Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Üretken yapay zekâ araçları hızla gelişirken bu teknolojilerle hazırlanan içeriklerin sayısı da internette adeta patladı. Sosyal medyada karşımıza çıkan bir görüntünün, videonun ya da ses kaydının gerçek olup olmadığını anlamak artık eskisi kadar kolay değil.
Bilgi kirliliğini artıran bu durum, düzenleyici kurumları da harekete geçirdi. Yapay zekâ konusunda en kapsamlı adımlardan birini atan Avrupa Birliği, yeni şeffaflık kurallarını devreye aldı.
Bugün itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre Avrupa Birliği sınırları içinde faaliyet gösteren şirketler, yapay zekâ tarafından oluşturulan veya önemli ölçüde yapay zekâ desteğiyle hazırlanan içerikleri açık şekilde etiketlemek zorunda olacak. Avrupa Birliği’nin kademeli biçimde uygulamaya aldığı Yapay Zekâ Yasası’nın bir parçası olan kurallar; kullanıcıların gördükleri bir metnin, görselin, videonun ya da ses kaydının gerçek mi yoksa yapay olarak mı üretildiğini daha kolay anlayabilmesini amaçlıyor.
Kurallara uymayan şirketleri ise ciddi para cezaları bekliyor.
Düzenlemenin odağında şirketler yer alsa da etkilerinin bireysel kullanıcılara kadar uzanması bekleniyor. Çünkü içerik üretmek için kullanılan yapay zekâ araçlarından şirketler sorumlu olacak. Dolayısıyla şirketlere getirilen sınırlamalar, bu araçları kullanan kişilerin karşısına da yeni kurallar olarak çıkacak.
Yeni düzenleme sadece deepfake videolarını kapsamıyor. Yapay zekâ tarafından üretilen veya anlamlı ölçüde değiştirilen metinlerin, görsellerin, ses kayıtlarının ve videoların uygun biçimde etiketlenmesi gerekecek.
Şirketler bunun için dijital filigran, meta veri işaretleri veya benzeri teknik yöntemlerden yararlanabilecek. Buradaki amaç, içeriğin hem kullanıcılar hem de farklı dijital platformlar tarafından kolayca tespit edilebilmesi. Yani iş yalnızca görüntünün üzerine “yapay zekâ ile üretildi” yazısı eklemekle bitmeyecek. İçeriğin kaynağını ortaya koyabilecek teknik işaretlerin de kullanılması bekleniyor.
Düzenleme, kullanıcıların bir yapay zekâ sistemiyle etkileşim kurduklarının açıkça belirtilmesini de zorunlu hâle getiriyor. Örneğin sohbet botları, karşısındaki kişiye insanmış gibi davranamayacak. Kullanıcıya, iletişim kurduğu sistemin bir yapay zekâ olduğu açık biçimde bildirilecek.
Bu madde özellikle müşteri hizmetleri, dijital asistanlar ve otomatik mesajlaşma sistemleri açısından önemli. Kullanıcı, konuştuğu tarafın insan mı yoksa yazılım mı olduğunu en başından bilecek.
Yeni kuralların dikkat çeken bölümlerinden biri de kamu yararını ilgilendiren metinlerle ilgili. Toplumu bilgilendirme amacı taşıyan bir metin tamamen yapay zekâ tarafından hazırlanmışsa ve herhangi bir editoryal insan denetiminden geçmemişse, bu durumun açık şekilde belirtilmesi gerekecek.
Başka bir ifadeyle, insan kontrolü olmadan yapay zekâ tarafından hazırlanan haber ve bilgilendirme metinleri de etiketlenecek.
Düzenleme yalnızca içerik üretimini kapsamıyor. Duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma yapan yapay zekâ sistemleriyle karşılaşan kişilerin de bu konuda bilgilendirilmesi zorunlu olacak. Böylece kullanıcıların yalnızca gördükleri içeriklerin kaynağını değil, kendileri hakkında analiz yapan yapay zekâ sistemlerini de fark etmesi hedefleniyor. TikTok, Meta ve X gibi şirketler bir süredir yapay zekâ içeriklerini etiketlemeye yönelik bazı adımlar atıyor. Ancak mevcut uygulamaların yeterli olmadığı sık sık görülüyor.