KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
16.10.2026
saat ikonu 10:30
|
GÜNCELLEME:
16.10.2026
saat ikonu 10:37

Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

İstanbul’da rekor yağışların yol açtığı sel felaketinin nedenleri ve ekonomik boyutu tartışılıyor. Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a yaptığı açıklamada kontrolsüz betonlaşma ve altyapı yetersizliğine dikkat çekerken, ev ve aracı zarar gören vatandaşların zararlarını karşılamak için başvurabileceği yolları açıkladı.

Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
16.10.2026
saat ikonu 10:30
|
GÜNCELLEME:
16.10.2026
saat ikonu 10:37

İstanbul’u ve çevre illeri etkisi altına alan şiddetli yağışlar, ev ve iş yerlerinin yanı sıra çok sayıda aracı da vurdu. Ekonomist Necmettin Batırel,  Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a İstanbul’da yaşanan sel felaketinin nedenlerine, ekonomik boyutuna ve vatandaşların zararlarının nasıl karşılanabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentteki kontrolsüz betonlaşma, dere yataklarındaki yapılaşma, altyapı yetersizlikleri ve yanlış arazi kullanımının aşırı yağışın afete dönüşmesinde etkili olduğunu belirten Batırel, sel riskinin azaltılması için altyapının modernize edilmesi ve şehir planlamasının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

HABERİN ÖZETİ

Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

Ekonomist Necmettin Batırel, İstanbul'da yaşanan sel felaketinin nedenlerini, ekonomik boyutunu ve zararların karşılanması için yapılabilecekleri değerlendirdi.
İstanbul'daki sel felaketinin temel nedenleri arasında 1942 ve 1985'ten bu yana kaydedilen en yüksek rekor yağışların, kontrolsüz betonlaşma, altyapı yetersizliği ve yanlış arazi kullanımı ile birleşmesi gösteriliyor.
Beykoz'da metrekareye 242 kg, Eyüpsultan'da 190,5 kg ve Sarıyer'de 187,9 kg gibi ekstrem yağış değerleri ölçüldü, bu da üç aylık yağışın bir günde düşmesine neden olarak su deşarj sistemlerini kilitledi.
Kontrolsüz betonlaşma nedeniyle yeşil alanların azalması, kentin yağmur suyunu emme özelliğini kaybetmesine ve yüzey akışının artmasına yol açtı.
Dere yataklarının imara açılması ve binalarla kapatılması, suyun doğal akışını engelleyerek aşırı yağışlarda su baskınlarına neden oluyor.
Selden zarar gören vatandaşların temel ihtiyaçları için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinden İstanbul'a 200 milyon TL acil kaynak ayrıldı ve mağdur vatandaşlara nakdi ödemeler yapılacak.
Poliçesinde 'sel ve su baskını teminatı' olan araç sahiplerinin hasarları sigorta şirketlerince karşılanacak, ancak kasko veya sel teminatı olmayanlar ilgili idareye karşı 'hizmet kusuru' gerekçesiyle tazminat davası açabilecek.
Sel felaketlerinin önlenmesi için altyapının modernize edilmesi, yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının ayrılması, dere yataklarının imara kapatılması, su geçiren malzemelerin kullanılması ve yağmur suyu toplama sistemlerinin yaygınlaştırılması öneriliyor.
Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

İstanbul'da yaşanan sel felaketinin temel nedenini açıklayan Batırel, "1942 ve 1985 yıllarından bu yana kaydedilen en yüksek rekor yağışların kentin kronikleşen betonlaşma, altyapı yetersizliği ve yanlış arazi kullanımı sorunlarıyla birleşmesidir. İstanbul, tarihinin en yoğun sağanak yağışlarından birine maruz kaldı. Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190,5 kilogram ve Sarıyer'de 187,9 kilogram gibi ekstrem yağış değerleri ölçüldü. Şehrin birçok noktasında neredeyse üç aylık yağışın bir günde düşmesi, su deşarj sistemlerini tamamen kilitledi" dedi.

