Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Türkiye’de dışarıdan yemek yeme alışkanlığı katlanarak artarken, Ramazan ayı ile birlikte dijital sipariş platformlarında eşine az rastlanır bir yoğunluk yaşanıyor.

Normal dönemlerde günün farklı saatlerine dağılan yaklaşık 1 milyon adetlik sipariş trafiği, Ramazan’da iftara son bir saat kala tek bir merkezde toplanıyor. Bu ani talep patlaması, mutfakların üretim kapasitesini zorlarken, teslimat ağlarında da ciddi aksamalara yol açıyor.

Sosyal medyaya ve şikâyet platformlarına yansıyan "yetişmeyen iftar yemeği" mağduriyetleri, sektörün mevcut lojistik ve operasyonel modelinin bu denli yoğun bir yığılmayı kaldırmakta güçlük çektiğini gözler önüne seriyor.
İstanbul Beylikdüzü’nde döner kebap restoranı işleten Hacı Bayramoğlu, “İftara bir saat kala âdeta sistem kilitleniyor. Aynı anda yüzlerce sipariş düşüyor. Mutfak kapasitemizi artırıyoruz, ekstra personel alıyoruz ama yine de yetişmek zor oluyor. En büyük sıkıntı ise iftara birkaç dakika kala iptal edilen ya da geç ulaştığı için geri çevrilen siparişler. O yemekleri yeniden satma şansımız olmuyor. Hem maliyet hem de israf açısından bizi zorluyor” dedi.

Bir yemek platformunda çalışan kurye ise “İftara 40–45 dakika kala telefon susmuyor. Aynı bölgede arka arkaya teslimat çıkıyor ama trafik çok yoğun oluyor. Park yeri bulmak ayrı sorun, site girişleri ayrı zaman kaybettiriyor. Müşteri doğal olarak yemeğin tam ezan saatinde kapıda olmasını istiyor ama bazen fiziksel olarak mümkün olmuyor” diye konuştu.

Uzmanlara göre, iftar saatlerinde yaşanan tıkanıklığı aşmanın anahtarı "planlı sipariş" modeline geçişten geçiyor. Mevcut yığılmayı önlemek adına, kullanıcıların iftardan saatler önce sipariş verip belirli bir teslimat aralığı seçebileceği ön sipariş sistemlerinin teşvik edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada, "tam ezan vaktinde kapıda" beklentisinin yerini 15-20 dakikalık esnek zaman dilimlerine bırakması, kurye trafiğini rahatlatacak en makul çözüm olarak görülüyor.