Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Değerli metaller denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Eric Sprott, altın ve gümüşte yükseliş beklentisini koruyor. Servetinin neredeyse tamamını bu iki kıymetli metale yatıran Sprott, mevcut fiyatların uzun vadeli potansiyeli yansıtmadığını savunuyor.
Ünlü yatırımcıya göre dünyada artan jeopolitik gerilimler, büyüyen kamu borçları ve para politikalarındaki genişleme, yatırımcıları güvenli limanlara yönlendirmeye devam edecek.

Forbes’un aktardığına göre Sprott, değerli metallere ilk büyük yatırımını 1980’li yıllarda yaptı. O dönemde yaptığı yatırımlar, yalnızca iki yıl içinde dört kat değer kazandı. Bugün ise 3 milyar doların üzerinde bir servete sahip olan yatırımcı, hâlâ en güçlü fırsatın altın ve gümüşte olduğunu düşünüyor.

81 yaşındaki yatırımcı özellikle gümüş konusunda oldukça iyimser. Mevcut fiyatların düşük kaldığını söyleyen Sprott, gümüşün ons fiyatının önce 200 dolara, ardından 300 dolara kadar çıkabileceğini belirtiyor. “Fiyatların çok daha yukarı gideceğini düşünüyorum” sözleriyle beklentisini açıkça ortaya koyuyor.
Sprott’un en dikkat çeken tahmini ise altın tarafında. Deneyimli yatırımcıya göre ons altın, uzun vadede 10 bin dolar seviyesine ulaşabilir. Bu oldukça iddialı bir hedef olsa da Sprott, küresel ekonomik koşulların bu senaryoyu desteklediğini düşünüyor. Forbes’un verilerine göre kişisel servetinin yüzde 98’i altın ve gümüş yatırımlarından oluşuyor. Yani, kendi öngörüsüne ciddi şekilde yatırım yapmış durumda.

Piyasada zaman zaman yaşanan sert geri çekilmeler de Sprott’un görüşünü sarsmış değil. Gümüş fiyatlarının kısa sürede üçte bir oranında gerilemesi ve altının 5 bin doların altına düşmesi bile onun iyimserliğini değiştirmedi. Bu tür hareketlerin değerli metal piyasalarının doğasında olduğunu söylüyor.

Sprott, yükselişin temel nedenini hükümetlerin mali politikalarında görüyor. Canada, United States, United Kingdom ve Japan gibi büyük ekonomilerin aşırı harcama yaptığını savunan yatırımcı, para arzındaki artışın itibari para birimlerine duyulan güveni zayıflattığını düşünüyor. “Adeta ‘para basabiliyorsak basalım’ mantığıyla hareket ediyorlar” diyen Sprott, bu ortamda yatırımcıların somut varlıklara yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor.