Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yapay zeka teknolojilerinin ilaç geliştirme alanındaki kullanımı dikkat çekici bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. Nature Biotechnology’de yayımlanan yeni bir çalışmaya göre Insilico Medicine tarafından geliştirilen rentosertib adlı ilaç, 12 haftalık denemede bazı biyolojik yaşlanma göstergelerini azaltmayı başardı.
Yapay zeka destekli ilaç keşfi ve geliştirme şirketi Insilico Medicine, rentosertib'i kronik akciğer hastalığı yaşayan hastaların tedavisine yardımcı olmak ve yaşam sürelerini uzatmak amacıyla geliştirdiğini belirtiyor. Araştırmaya katılan 42 kişiden elde edilen sonuçlar ise ilacın yaşlanma üzerindeki potansiyel etkilerine ilişkin ilk bulguları ortaya koydu.

Çalışmada araştırmacılar, katılımcıların biyolojik yaşlarını ölçmek için altı farklı “yaşlanma saati” kullandı. Rentosertib verilen kişilerin biyolojik yaşlarında 12 haftalık deney süresince düşüş gözlenirken, plasebo verilen veya herhangi bir tedavi uygulanmayan katılımcıların değerleri arttı ya da aynı seviyede kaldı.
Insilico Medicine, kullanılan altı yaşlanma saatinin tamamında yeterli değişimin görülmesi üzerine ilacın “biyolojik yaşlanmanın birbirini tamamlayan boyutlarını modüle edebileceği” sonucuna vardı.
Yaşlanma saatleri, kişinin yalnızca kronolojik yaşını değil genel sağlık durumuyla bağlantılı biyolojik yaşını belirlemeyi amaçlayan ölçüm yöntemleri olarak öne çıkıyor. Yapay zekadan yararlanan bazı sistemler kan biyobelirteçleri, fizyolojik ölçümler ve psikolojik değerlendirmeler gibi çok sayıda veriyi analiz ederek kişinin biyolojik yaşını hesaplıyor.

Öte yandan bu tür yöntemlerin yaşlanmayı ne kadar doğru ölçebildiği konusunda bilim dünyasında ortak bir görüş bulunmuyor.
10 yıldan uzun süre önce geliştirilen ilk yaşlanma saatleri, DNA üzerindeki kimyasal değişiklikleri inceleyen metilasyon ölçümlerine odaklanıyordu. Daha yeni modeller ise proteomik yöntemlerden yani kandaki proteinlerin ölçülmesinden yararlanıyor. 2024 yılında yayımlanan bir araştırma, protein ölçümlerinin kişinin yaşa bağlı hastalıklara yakalanma riskinin daha yüksek olup olmadığını belirlemekte kullanılabileceğini ortaya koymuştu.

Bazı araştırmacılar kapsamlı biyolojik yaş ölçümlerinin faydalı olabileceğini düşünse de yöntemlerin güvenilir bir gösterge haline gelebilmesi için daha fazla çalışma gerektiği belirtiliyor. Günümüzde evrensel olarak kabul edilen tek bir biyolojik “yaş” göstergesi mevcut değil.
Bazı doktorlar ise yaşlanma saatlerinden elde edilen verilere fazla güvenilmesinin yanlış müdahalelere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Yaşlanma göstergelerini düşürmeye yönelik bazı girişimlerin vücudun doğal onarım tepkilerine zarar verme ihtimali olduğu değerlendiriliyor.