Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalar, teknoloji hisselerinde yaşanan yükselişlerin etkisiyle pozitif bir seyir izlerken yatırımcıların dikkati ABD Merkez Bankasının (FED) ekim ayı faiz kararına çevrildi. 28 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 21.00'de açıklanacak karar öncesinde piyasalarda politika faizinin mevcut seviyesinde bırakılacağı beklentisi ağırlık kazanıyor. Ancak toplantı sonrasında yayımlanacak karar metni, FED Başkanı Kevin Warsh'ın ekonomik görünüm ve enflasyona ilişkin açıklamaları ile aralık ayına yönelik para politikası mesajları, altın ve gümüş fiyatlarının seyrinde yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor. Yatırımcılar, FED'in faiz kararının yanı sıra dolar ve ABD tahvil getirilerindeki olası değişimleri de izliyor. FED faiz kararı sonrası altın, gümüş ne olur? Detaylar…
FED FAİZ KARARI SONRASI GÖZLER PİYASALARDA OLACAK
ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantının ardından açıklayacağı faiz kararı, küresel finans piyasalarının gündeminde yer alıyor. FED'in ekim ayında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutması beklenirken, toplantıdan çıkacak mesajlar da yakından izleniyor. Eylül ayındaki toplantıda politika faizinde 25 baz puanlık artışa giden banka, ekim kararının ardından para politikasının geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle yatırımcıların odağında olacak. Aralık ayında yapılacak yılın son toplantısına yönelik beklentiler de piyasalardaki fiyatlamalarda etkili olabilecek.

FED'in faiz kararı Türkiye saatiyle 21.00'de duyurulacak. Kararın ardından saat 21.30'da FED Başkanı Kevin Warsh basın toplantısı düzenleyecek. Warsh'ın enflasyonun seyri, ekonomik görünüm ve gelecekteki faiz adımlarına ilişkin değerlendirmeleri takip edilecek. Ekim toplantısında ekonomik projeksiyonların yayımlanmayacak olması nedeniyle karar metnindeki ifadeler ve basın toplantısında verilecek mesajlar daha fazla önem taşıyor. Karar metni FED'in resmi internet sitesinde yayımlanırken basın toplantısı da resmi internet sitesi ve FED'in resmi YouTube kanalı üzerinden izlenebilecek.

Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki yükselişler pozitif görünümü desteklerken, para politikasına ilişkin belirsizlikler gündemdeki yerini koruyor. Enflasyonun yüksek seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki artışın fiyat baskılarını yeniden güçlendirebileceğine yönelik endişeler, FED'in ilerleyen dönemde daha sıkı bir politika izleyebileceği ihtimalini gündemde tutuyor. Piyasalar, ekim ayında faizlerin değiştirilmemesi ihtimalinin yanı sıra aralık toplantısında yeni bir faiz artışının gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin sinyalleri de değerlendirecek.
FED'in faizleri sabit tutması halinde altın fiyatlarında yaşanabilecek hareket, yalnızca faiz kararına bağlı olmayacak. ABD dolarının yönü, tahvil getirilerindeki değişimler ve FED'in önümüzdeki döneme ilişkin açıklamaları, ons altının fiyatlamasında etkili olan başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Altın faiz getirisi sağlamayan bir yatırım aracı olduğu için ABD tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların faiz getirisi sunan varlıklara yönelmesine neden olabiliyor. Buna karşılık tahvil getirilerinin gerilemesi ve doların zayıflaması, altının uluslararası piyasalardaki seyrini destekleyebiliyor.

FED'in enflasyonla mücadelede ilerleme kaydedildiğine yönelik mesajlar vermesi ve yeni faiz artışlarının zorunlu olmayabileceğine işaret etmesi halinde, dolar ve tahvil getirileri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşması mümkün. Böyle bir gelişme, altın fiyatlarında toparlanma ihtimalini gündeme getirebilir. Ancak faizlerin sabit tutulmasına rağmen enflasyon risklerinin devam ettiğinin vurgulanması ve gerektiğinde yeni faiz artışlarının yapılabileceği mesajının verilmesi, piyasaların beklentilerini değiştirebilir. Bu senaryoda doların güçlenmesi ve tahvil getirilerinin yükselmesi, altın üzerinde baskı oluşturabilecek gelişmeler arasında yer alıyor.

Toplantı öncesinde piyasaların odaklandığı konulardan biri de aralık ayında atılabilecek adımlar. FED'in faizleri mevcut seviyesinde tutarken para politikasının uzun süre sıkı kalabileceğine ilişkin mesajlar vermesi, yatırımcıların gelecek toplantıya ilişkin beklentilerini etkileyebilir. Buna karşılık gelecekte faiz indirimlerinin gündeme gelebileceğine işaret eden daha ılımlı açıklamalar, değerli metallere yönelik talebi destekleyebilir.

Altın fiyatları açısından üç temel senaryo gündeme geliyor. FED'in faizleri sabit tutarak gelecekte yeni artışlara ihtiyaç duyulmayabileceği mesajını vermesi halinde dolar ve tahvil getirilerinde gerileme yaşanması, altın fiyatlarını destekleyebilir. Bankanın enflasyon risklerine dikkat çekerek daha sıkı para politikasının gerekebileceğini belirtmesi halinde ise satış baskısı artabilir. FED'in açıklamalarında belirgin bir yön değişikliğine gitmemesi durumunda ilk fiyat hareketlerinin sınırlı kalması ve yatırımcıların yeni ekonomik verileri izlemeye devam etmesi mümkün.
Türkiye'de altın yatırımcıları açısından ons altındaki değişim kadar dolar/TL kurunun hareketi de önem taşıyor. Uluslararası piyasalarda ons altın yükselse bile dolar/TL kurundaki gerileme, gram altındaki artışı sınırlayabilir. Benzer şekilde ons altın fiyatı düşerken dolar/TL kurunun yükselmesi, gram altındaki gerilemeyi hafifletebilir.
Gümüş fiyatları, FED'in faiz kararı ve para politikasına ilişkin mesajlarından hem değerli metal hem de sanayi emtiası niteliği nedeniyle etkileniyor. Altında olduğu gibi gümüşte de ABD dolarının güçlenmesi ve tahvil getirilerinin yükselmesi fiyatlar üzerinde baskı oluşturabiliyor. Faizlerin sabit tutulması ve ilerleyen dönemde para politikasının gevşeyebileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi ise gümüşü destekleyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor. Bununla birlikte faiz kararının ardından oluşacak fiyat hareketinin yönü, yatırımcıların FED'in açıklamalarını nasıl değerlendireceğine bağlı olacak.
Gümüşün fiyat hareketlerinde sanayi talebi de önemli bir rol oynuyor. Elektronik, güneş enerjisi ve çeşitli teknoloji üretim alanlarında kullanılan metalin fiyatı, küresel ekonomik büyümeye ilişkin beklentilerden etkileniyor. FED'in daha sıkı bir para politikası izleyebileceği yönünde mesajlar vermesi halinde dolar ve tahvil getirilerindeki olası yükseliş, gümüşe yönelik yatırım talebini azaltabilir. Aynı zamanda ekonomik büyümenin yavaşlayabileceğine ilişkin endişeler, sanayi kullanımına yönelik talep beklentilerini de olumsuz etkileyebilir.