Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
TRUMP ANLAŞMA METNİNİ RESMEN İMZALADI
Dünyanın gözünü çevirdiği ABD-İran mutabakatında gece saatlerinde imzalar atıldı. Aylardır devam eden savaşı masada çözen taraflar mutabakat zaptına onay verdi. Trump'ın Versay Sarayı'nda onuruna düzenlediği akşam yemeğinde attığı imza dünyanın gündemine otururken, Beyaz Saray'ın da doğruladığı anlaşmanın detayları ortaya çıktı. 14 maddelik anlaşmayla ilgili yeni açıklamalar geldi. İran tarafında ise anlaşmayı Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan imzaladı.
İşte ABD-İran geriliminde anlaşma sürecinde son durum...
GÖRÜŞME BUGÜN OLMAYACAK
ABD ile İran'ın varılan mutabakatın ardından bugün müzakerelerin ilk turu için görüşmesi beklenirken İsviçre'den açıklama geldi. Bakanlık yaptığı açıklamada, "Bürgenstock'taki görüşme bugün planlandığı gibi gerçekleşmeyecektir. Dolayısıyla dün duyurulan toplantı iptal edilmiştir" ifadelerine yer verdi.
"GAZZE'DE FİYATLARIN ARTMA SEBEBİ İRAN"
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, Gazze'de piyasa fiyatlarının aşırı artmasının "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri engellemesi" nedeniyle olduğunu ileri sürdü.
Bruce, Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) "Filistin Sorunu da Dahil Olmak Üzere Ortadoğu'daki Durum" başlığıyla düzenlenen oturumda konuştu.
Bruce, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş haklarını ve özgürlüklerini hukuka aykırı bir şekilde engellemesi nedeniyle Gazze'de piyasa fiyatları fırladı ve bu durum insani yardım tedarik zincirlerini aksattı." ifadelerini kullandı.
ABD'li diplomat, Gazze'de temel gıda maddeleri, yemeklik yağ ve diğer kritik malların piyasa fiyatlarını istikrara kavuşturmak için adımlar attıklarını ve aynı zamanda ailelerin pazarlara erişimini genişletmeye yardımcı olduklarını söyledi.
Bruce, "Başkan (Donald) Trump'ın 20 maddelik barış planında açıkça belirtildiği gibi, Gazze, komşularına tehdit oluşturmayan, radikalleşmeden ve terörden arındırılmış bir bölge haline gelmelidir." dedi ve Hamas'ın silahlarını bırakması sonrası odaklarının "Gazze halkının yararına, yeniden yapılanma aşamasına kayacağını" öne sürdü.
İRAN'DAN HÜRMÜZ KARARI: 60 GÜN GEÇİŞ ÜCRETİ YOK
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ABD-İran arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı’ndan geçiş başvurusunda bulunan gemilerden 60 gün süreyle herhangi bir ücret alınmayacağını açıkladı. Aynı zamanda, mutabakat zaptında belirlenen hedeflere ulaşılması amacıyla İran’ın Basra Körfezi Boğaz Otoritesi'ne (PGSA) geçiş başvurularının öncelikli ve hızlı şekilde değerlendirilmesi talimatı verildiği bildirildi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ABD-İran arasındaki mutabakat zaptı kapsamıdna Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmak isteyen gemilerden 60 gün boyunca herhangi bir ücret alınmayacağını açıkladı. İran merkezli Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre konsey tarafından yayımlanan açıklamada, "İslamabad Mutabakatı uyarınca, geçiş başvurusunda bulunanlardan 60 gün süreyle herhangi bir ücret alınmayacak, söz konusu ücretler İran İslam Cumhuriyeti hükümeti tarafından karşılanacaktır" ifadeleri kullanıldı.
Bu doğrultuda, İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri denetlemek için kurulan Basra Körfezi Boğaz Otoritesi'ne (PGSA) mutabakat zaptında belirlenen hedeflere ulaşılması amacıyla başvuruların öncelikli ve hızlı şekilde değerlendirilmesi talimatı verildiği kaydedildi.
TRUMP: LÜBNAN AHİL TÜM CEPHELERDE ATEŞKES BEKLİYORUZ
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin barışa bağlı olduğunu ve Orta Doğu bölgesinde herkesi, müzakerelerin güzel bir şekilde ilerlemesine izin verme konusundaki bağlılıklarını sürdürmeye teşvik ettiğini belirtti.
Petrol fiyatlarının çok düşmesi ve hisse senetlerinin çok yükselmesi dolayısıyla piyasaların memnun olduğunu vurgulayan Trump, "Lübnan, Hizbullah ve İsrail dahil olmak üzere, tüm cephelerde tam bir ateşkes bekliyoruz." ifadelerine yer verdi.
HAMANEY: TRUMP ÇARESİZLİK İÇİNDE ANLAŞMA İÇİN HER KOZU KULLANDI
İran dini lideri Mücteba Hamaney, ABD'yle sağlanan anlaşmayla ilgili açıklama yaptı. Hamaney, "ABD tarafı çok fazla talepte bulunursa bunu kabul etmeyiz." diyerek "Anlaşma için çaresizlikle her türlü kozu kullanan taraf ABD Başkanı oldu." ifadelerini kullandı.
"ABD ile yapılan mutabakat zaptı hakkında farklı bir görüşe sahiptim." diyen Hamaney, "Buna rağmen, Sayın Cumhurbaşkanı'nın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı sıfatıyla hem kendi adına hem de Konsey üyeleri adına İran halkının ve Direniş Cephesi'nin haklarını savunacağına dair bana açık güvence vermesi ve bu sorumluluğu üstlenmesi nedeniyle onay verdim." dedi.
Hamaney ayrıca "Gelecekteki yüz yüze görüşmeler ' Düşmanın görüşünü' kabul etmek anlamına gelmez." değerlendirmesinde de bulundu.

