Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bayburt’ta biyoloji öğretmenliği yapan Mehmet Söyüt’ün doğa merakı zamanla hobiye dönüştü. Boş zamanlarında dağda gezintiye çıkan Söyüt, taş örneklerini incelerken çeşitli ağaç fosillerini keşfetti.
Üzerlerindeki halkalı yapıların ağaçların yaşlarının belirlenmesinde kullanılan yıllık halkalara benzemesinin, fosil olduğunu anlamasında önemli bir ipucu olduğunu aktaran Söyüt, taşları çeşitli işlemlerden geçirmesinin ardından tahminlerinin doğru çıktığını söyledi.

Ağaç fosillerinin oluşum sürecini anlatan Söyüt, "Taşların üzerinde halkalar var. Ağaçların yaşları halkalarından tespit edilir ve halkalı yapısından dolayı bunun ağaç fosili olduğu sonucuna vardık. Tabii bu fosiller milyonlarca yılda oluşuyor. Kum, çamur gibi çeşitli maddelerin bu nesnelerin üzerini kapatması ve dışarıdan herhangi bir temasın olmaması sonucunda içeride taşlaşma meydana geliyor" dedi.

Bulduğu fosillerin bölgenin jeolojik yapısı ve mineral içeriği hakkında da bilgi verdiğini belirten Söyüt, "Bu fosillerin içerisinde çeşitli kuvars malzemeli olanları var. Arazi yapısı kireçli olduğu için kireç taşından olan fosiller var, mermer içeriği olan taşlar var. Arazinin yapısına bağlı olarak bu şekilde bir fosilleşme meydana geliyor" ifadelerini kullandı.
Daha önceden de farklı fosil örneklerine rastladığını dile getiren Söyüt, "Daha önce buralarda yaptığımız araştırmalarda farklı fosiller bulduk. Yaptığımız araştırmalarda 150 milyon yıllık deniz minaresi fosili bulduk. Yine aynı şekilde 150 milyon yıl önce yaşamış ammonit fosilleri bulduk. Bölgemiz bu açıdan fosil bakımından oldukça zengin bir bölge" diye konuştu.

Fosillerin bilimsel araştırmalar açısından önem taşıdığını vurgulayan Söyüt, bölgedeki fosil zenginliğinin daha fazla ortaya çıkarılması için bu çalışmaların desteklenmesi gerektiğini belirterek, "İnsanların bunları araştırması, incelemesi gerekiyor. İmkan verildiği takdirde bu tür çalışmalar daha ön plana çıkacak ve insanlar bu konuda en azından yaşadığı bölgede nelerin olduğunun farkına varacak" dedi.