Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Ortadoğu’daki gerilim giderek artarken gözler bir kez daha Hürmüz Boğazı’na çevrildi. İranlı yetkililerden gelen açıklamalar, boğazın tamamen kapatılmadığını ancak bazı gemiler için geçişin engellendiğini ortaya koydu.

İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada gemi trafiğinin sürdüğünü söyledi. Ancak Şikarçi’ye göre Amerikan ve İsrail bağlantılı gemiler için durum farklı. Bu gemilerin boğazdan geçmesine izin verilmeyeceğini açıkça dile getirdi. Buna rağmen İran cephesinden gelen mesajlar tam olarak aynı değil. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari daha önce yaptığı açıklamada boğazın kapatıldığını öne sürmüş ve geçmeye çalışan gemilerin hedef alınabileceğini söylemişti.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Washington’da da dikkat çeken bir toplantı gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da savunma sanayii şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi. Trump görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, toplantının ana gündeminin silah üretimi olduğunu belirtti. Özellikle gelişmiş silah sistemlerinin üretimini artırmak konusunda şirketlerle anlaşmaya varıldığını söyledi. “En yüksek üretim seviyesine hızla ulaşmak istiyoruz” diyen Trump, üretimin kısa sürede dört katına çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. Hatta bazı silahların üretiminin halihazırda devam ettiğini de ekledi. ABD Başkanı ayrıca ülkesinin orta ve üst orta sınıf mühimmat açısından büyük bir stok kapasitesine sahip olduğunu savundu. Bu mühimmatların İran’daki operasyonlarda ve son dönemde Venezuela’da kullanıldığını söyleyen Trump, “Neredeyse sınırsız kaynağa sahibiz” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede askeri hareketlilik de hız kesmiyor. ABD Donanması’nın en büyük uçak gemilerinden biri olan USS Gerald R. Ford, Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte bölgede görev yapan ABD uçak gemisi sayısı ikiye çıktı. Uzmanlara göre bu durum, Washington’un bölgedeki askeri varlığını güçlendirme niyetinin açık bir göstergesi.
İran cephesinde ise diplomatik mesajlar oldukça sert. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Tahtrevançi, France 24’e verdiği röportajda Avrupa ülkelerine açık bir uyarıda bulundu. Tahtrevançi, Avrupa devletlerinin İran’a yönelik saldırılara dahil olmaması gerektiğini söyledi. ABD ve İsrail’in yanında yer alan ülkelerin İran’ın misilleme saldırılarının hedefi olabileceğini belirtti. İran’ın çatışmayı başlatan taraf olmadığını savunan Tahtrevançi, “Bu savaş bize dayatıldı. Halkımızı korumak için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca dikkat çeken bir iddiayı da doğruladı. CIA ve Mossad’ın Irak’taki bazı Kürt gruplara silah sağladığına dair raporlar doğrultusunda bu grupların hedef alındığını söyledi. Bu operasyonların İran’ın egemenliğini koruma amacıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Tahtrevançi, gerek görülmesi halinde benzer adımların atılabileceğini dile getirdi.
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in başlattığı saldırılardan bu yana bölgede tansiyon sürekli yükseliyor. Son bilgilere göre bölgede toplam 10 geminin vurulduğu bildirildi. Cebbari ayrıca petrol boru hatlarının da hedef alınabileceğini söylemişti. Böyle bir adımın ise bölgeden petrol sevkiyatını ciddi şekilde sekteye uğratabileceği konuşuluyor.