CENTCOM: İRAN LİMANLARINDAKİ ABLUKA KALDIRILDI
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada Centcom, ''Bugün, Başkan'ın talimatı doğrultusunda ABD güçleri, İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giriş-çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik ablukayı kaldırdı. Amerikan güçleri, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki İran limanlarına giden veya bu limanlardan çıkan gemilerin geçişine engel olmuyor. ABD ordusunun deniz ablukasını uygulamaya yönelik tüm faaliyetleri sona erdirildi. Deniz Kuvvetlerimize ait savaş gemileri ise anlaşmanın tüm hükümlerine uyulmasını, uygulanmasını ve yürürlükte kalmasını sağlamak amacıyla bölgede bulunmaya devam edecek'' dedi.
JD VANCE: 60 GÜNLÜK SÜREÇ BAŞLADI
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD ile İran arasında mutabakat zaptının elektronik ortamda imzalanmasının ardından yeni bir 60 günlük müzakere sürecinin bugün başladığını açıkladı.
Vance, "Nihai anlaşmanın bir parçası olarak İran'ın tüm dünyayı tehdit edebilecek füzelere sahip olmamasını bekliyoruz." dedi.
Vance, Hürmüz Boğazı'yla ilgili de bilgi vererek "Dün gece, Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol geçti. Bu, çatışmanın başlamasından bu yana görülen en yüksek seviye. Petrol fiyatları, savaş öncesi dönemdeki seviyelerine neredeyse geri döndü." şeklinde konuştu.
ABD Başkan Yardımcısı, İsrail tepkilerine ilişkin, "İsrail'deki bu panik halini biraz tuhaf buluyorum. Çünkü bunun güvensizlikten kaynaklandığını düşünüyorum" ifadelerini kullanarak, İsrail'in sorunlarını çözmek için askeri güce gereğinden fazla şekilde başvurduğunu söyledi.
Vance aynı zamanda, söz konusu anlaşmanın İran'ı veya Hizbullah'ı güçlendireceği yönündeki endişelerin de yersiz olduğunu söyledi. Vance, "İsrail'deki bu panik halini biraz tuhaf buluyorum. Çünkü bunun güvensizlikten kaynaklandığını düşünüyorum ve ABD'nin dünyanın bu bölgesinin güvenini fazlasıyla kazandığına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

