Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Petrol yükselince altın da yükselir düşüncesi artık eskisi kadar geçerli değil. Geçmişte güçlü bir korelasyon gösteren iki varlık arasındaki ilişki son yıllarda belirgin biçimde zayıfladı. Özellikle bu yıl yaşanan gelişmeler, petrol ile altının aynı jeopolitik risklere çok farklı tepki verebildiğini ortaya koydu.
İran'a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması petrol fiyatlarını sert biçimde yukarı taşırken, altın aynı dönemde baskı altında kaldı. Bunun en önemli nedenlerinden biri doların güçlenmesi oldu.
Yatırımcılar artan jeopolitik risk karşısında güvenli liman olarak dolara yönelirken, doların değer kazanması altın üzerinde baskı yarattı. Hisse piyasalarındaki sert kayıplar da yatırımcıların altın pozisyonlarını nakde çevirmesine neden oldu. Böylece petrol yükselirken altın geriledi.

Brent petrol ile altının üç aylık hareketli korelasyonu 1 Mart'ta 0,36 seviyesindeyken, 15 Temmuz'da eksi 0,5'e kadar geriledi. Bugün ise ilişki hâlâ negatif ve üç aylık korelasyon eksi 0,11 seviyesinde bulunuyor. Daha kısa vadeli verilere bakıldığında ayrışma daha da net.
6 Mart ile 11 Mart arasında bir aylık korelasyon 0,24'ten 0,02'ye geriledi. 9 Mart'ta Brent petrol yüzde 6,7 yükselirken altın yüzde 0,6 değer kaybetti. Negatif korelasyon mayıs sonunda eksi 0,72'ye kadar indi.
İki varlık arasındaki farkı gösteren bir başka veri de altın-petrol oranı. Son 50 yılın büyük bölümünde bir ons altın 10 ila 30 varil Brent petrole karşılık gelirken, 4 Ağustos 2026 itibarıyla bu rakam yaklaşık 50 varile çıktı. Ocak 2026'da oran 77 varile kadar yükseldi. Tarihte benzer bir seviye Nisan 2020'de görülmüş, COVID-19 pandemisi sırasında petrol fiyatlarındaki sert çöküşle bir ons altının karşılığı 87 varile ulaşmıştı.

Analizlere göre petrol fiyatları altını tahmin etmek için artık zayıf bir gösterge. Altının yönünde ABD doları, reel faizler, merkez bankalarının alımları, yatırımcıların risk iştahı ve jeopolitik gelişmeler çok daha belirleyici hale geldi. Özellikle doların seyri kritik önem taşıyor. Normal şartlarda altın ve dolar ters yönde hareket etse de yüksek risk dönemlerinde ikisinin aynı anda yükseldiği de görülebiliyor. Ancak son İran krizinde doların yükselişi daha baskın oldu ve altının güvenli liman avantajını gölgede bıraktı.
Benzer bir ayrışma Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği 2022 yılında da görülmüştü. Altın savaşın ardından ons başına 2 bin dolara kadar yükselmiş, ancak daha sonra güçlenen dolar nedeniyle kazançlarını koruyamamıştı. Altının yeniden güçlü bir yükselişe geçmesi ise merkez bankaları ve bireysel yatırımcıların yoğun alımlarıyla aylar sonra gerçekleşmişti. Bugünkü tablo da benzer bir mesaj veriyor. Petrolün altın üzerindeki doğrudan etkisinden çok, petrol fiyatlarının dolar, tahvil getirileri ve hisse piyasalarını nasıl etkilediği önem kazanıyor.