Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul’u ve çevre illeri etkisi altına alan şiddetli yağışlar, ev ve iş yerlerinin yanı sıra çok sayıda aracı da vurdu. Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a İstanbul’da yaşanan sel felaketinin nedenlerine, ekonomik boyutuna ve vatandaşların zararlarının nasıl karşılanabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentteki kontrolsüz betonlaşma, dere yataklarındaki yapılaşma, altyapı yetersizlikleri ve yanlış arazi kullanımının aşırı yağışın afete dönüşmesinde etkili olduğunu belirten Batırel, sel riskinin azaltılması için altyapının modernize edilmesi ve şehir planlamasının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul'da yaşanan sel felaketinin temel nedenini açıklayan Batırel, "1942 ve 1985 yıllarından bu yana kaydedilen en yüksek rekor yağışların kentin kronikleşen betonlaşma, altyapı yetersizliği ve yanlış arazi kullanımı sorunlarıyla birleşmesidir. İstanbul, tarihinin en yoğun sağanak yağışlarından birine maruz kaldı. Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190,5 kilogram ve Sarıyer'de 187,9 kilogram gibi ekstrem yağış değerleri ölçüldü. Şehrin birçok noktasında neredeyse üç aylık yağışın bir günde düşmesi, su deşarj sistemlerini tamamen kilitledi" dedi.
| İstanbul Sel Felaketi Değerlendirmesi | |
|---|---|
| Açıklama Yapan | Batırel |
| Temel Nedenler | Ekstrem rekor yağışlar, kronik betonlaşma, altyapı yetersizliği ve yanlış arazi kullanımı |
| Tarihsel Kıyaslama | 1942 ve 1985 yıllarından bu yana kaydedilen en yüksek yağış; yaklaşık üç aylık yağışın tek bir günde düşmesi |
| Ölçülen Ekstrem Yağış Değerleri |
|
| Sonuç / Etki | Su deşarj sistemlerinin tamamen kilitlenmesi |
İstanbul'da son yıllarda artan kontrolsüz betonlaşmanın, su geçirimsiz yüzeylerin katlanarak büyümesine neden olduğundan bahseden Batırel, "Yeşil alanların azalmasıyla kent, yağmur suyunu emen "sünger" özelliğini kaybetti. Toprağa sızamayan devasa su kütleleri, asfalt ve beton zeminler üzerinde hızla yüzey akışına geçerek caddeleri nehre dönüştürdü.
En büyük yapısal hata, dere yataklarının imara ve yerleşime açılması. İsminde "vadi, dere, göl" geçen bölgelerin su altında kalması tesadüf değil. Suyun doğal olarak akması ve tahliye olması gereken yerlere betondan engeller (binalar, yollar) inşa edildiği için aşırı yağışlarda doğa özüne dönmekte ve su bu yatakları yeniden dolduruyor.
Şehrin mevcut drenaj hattı ve alt geçit tasarımları, bu denli ani ve şiddetli bir yükü kaldırabilecek kapasitede değil. Şiddetli yağış anlarında mazgalların çevresinde biriken suların hızlı şekilde tahliye edilememesi ve rögarların geri tepmesi, su baskınlarının caddelerden ev ve iş yerlerine sıçramasını hızlandırdı." şeklinde konuştu.

Sel felaketinin net ekonomik zararı henüz resmî olarak milyar cinsinden açıklanmadı; tespit çalışmaları devam ediyor. Ancak 84 yılın yağış rekorunun kırıldığı bu büyük afette binlerce araç, ev ve iş yeri sular altında kaldığından mali bilanço oldukça ağır.
Batırel, "Vatandaşların ilk etapta temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinden İstanbul'a 200 milyon TL acil kaynak ayrıldı. Hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanmasının ardından İstanbul Valiliği tarafından 19 Ekim Pazartesi gününden itibaren mağdur vatandaşlara nakdî ödemeler yapılacak. Evi zarar gören ve açıkta kalan vatandaşlar için kamu misafirhaneleri tahsis edildi.

