryanın kaç kez şarj edilip boşaltıldığı da önem taşıyor.

Kilometre yükseldikçe bataryaların medyan sağlık değerleri genel olarak geriliyor. Ancak modellerin sıralaması her kilometre seviyesinde aynı kalmıyor.
50 bin kilometrede en yüksek medyan SoH değerine Hyundai IONIQ 5 ulaşıyor. 72,6 kWh bataryaya sahip modelin medyan batarya sağlığı bu seviyede yüzde 97,2 olarak ölçülüyor.
IONIQ 5, 100 bin kilometrede de güçlü performansını sürdürüyor. Modelin medyan SoH değeri bu kilometrede yaklaşık yüzde 95,27 seviyesinde bulunuyor.

150 bin kilometreye gelindiğinde ise zirve el değiştiriyor. Mercedes-Benz EQA, yaklaşık yüzde 94 medyan batarya sağlığı ile listenin ilk sırasında yer alıyor.
Hyundai IONIQ 5 yaklaşık yüzde 93,8 ile ikinci sırada bulunurken, BMW i4 de yüzde 93,6 seviyesindeki medyan SoH değeriyle uzun kilometrelerde bataryasını en iyi koruyan modeller arasında yer alıyor.
Bu tablo, elektrikli otomobillerde yüksek kilometrenin tek başına bataryanın ciddi biçimde yıprandığı anlamına gelmediğini de ortaya koyuyor. Modelin batarya kapasitesi ve kullanım koşulları, uzun vadeli performansta belirleyici rol oynuyor.
Araştırmanın en düşük sonuçlarına ise Nissan Leaf ZE1 sahip oldu. 40 kWh kapasiteli daha küçük bataryaya sahip Leaf, 50 bin, 100 bin ve 150 bin kilometre seviyelerinin tamamında en düşük medyan SoH değerine sahip model olarak dikkat çekti.
Nissan Leaf’in bu performansı, araştırmada ortaya konulan küçük bataryalı elektrikli otomobillerin daha hızlı yıpranma eğilimi ile de örtüşüyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, ikinci el elektrikli otomobil satın alırken yalnızca model yılına ve kilometreye bakmanın yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Bataryanın gerçek sağlık durumunun ölçülmesi, aracın kalan menzili ve uzun vadeli kullanım maliyeti açısından kritik önem taşıyor.