Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel finans sisteminde dijitalleşme hız kazanırken, binlerce yıldır servet saklama aracı olarak kullanılan altında da yeni bir dönem gündemde. Geleneksel yatırım araçlarının dijital varlıklarla buluşması, altının yalnızca değerini koruyan bir varlık olmaktan çıkıp finansal işlemlerde daha aktif kullanılmasını sağlayabilir. Bu dönüşümün merkezinde ise altının dijital tokenlara dönüştürülmesi, yani tokenizasyon bulunuyor. Uzmanlara göre söz konusu teknoloji, altına yönelik yatırım talebini artırmanın ötesinde, değerli metalin küresel finans sistemindeki kullanım biçimini de değiştirebilir.

Dünya Altın Konseyi'nin (World Gold Council) değerlendirmesine göre tokenizasyon, altın piyasasında bugüne kadar değerlendirilemeyen 700 milyar dolara kadar potansiyel yatırım talebini açığa çıkarabilir. Bu büyüklük, fiziki altınla desteklenen borsa yatırım fonlarının (ETF) oluşturduğu piyasayla karşılaştırılabilecek ölçekte yeni bir dijital altın pazarının doğabileceğine işaret ediyor.
Altının dijital ortamda daha kolay alınıp satılabilmesi, transfer edilebilmesi ve finansal işlemlerde kullanılabilmesi, yatırımcıların değerli metale erişimini de kolaylaştırabilir.

Altının dijital dönüşümü tartışılırken, piyasalarda yüksek faiz baskısı sürüyor. ABD'de reel tahvil getirilerinin son 19 yılın en yüksek seviyesine ulaşması, altın açısından önemli bir engel oluşturuyor.
Çünkü altın, tahvil veya mevduat gibi düzenli faiz getirisi sağlamıyor. Reel getirilerin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından altın tutmanın fırsat maliyeti de artıyor. Ancak finans dünyasında gelişen yeni teknolojiler, altının bu dezavantajını tamamen ortadan kaldırmasa da kullanım alanlarını genişletebilir.

Londra Külçe Piyasası Birliği'nin (LBMA) bu ayın başlarında düzenlenen yıllık konferansında konuşan ICBC Standard Bank Kıymetli Metaller İşlemleri Başkanı Vincent Domien, altının finans sistemindeki en büyük sorunlarından birine dikkat çekti. Domien, kasalarda tutulan altının çoğu zaman finansal açıdan atıl kaldığını belirterek, "Bilançonuzda hiçbir şey yapmadan duran, size hiçbir fayda sağlamayan bir varlık var" dedi.
Domien'e göre tokenizasyon teknolojisi bu tabloyu değiştirebilir. Bankalar ve diğer finans kuruluşları, ellerindeki altını satmak zorunda kalmadan teminat olarak kullanabilir. Böylece işlemlerini finanse edebilir, teminat tamamlama yükümlülüklerini karşılayabilir ve likiditeye erişebilir. Domien, "Altını tokenize edebilir ve herkesin onu anında kullanmasını sağlayabilirseniz, altının kullanımını bir anda çok büyük ölçüde artırırsınız" ifadelerini kullandı.

Altının dijitalleşmesi, aslında yeni bir yatırım sınıfı yaratmaktan çok mevcut bir varlığı daha kullanışlı hale getirmeyi amaçlıyor. Yaklaşık 20 yıl önce altına dayalı borsa yatırım fonları, değerli metali geniş yatırımcı kitleleri için daha erişilebilir hale getirerek piyasada önemli bir değişim yaratmıştı.
Şimdi benzer bir dönüşümün tokenizasyon sayesinde yaşanabileceği değerlendiriliyor. Bu sistemle fiziki altın, kasalarda bekleyen pasif bir servet birikimi olmaktan çıkarak finansal işlemlerde kullanılabilen bir araca dönüşebilir.
Üstelik yatırımcıların altınlarını satmaları da gerekmeyebilir. Değerli metal, geleneksel değer saklama özelliğini korurken teminat ve likidite sağlama amacıyla da değerlendirilebilir.
Ancak altının dijitalleşmesinin önünde bazı engeller bulunuyor. Tokenlara dönüştürülen altının güvenilir kuruluşlar tarafından saklanması, mülkiyet haklarının açık biçimde belirlenmesi ve yatırımcıların gerektiğinde fiziki altına ulaşabilmesi gerekiyor. Ortak standartların oluşturulamaması durumunda dijital altın piyasasının parçalı bir yapıya dönüşmesi ve teknolojinin sağlayabileceği avantajların sınırlı kalması riski bulunuyor. Bir başka önemli nokta ise tokenizasyonun altına otomatik olarak getiri kazandırmaması. Dijitalleşme, değerli metalin kullanımını artırabilir ancak altının reel faiz hareketlerine duyarlılığını ortadan kaldırmaz.