Poliçesinde "sel ve su baskını teminatı" olan araç sahiplerinin hasarları, yapılacak eksper incelemesinin ardından sigorta şirketleri tarafından karşılanacak. Zararın büyüklüğüne göre birçok aracın perte ayrılması söz konusu. Trafik sigortası sadece üçüncü şahıslara verilen zararları ödediğinden araç sahibinin kendi sel hasarını maalesef karşılamıyor.
Kasko sigortası bulunmayan veya poliçesinde sel teminatı olmayan vatandaşlar, zararın altyapı eksikliği, tıkalı rögarlar ya da yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını düşünüyorlarsa ilgili idareye (belediye veya kamu kurumlarına) karşı "hizmet kusuru" gerekçesiyle tazminat davası açabilecek" diyerek selden zarar gören vatandaşları uyardı.
| Sigorta / Durum Türü | Kapsam ve Karşılama Durumu | Açıklama / Alternatif Hukuki Yol |
|---|---|---|
| Kasko Sigortası (Sel/Su Baskını Teminatlı) | Hasar sigorta şirketi tarafından karşılanır. | Eksper incelemesi sonucuna göre ödeme yapılır; hasarın boyutuna bağlı olarak araç perte ayrılabilir. |
| Zorunlu Trafik Sigortası | Araç sahibinin sel hasarını karşılamaz. | Yalnızca üçüncü şahıslara verilen zararları tazmin eder, araç sahibinin kendi zararını kapsamaz. |
| Kaskosu veya Sel Teminatı Olmayanlar | Sigortadan doğrudan karşılama bulunmaz. | Zararın altyapı yetersizliği veya tıkalı rögarlardan kaynaklandığı durumlarda belediye veya ilgili kamu kurumlarına "hizmet kusuru" nedeniyle tazminat davası açılabilir. |

Çözüm önerisinde bulunan Batırel, "Hem yapısal altyapının modernize edilmesi hem de kentsel planlama ilkelerinin radikal bir şekilde değiştirilmesi gerekiyor. İstanbul'un birçok bölgesinde yağmur suyu hatları ile kanalizasyon hatları birbirine bağlıdır. Bu durum, şiddetli yağışlarda sistemin kilitlenmesine yol açıyor. Yağmur suyu ve atık su hatları tamamen birbirinden ayrılmalıdır.
Deniz seviyesindeki alt geçitler ve çukur alanlar için yüksek kapasiteli, kesintisiz güç kaynağına (jeneratör) bağlı tahliye pompaları kurulmalıdır.
Şehirdeki betonlaşma suyun toprağa sızmasını engelliyor. Asfalt ve kaldırım tasarımlarında su geçiren (poroz) malzemeler kullanılmalı, böylece yüzey akışı azaltılmalıdır.
Dere yatakları ve taşkın riski yüksek olan havzalar kesinlikle imara kapatılmalıdır. Mevcut riskli yapılar kentsel dönüşüm kapsamında hızla tahliye edilerek bu alanlar "yeşil koridorlara" dönüştürülmelidir. Yapay duvarlarla daraltılan dere yatakları genişletilmeli, doğal akış biçimlerine geri döndürülmeli ve düzenli olarak balçık ve çöplerden temizlenmelidir.
Büyük konut projeleri, AVM'ler ve kamu binalarında yağmur suyu toplama tankları zorunlu hâle getirilmelidir. Binaların çatıları bitkilendirilmeli ve şehir merkezlerinde ani yağış sularını tamponlayabilecek "sel parkları" (geçici su depolama alanları) oluşturulmalıdır." şeklinde konuştu.
| Kategori | Mevcut Sorun / İhtiyaç | Önerilen Çözüm |
|---|---|---|
| Altyapı Modernizasyonu | Yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının birbirine bağlı olması sonucu sistemin kilitlenmesi | Yağmur suyu ve atık su hatlarının tamamen birbirinden ayrılması |
| Acil Müdahale ve Tahliye | Deniz seviyesindeki alt geçitler ve çukur alanlarda su birikmesi | Yüksek kapasiteli, jeneratöre bağlı kesintisiz tahliye pompalarının kurulması |
| Kentsel Yüzey Tasarımı | Aşırı betonlaşma nedeniyle suyun toprağa sızamaması ve yüzey akışının artması | Asfalt ve kaldırım tasarımlarında su geçiren (poroz) malzemelerin kullanılması |
| Dere Yatakları ve Havzalar | Riskli alanların yapılaşmaya açılması, dere yataklarının daraltılması ve tıkanması | Dere yataklarının imara kapatılması, mevcut riskli yapıların tahliye edilerek yeşil koridorlara dönüştürülmesi, dere yataklarının genişletilip doğal akışa döndürülmesi ve temizlenmesi |
| Su Yönetimi ve Kentsel Depolama | Büyük ölçekli binaların ve şehir merkezlerinin ani yağışları emememesi | Büyük projelerde yağmur suyu toplama tanklarının zorunlu olması, çatıların bitkilendirilmesi ve şehir merkezlerinde 'sel parkları' (geçici su depolama alanları) oluşturulması |