Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Miraç Erol İstanbul'da uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olarak memleketi Safranbolu'ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşti. 2 çocuk babası 54 yaşındaki Miraç Erol geçirdiği kazalar ve atlattığı tehlikeler nedeniyle defalarca ölümden döndü. Duyanların hayrete düştüğü hayat hikayesiyle dikkat çeken Erol, şimdi ise kendi mezarını kazarak adından söz ettiriyor.

Erol'un ölüme karşı olan mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır trafik kazasıyla başladı. Kazanın ardından uzun süre hastanede tedavi gören Erol, iyileştikten sonra işine döndü. 2005 yılında ikinci trafik kazasını geçiren Erol’un beli kırıldı ve yaklaşık 1 yıl yatağa bağımlı kaldı. Tedavisinin ardından yeniden ayağa kalkan Erol, 2015 yılında üçüncü kez trafik kazası geçirdi. Bu kazanın ardından emekli olan Erol, Safranbolu'ya yerleşti.
Memleketi olan Kuzyakaköseler köyünde doğa yürüyüşü yaptığı sırada ayı saldırısına uğrayan Erol, sonrasında uçurumdan düştü ama yine hayatta kaldı. 2025 yılında peş peşe 3 kez kalp krizi geçirdi.
Her seferinde tedavi edilerek hayata tutunan Erol, son olarak birer hafta arayla iki kez arı sokması nedeniyle komaya girdi.

Hastaneden çıktıktan sonra dikkat çeken bir karar alan Erol yaşadıklarını, "dokuz canlı kedilere" benzeterek kendi mezarını kazmaya başladı. Erol, yaşadıklarını "kedi misali dokuz canlı" sözleriyle ifade ederek, "Kedi misali dokuz can derler ya kediye, ben de hesapladım. Dokuz canımı da son arı sokmasıyla vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazmaya karar verdim. Bu şekilde de mezarımı kazdım. Şu anda kalp hastası olduğum için, havaların da yağışlı olmasından dolayı artık ağır ağır lehine açıyorum. Hazırlıkları yapıyorum bir nevi. İşte ileriki zamanlarda artık taşını da bir şekilde ayarlamaya çalışacağım" dedi.
Kararının çevresinde ilk başta şaşkınlıkla karşılandığını belirten Erol, "İlk önce şaşırdılar. Hani böyle bir şeye nasıl karar verdin dediler. Ben olayı anlattım. Zaten eşim de biliyor yaşadığım süreci. Eşim belli bir şeyden sonra normal karşıladı. Çünkü diyor yani bu dünyada başına gelmeyen kalmadı. Artık komşularımızdan, arkadaşlarımızdan biraz tepki aldım. Hani daha gençsin, niye böyle bir şey yaptın diye. Ya dedim içimden geldi. Hani insanın içinden bir his gelir ya, o hisse uyarak mezarımı kazdım yani" diye konuştu.

Doğa yürüyüşüne çıktığında yavrularıyla birlikte olan ayının saldırısına uğrama olayını anlatan Erol, "Ayı beni uçurumun kenarında yakaladı. Daha sonra aşağı doğru beni attı. Havada uçtuğumu hissettim. Zaten aşağı düştüğümde de çam ağaçlarına çarparak yuvarlandım. O can havliyle derenin aşağısına doğru kendimi bir şekilde sürükleyerek, ayı gelmesin diye kendimi koruma amaçlı aşağı doğru sürükledim. Kendimi kurtarmaya çalıştım. Tek şansım ayının peşimden gelmemesi. Zaten gelseydi beni orada tamamen parçalardı. Gelmediği için ben orada kaldım. Sonra işte telefonla arkadaşlar geldi, beni oradan alıp hastaneye götürdüler" ifadelerine yer verdi.