Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
31 yaşındaki Emily, annesi Andrea'nın evine her gittiğinde sabah ve akşam fark etmeksizin çamaşır makinesinin çalışır durumda olduğunu fark etti. Burada garip olan ise makine sadece bir parça giydi için çalışıyordu. Bu bazen bir tişört bazen etek bazen de bir çorap oluyordu.
Emily, 4 çocuğu büyütürken tam zamanlı hemşire olarak çalışan 56 yaşındaki annesinin her zaman düzen takıntılı biri olduğunu fakat çamaşır makinesini her saat başı çalıştırmasını tuhaf bulduğunu söyledi. Ayrıca geriye dönüp baktığında çokça uyarı işareti olduğunu fark etti.

Andrea'nın sürekli çamaşır makinesini çalıştırması buzdağının görünen kısmıydı. Emily, annesine teşhis konulmadan 5-6 yıl boyunca çocuklarının isimlerini karıştırdığını, kelimeleri unuttuğunu söyledi. Fakat bu durumu kardeşleriyle yaşlarının birbirine yakın olmasına ve annesinin sıklıkla isimlerini karıştırmasına bağladığını ifade etti.
Bir süre sonra Andrea sadece kelimelerle boğuşmakla kalmadı. Mesajları giderek daha anlaşılmaz hale geldi; kelimeler yanlış yazılmış ve rastgele yazılmış gibi görünüyordu.

Andrea zamanla arabasını sıklıkla çarpmaya da başladı. Ayrıca internet alışverişine kendisini fazla kaptırmış bir haldeydi, her gün eve paketler geliyordu. Andrea torunları için kıyafetler alıyordu. Fakat yanlış bedenlerdi. Üstelik aynı üründen sık sık iki veya üç tane alıyordu.
Annesinin yaşadığı bu durumu menopoza bağlayan Emily onu kliniğe götürdü. Kan testlerinde östrojen ve testosteron seviyelerinin düşük olduğu tespit edildi ve Andrea'ya hormon replasman tedavisi başlandı. Tedaviye rağmen 3 aylık kontrolde her şey daha kötüye gitmeye başladı. Bu kez Emily hafıza değerlendirmesi yapılmasını istedi.

Dailymail'in haberine göre, yapılan test ve Andrea'nın beyninin taraması, ileri derecede atrofi olduğunu gösterdi. Daha sonra yapılan testler sonucunda Andrea'ya demans teşhisi konuldu.
Emily sonunda bir cevaba kavuştuğu için rahatladığını, annesinde değişimin stres, kaygı veya menopozla açıklanamayacak şekillerde değiştiğini söyledi.
Annesinin beynini yavaş yavaş ele geçiren hastalığın, yani frontotemporal demans (FTD) vakalarının üçte birinin genetik olduğunu belirten uzmanlar, tipik olarak 45 ile 64 yaşları arasında ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Doktorlar, Hastalığın erken evrelerinde hafızayı nadiren etkilediği, bunun yerine hastaların dürtüsel davranmaktan aniden tatlıya düşkünlüğe kadar çok daha geniş bir yelpazede belirsiz semptomlar gösterdiğini ifade etti. Bu yüzden de hastalar ve yakınları tarafından fark edilmeme veya yanlış teşhis edilme olasılığının daha yüksek olduğu belirtildi.

Emily şimdi herkesi bu hastalık konusunda uyarıyor ve şunları söylüyor:
''Şu anda yaptığım şeyi başkalarının da bilmesini ve içgüdülerine güvenmelerini teşvik etmek istiyorum. Olan biteni stres, menopoz, yorgunluk ya da sadece "kötü bir gün" olarak geçiştirmeyin.''