Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
TÜİK, merakla beklenen Eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Eylül ayında aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine geriledi. Ekonomist Prof. Dr. Sefer Şener ve Finans Analisti İslam Memiş, TGRT Haber canlı yayınında açıklanan rakamları değerlendirdi.
Prof. Dr. Sefer Şener, yüzde 1,84'lük aylık enflasyonun beklentilerin oldukça altında geldiğine dikkat çekerek, eğitim ve sağlık kalemlerindeki artışların öne çıktığını söyledi. Şener, "Yılın en düşük enflasyonunu göreceğimizi biraz önce söylemiştik. Yüzde 1,84'lük bir enflasyon geldi. Beklentilerin oldukça altında" ifadelerini kullandı.

Özellikle eğitim kalemine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Şener, eğitimde aylık bazda yüzde 14'lerin üzerinde değişim görüldüğünü, sağlıkta da yüksek oranlı artışın devam ettiğini ifade etti.
Şener, rakamların beklentilerin altında gelmesinin yıllık enflasyon üzerinde ciddi bir değişimi beraberinde getirebileceğini belirterek, detayların açıklanmasının ardından daha net değerlendirme yapılabileceğini söyledi.
Aylık artış oranları üzerinden değerlendirme yapan Şener, eğitim kaleminin ilk sırada yer aldığını, eğitimin ardından giyim ve ayakkabının geldiğini belirtti. Ulaştırmanın yüzde 2,79 ile üçüncü sırada bulunduğunu söyleyen Şener, ulaştırmanın ardından konutun geldiğini, mobilya, ev eşyası ve diğer kalemlerin de sıralandığını aktardı.
Şener, eğitimden yüksek oranlı katkı gelmeye devam etmesinin önemli olduğunu belirterek, sağlık ve konut kalemlerinde de yüksek oranlı katkılar görüldüğünü söyledi.

Gıda fiyatlarında ise gerileme olduğunu belirten Şener, gıdanın yıllık bazda yüzde 27'ler civarında bulunduğunu ifade etti. Gıdanın daha önce yüzde 33'ler seviyesinde olduğunu hatırlatan Şener, genel enflasyonun altında kalan bu hareketin geçici olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Eğitimde aylık bazda yüzde 15 seviyesinde artış olduğunu belirten Şener, bu kalemin gıda gibi yüksek oranlı bir ağırlığa sahip olması halinde çok daha yüksek enflasyon rakamlarıyla karşılaşılabileceğini dile getirdi.

Şener, "Gelecek üç ayın rakamlarını da bunu eklediğimizde, çok muhtemelen yüzde 28 ila yüzde 29'luk bir enflasyonla bu yılı kapatmış olacağız" dedi.
Ulaştırma ve giyim gibi kalemlerin aylık bazda enflasyona yüksek katkı verdiğini belirten Şener, eğitim kaleminden gelen katkı olmasaydı aylık enflasyonun yüzde 1'in altına düşebileceğini söyledi.
Merkez Bankası'nın beklentisinin yüzde 2,12 seviyesinde olduğunu hatırlatan Şener, yüzde 2'nin altında gelecek rakamların ciddi şekilde sorgulanacağının daha önce ifade edildiğini belirtti.
Şener ayrıca eğitim kaleminin yıllık enflasyona katkısının 0,30 puan seviyesinde olduğunu belirterek, ölçüm yöntemlerine dikkat çekti. Vatandaşın hayatına doğrudan sirayet eden alanlara odaklanılması gerektiğini söyleyen Şener, özellikle gıda, konut ve kira tarafının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Finans Analisti İslam Memiş, "Umarım herkes bu düşük rakamları hissediyordur; raflarda, çarşıda, cebimizde, kirada, restorana gittiğimiz zaman... Umarım herkes bu düşüşleri hissediyordur" dedi.
Memiş, emlak fiyatları ve kira konusunda da değerlendirmelerde bulunarak, fiyatlarda henüz bir düşüş görmediğini söyledi. Emlak piyasasının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, satışlar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Memiş, ev sahibi ve kiracıların ciddi bir pazarlık içerisinde olduğunu dile getirdi.

Memiş, açıklanan yüzde 1,84'lük enflasyon rakamını beklemediğini de söyledi. "Ben bu kadar düşük bir rakam beklemiyordum. Ben yüzde 2'nin üzerinde, yüzde 2,3'ün altında bir rakam bekliyordum" diyen Memiş, özellikle eğitim harcamaları, kırtasiye giderleri ve gıda tarafındaki maliyetlerin açıklanan rakama nasıl yansıdığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Eğitim kaleminin enflasyona 0,30 puanlık katkısından söz edildiğini hatırlatan Memiş, kendi yaptığı kırtasiye harcamalarında geçen yıl ile bu yıl arasında bu kadar küçük bir fark görmediğini ifade etti.
Memiş, "Umarım bu düşüş devam eder. Hep beraber bu enflasyon tarafındaki gerilemeyi bu hafta boyunca cebimizde, raflarda ve soframızda hissederiz diye umut ediyorum" diye konuştu.

Finansal piyasalardaki gelişmelere de değinen Memiş, dönemsel etkiler nedeniyle ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası'nın çeşitli revizyonlar yapabileceğini söyledi.
Savaşın getirdiği belirsizlikler ve enflasyonist ortamın Merkez Bankası'nın faiz politikasında değişikliğe gitmesini zorlaştırdığını belirten Memiş, piyasanın uzun süredir faiz indirimi beklediğini ancak dış koşulların buna izin vermediğini ifade etti.
Memiş, "Bugüne baktığımız zaman, bugünkü türbülansa, belirsizliğe ve fon krizinin getirmiş olduğu maliyete baktığımız zaman, bırakın faiz indirimlerini, faizleri sabit bırakmanın bile başarı olduğu bir ortamdan geçiyoruz. Bunu hakkaniyetle değerlendirmek lazım" dedi.
Memiş'ten enflasyon ve kur için yukarı yönlü revizyon beklentisi
Memiş, kişisel öngörüsünün hem enflasyon hem de kur tarafında yukarı yönlü revizyonlar yapılacağı yönünde olduğunu açıkladı.