İRAN'DAN 'HÜRMÜZ' AÇIKLAMASI
İran basını, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen gemilerin hala Devrim Muhafızları Ordusu ile koordinasyon kurması gerektiğini duyurdu.
İran devlet televizyonu muhabiri, Hürmüz Boğazı'ndan yaptığı yayın sırasında, Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen gemiler için donanma ile koordinasyon kurma zorunluluğunu sürdürdüğünü belirtti.
İran ile ABD arasında varılan mutabakat kapsamında, mutabakatın yürürlüğe girdiği andan itibaren Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ABD'nin de deniz ablukasını kaldırması gerekiyor.
Öte yandan Tesnim Haber Ajansı da konuya ilişkin haberinde, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının mutabakatın ihlali anlamına geldiğini ve İran'ın saldırılar durana kadar Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutması gerektiğini yazdı.
İSRAİL SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR
İsrail ordusu, 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusuna ait insansız hava aracı (İHA), Nebatiye vilayetine bağlı Kefertebnit ile Ernun beldelerini birbirine bağlayan kavşakta seyir halindeki bir aracı hedef aldı.
Saldırıda 1 kişi yaşamını yitirdi, ağır yaralanan 1 kişi ise hastaneye kaldırıldı.
MÜZAKERELER YAKINDA BAŞLAYACAK
İran ile ABD arasında savaşı durduran ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören mutabakat, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda uzaktan imzalanırken müzakere sürecinin kısa süre içinde başlaması bekleniyor.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran-ABD arasındaki mutabakat zaptının iki ülke tarafından imzalanmasının ardından yürürlüğe girdiğini belirtti.
Mutabakat zaptının imzalanma yönteminin İsviçre'deki yüz yüze görüşmeden dijital imzaya çevrilmesine ilişkin Bekayi, "Son 24 saat içinde yapılan istişarelerin ardından mutabakat zaptının iki ülkenin cumhurbaşkanları tarafından fiziksel olarak bulunmalarına gerek kalmadan imzalanmasının daha iyi olduğu sonucuna vardık." dedi.
Bekayi, bu kararın nedenlerinden birinin, anlaşmanın iki ülkenin liderleri tarafından doğrudan imzalanması durumunda ihlal edilmesinin siyasi maliyetinin daha yüksek olacağının düşünülmesi olduğunu ifade etti.
İSRAİL İÇİN 'KÜÇÜK ORTAK' VURGUSU
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti.
Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah’tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok." şeklinde konuştu.
ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum." değerlendirmesinde bulundu

SONUÇ ALAMAZSAK BOMBALARIZ
İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak" ve "İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu.

VERSAY SARAYI'NDA TARİHİ ANLAR
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldiği yemek sırasında İran’la varılan anlaşmayı imzaladığı anların görüntülerini yayınladı. Macron başta olmak üzere salonda bulunanların gelişmeyi alkışlarla karşılaması dikkat çekti.

14 MADDELİK ANLAŞMANIN DETAYLARI BELLİ OLDU
Üst düzey ABD’li bir yetkili, mutabakat metninin detaylarını düzenlediği telekonferansta ilk kez basın mensuplarına açıkladı. ABD basınında yer alan haberlere göre; İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini belirten yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını söyledi.
ABD'li yetkilinin basın mensuplarına okuduğu 14 maddelik mutabakat zaptında şu maddelerin yer aldığı görüldü:
"1) ABD ile İran ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu Mutabakat Zaptı’nı (MOU) imzalayarak, Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan eder; bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmayacaklarını, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt eder. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.
2) ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt eder.
3) ABD ve İran, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder. Bu süre, tarafların mutabık kalması halinde uzatılabilir.
4) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından, ABD İran’a yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında gemi trafiği İran tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekecektir.
5) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran, geçerli uluslararası hukuk düzenlemeleri ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları doğrultusunda diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman ile diyalog kuracaktır.
6) ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık kesin ve karşılıklı olarak üzerinde mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
7) ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ve birincil ve ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere, İran’a yönelik her türlü yaptırımın üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre sona erdirilmesini taahhüt eder. İran ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması meselesinin kritik önemini kabul etmekte ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini beyan eder.
8)İran, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit eder. ABD ve İran, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak, karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarının akıbetini, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmıştır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran'ın nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili karşılıklı olarak kararlaştırılan diğer konuları görüşmeyi kabul etmiştir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecektir. ABD ve İran, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin kritik önemini kabul etmekte ve bu konular üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde söz konusu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedir.
9) Nihai anlaşma imzalanana dek, ABD ve İran mevcut durumu korumayı kabul eder. İran nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.
10) ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasından yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığı’nın İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil tüm ilgili hizmetler için muafiyetler sağlayacağını taahhüt eder.
11) ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanıma tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.
12) ABD ve İran, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır.
13) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, zaptın 1, 4, 5, 10 ve 11. maddeleri uygulanmaya başlanacak ve bunların yürürlükte kalmaya devam etmesi şartıyla, ABD ve İran nihai anlaşma için diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.
14) Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır."
DİJİTAL ORTAMDA İMZALAR ATILDI
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Trump ile Pezeşkiyan tarafından dijital ortamda imzalandığını ve yürürlüğe girdiğini açıkladı. Bekayi, ‘’Farsça belge İngilizce metinle benzerdir ve karşı tarafça imzalanmıştır.'' dedi.
