Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Fransa’da başlayan öğrenci hareketleri hız kesmeden devam ederken, TGRT Haber ekranlarına konuk olan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan Avrupa’da yaşananları değerlendirdi. Son yaşananların 2018 yılında sarı yelekliler tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 30-32 gün devam eden gösterilerden daha büyük bir hareket olduğuna dikkat çeken Tercan, Fransa’da protestoların kolayca sönümlenmesini beklemediğini ifade etti.

Sarı yelekliler eylemlerinin arkasında Le Pen'den ciddi destek alan aşırı sağ gruplar bulunduğunu ve uzun sürüp ses getiren eylemler yapıldığını belirten Dr. Canan Tercan, mevcut öğrenci protestolarının arkasında ise aşırı solun yer aldığını ifade etti. Hem aşırı sağın hem de aşırı solun ciddi anlamda insanları mobilize ettiği ve halk tabanında karşılık bulan bir süreç yaşandığını kaydeden Tercan, bu protestoların kolayca sönümlenmeyeceğini dile getirdi. İlkbaharda nisan ve mayıs aylarında iki turlu seçimlerin planlandığını ancak katlanarak büyüyen kitlelerin sokaklarda olması ve yoğun itirazlar nedeniyle mevcut tablonun ilkbahara kadar beklemesinin zor olduğunu belirtti. Olayların sadece Fransa özelinde olmadığını, Avrupa geneline yayılan bir itirazlar silsilesinin Fransa ayağının çok daha şiddetli ve reaksiyonel yaşandığını aktardı.

Fransa'da 2024 ve 2025 yıllarının krizlerle geçtiğini ve halkta büyük bir memnuniyetsizlik oluştuğunu hatırlatan Tercan, Macron’un bütçe onayları ve politikalarını geçirebilmek adına erken seçime gittiğini fakat istediği sonucu alamadığını belirtti. Bütçenin onaylanamadığını, atanan başbakanlar Bayrou ve Barnier hükümetlerinin güvenoyu alamayarak düştüğünü vurgulayan Tercan, Macron’un tam bir yönetim kriziyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Avrupa Birliği'nin sunduğu refah devleti modelinin ve sosyal hakların hızlı bir çöküş yaşadığına dikkat çeken Tercan, halkın sağlıktan eğitime kadar var olan yetersizliklerden şikayetçi olmasına rağmen hükümetin kemer sıkma politikalarını devreye sokmaya çalıştığını söyledi.

Macron ekibinin halktan kopuk bir yönetim sergilediğini ifade eden Dr. Canan Tercan, iç siyasetteki ve halkın yaşam standartlarındaki sorunlar yerine Ukrayna’ya destek verilmesi, paranın yurt dışına aktarılması ve NATO’nun savunma harcamalarının yüzde 5’e çıkarılması gibi adımlara hemen onay verildiğini kaydetti. İspanya’nın "halkımız bunu kaldırmaz" diyerek reddettiği harcama artışlarına Fransa’nın onay verdiğini ve dışlandığını hatırlatan Tercan, Macron’un nerede bir savaş varsa oraya silah ve asker göndermekle ilgilenip toplumsal hoşnutsuzluğu ve halkı okuyamadığını belirtti. Geçen sene geçmeyen bütçelerin aslında halk protestolarının önünde bir set görevi gördüğünü, ancak bugün gelinen noktada kemer sıkma zorlamalarının toplumsal patlamaya yol açtığını dile getirdi.

Macron’un mevcut protestolar karşısında dayanmasının çok zor olduğunu belirten Tercan, yönetimin erken seçimden kaçınma nedenlerini anket verileriyle açıkladı. Son anketlere göre aşırı sağın oy oranının yüzde 36-37, öğrencileri destekleyen aşırı solun oy oranının yüzde 17, merkez sağın oy oranının yüzde 10-11 seviyelerinde olduğunu belirten Tercan; Macron’un üçlü koalisyonunun oy oranının yüzde 16’ya, liderlik ettiği partinin münferit oy oranının ise yüzde 7 seviyelerine kadar gerilediğini aktardı. Yüzde 7 oy oranıyla ülkenin yönetilemeyeceğini vurgulayan Tercan, Macron'un iki kez seçildiği için üçüncü defa aday olamayacağını, Rönesans partisinden Gabriel Attal gibi isimlerin de bu oy oranlarıyla şansının bulunmadığını ifade etti. Macron’un koltuğu erken terk etmemek için Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD desteği veya yeni jeopolitik ortaklıklar gibi ihtimalleri bekleyerek süreci uzatmaya çalıştığını belirtti.

Fransa Parlamentosu'nda 577 milletvekili bulunduğunu ve hükümetin karar alabilmesi için gereken çoğunluğa sahip olmadığını söyleyen Dr. Canan Tercan, Macron politikalarını değiştirmek istese bile aşırı sağ ve aşırı solun birleşerek engellemesi nedeniyle mecliste tam bir tıkanıklık yaşandığını vurguladı. Meclisteki bu kilitlenmenin ancak güçlü bir iktidar çıkaracak bir erken seçimle aşılabileceğini ifade eden Tercan, dün itibarıyla Avrupa’daki sağ ve sol partilerin birleşik eylem planlarının ortaya çıktığını ve eylemlerin Balkanlar'dan Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada genel bir Avrupa protestosuna dönüştürülmesinin hedeflendiğini aktardı. Tercan, mevcut şartlar altında olayların erken seçim haricinde durdurulmasının mümkün görünmediğini sözlerine ekledi.