Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dijital ürün geliştirme dünyası, artık yalnızca hataları tespit eden sistemlerden, sorunları öngören ve kendi kendini optimize edebilen otonom kalite yönetimine geçiyor. Modern kalite otomasyonunu "Agentic AI" mimarisiyle yeniden tanımlayan kayIQ.ai, dijital ürün geliştirme süreçlerinde hızla yaygınlaşan üretken yapay zekâ, artan otomasyon ve "vibe coding" gibi yeni yazılım geliştirme yaklaşımlarının beraberinde getirdiği kalite güvence ihtiyacına yenilikçi ve güçlü bir çözüm sunuyor.
Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve dijital ürün yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir ekip tarafından geliştirilen kayIQ.ai, dijital ürünlerin ve yeni sürümlerin kullanıcılara daha hızlı, daha güvenli ve daha yüksek kaliteyle ulaşmasını hedefliyor.
Platform, kalite güvence süreçlerini yapay zekâ ile otonom hale getirerek ticari operasyonlardaki riskleri azaltıyor, kalitesizlikten kaynaklanan maliyetleri düşürüyor ve ürün ekiplerinin verimliliğini artırıyor. Özellikle finans, sigorta, e-ticaret ve büyük ölçekli dijital platformlar için geliştirilen çözüm, yazılım geliştirme süreçlerinde yeni bir kalite standardı oluşturmayı amaçlıyor.
Platformun temelini; test tasarımı, test üretimi, test yürütme, test bakımı ve sürüm hazır olma süreçlerini tek bir yapay zekâ destekli akıllı ekosistemde bir araya getiren bütüncül yapı oluşturuyor. Böylece kalite, geliştirme sürecinin sonunda yapılan bir kontrol adımı olmaktan çıkıyor; ürün yaşam döngüsünün her aşamasına entegre edilen, sürekli öğrenen ve kendini geliştiren bir zekâ katmanına dönüşüyor.
Bu sayede ekipler, hataları son aşamada tespit etmek yerine daha oluşmadan önleyebiliyor ve ürünlerini çok daha kısa sürede güvenle kullanıcılarla buluşturabiliyor.

Yatırımcı Magis Teknoloji adına açıklamalarda bulunan İsmet Gökduman, kayIQ.ai'ın dijital ürün geliştirme süreçlerinde uzun süredir çözüm bekleyen kalite güvence sorununa yeni nesil bir yaklaşım getirdiğini belirtti:
''Magis Teknoloji olarak, dijital ürün geliştirme süreçlerinin geleceğinin otonom yapay zekâ sistemlerinden geçtiğini görüyoruz. kayIQ.ai, sektörün en büyük darboğazlarından biri olan kalite güvence süreçlerine çok yenilikçi, agentic (otonom) bir yapay zekâ yaklaşımı getiriyor. Platformla operasyonel yükü yapay zekâya, stratejiyi ekiplere bırakıyoruz. Kurucularla birlikte tohum aşamasında sağladığımız kaynak, sadece bir finansman desteği değil; geleneksel kalite otomasyonunu dönüştürecek bu güçlü vizyona duyduğumuz büyük inancın bir göstergesidir.”

kayIQ.ai Kurucusu Tolga Özel ise üretken yapay zekâ sayesinde dijital ürün geliştirme hızının tarihi seviyelere ulaştığını, ancak kalite güvence süreçlerinin aynı hızda dönüşemediği için önemli bir darboğaz oluştuğunu söyledi.
Yetersiz veya geciken kalite süreçlerinin hem kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediğini hem de şirketler için ciddi ticari kayıplara yol açabildiğine dikkat çeken Özel, kayIQ.ai'ın bu sorunu yapay zekâ destekli otonom kalite yaklaşımıyla çözmeyi hedeflediğini ifade etti.
Ürün ekiplerinin kalite senaryoları hazırlamak, bozulan test otomasyonlarını onarmak ve sürekli değişen kullanıcı arayüzlerine uyum sağlamak için önemli ölçüde zaman ve kaynak harcadığını belirten Özel, şöyle konuştu:
''Bu sürdürülebilir olmayan yaklaşımı değiştiriyor; kalite güvence süreçlerini insan emeğiyle ölçeklenen bir operasyon olmaktan çıkarıp, yapay zekâ ajanları tarafından desteklenen akıllı bir sistem kabiliyetine dönüştürüyoruz. Platformumuz; gereksinimlerden otomatik olarak kalite senaryoları üretebiliyor, kullanıcı arayüzlerini kendi kendine keşfedebiliyor, bozulan akışları otomatik olarak iyileştirebiliyor ve sürümlerin yayına hazır olma seviyesini gerçek zamanlı olarak ölçebiliyor.''
Amaçlarının ürün ekiplerini artan kalite yükü karşısında üretken yapay zekânın sağladığı makine gücüyle desteklemek olduğunu vurgulayan Özel, tekrarlayan ve zaman alan operasyonel işleri yapay zekâya devrederek ekiplerin daha stratejik alanlara odaklanmasını sağladıklarını söyledi:
''Kalite güvence artık yalnızca ürünün sonunda yapılan bir kontrol mekanizması değil; üretken yapay zekânın sunduğu benzersiz makine gücüyle ürün geliştirme süreçlerine yön veren bir karar zekâsı haline geliyor. Biz de bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz.''