İstanbul Sel Felaketi Değerlendirmesi
Açıklama YapanBatırel
Temel NedenlerEkstrem rekor yağışlar, kronik betonlaşma, altyapı yetersizliği ve yanlış arazi kullanımı
Tarihsel Kıyaslama1942 ve 1985 yıllarından bu yana kaydedilen en yüksek yağış; yaklaşık üç aylık yağışın tek bir günde düşmesi
Ölçülen Ekstrem Yağış Değerleri
  • Beykoz: 242 kg/m²
  • Eyüpsultan: 190,5 kg/m²
  • Sarıyer: 187,9 kg/m²
Sonuç / EtkiSu deşarj sistemlerinin tamamen kilitlenmesi

İstanbul'da son yıllarda artan kontrolsüz betonlaşmanın, su geçirimsiz yüzeylerin katlanarak büyümesine neden olduğundan bahseden Batırel, "Yeşil alanların azalmasıyla kent, yağmur suyunu emen "sünger" özelliğini kaybetti. Toprağa sızamayan devasa su kütleleri, asfalt ve beton zeminler üzerinde hızla yüzey akışına geçerek caddeleri nehre dönüştürdü.

En büyük yapısal hata, dere yataklarının imara ve yerleşime açılması. İsminde "vadi, dere, göl" geçen bölgelerin su altında kalması tesadüf değil. Suyun doğal olarak akması ve tahliye olması gereken yerlere betondan engeller (binalar, yollar) inşa edildiği için aşırı yağışlarda doğa özüne dönmekte ve su bu yatakları yeniden dolduruyor.

Şehrin mevcut drenaj hattı ve alt geçit tasarımları, bu denli ani ve şiddetli bir yükü kaldırabilecek kapasitede değil. Şiddetli yağış anlarında mazgalların çevresinde biriken suların hızlı şekilde tahliye edilememesi ve rögarların geri tepmesi, su baskınlarının caddelerden ev ve iş yerlerine sıçramasını hızlandırdı." şeklinde konuştu.

Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

PEKİ, NE KADAR ZARAR OLUŞTU? 

Sel felaketinin net ekonomik zararı henüz resmî olarak milyar cinsinden açıklanmadı; tespit çalışmaları devam ediyor. Ancak 84 yılın yağış rekorunun kırıldığı bu büyük afette binlerce araç, ev ve iş yeri sular altında kaldığından mali bilanço oldukça ağır.

Batırel, "Vatandaşların ilk etapta temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinden İstanbul'a 200 milyon TL acil kaynak ayrıldı. Hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanmasının ardından İstanbul Valiliği tarafından 19 Ekim Pazartesi gününden itibaren mağdur vatandaşlara nakdî ödemeler yapılacak. Evi zarar gören ve açıkta kalan vatandaşlar için kamu misafirhaneleri tahsis edildi.

Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

Poliçesinde "sel ve su baskını teminatı" olan araç sahiplerinin hasarları, yapılacak eksper incelemesinin ardından sigorta şirketleri tarafından karşılanacak. Zararın büyüklüğüne göre birçok aracın perte ayrılması söz konusu. Trafik sigortası sadece üçüncü şahıslara verilen zararları ödediğinden araç sahibinin kendi sel hasarını maalesef karşılamıyor.

Kasko sigortası bulunmayan veya poliçesinde sel teminatı olmayan vatandaşlar, zararın altyapı eksikliği, tıkalı rögarlar ya da yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını düşünüyorlarsa ilgili idareye (belediye veya kamu kurumlarına) karşı "hizmet kusuru" gerekçesiyle tazminat davası açabilecek" diyerek selden zarar gören vatandaşları uyardı.

Sigorta / Durum TürüKapsam ve Karşılama DurumuAçıklama / Alternatif Hukuki Yol
Kasko Sigortası (Sel/Su Baskını Teminatlı)Hasar sigorta şirketi tarafından karşılanır.Eksper incelemesi sonucuna göre ödeme yapılır; hasarın boyutuna bağlı olarak araç perte ayrılabilir.
Zorunlu Trafik SigortasıAraç sahibinin sel hasarını karşılamaz.Yalnızca üçüncü şahıslara verilen zararları tazmin eder, araç sahibinin kendi zararını kapsamaz.
Kaskosu veya Sel Teminatı OlmayanlarSigortadan doğrudan karşılama bulunmaz.Zararın altyapı yetersizliği veya tıkalı rögarlardan kaynaklandığı durumlarda belediye veya ilgili kamu kurumlarına "hizmet kusuru" nedeniyle tazminat davası açılabilir.
Sel felaketinde ev ve aracı zarar görenler dikkat! Necmettin Batırel tazminat yolunu açıkladı

SEL FELAKETLERİNİN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN NELER YAPILMALI?

Çözüm önerisinde bulunan Batırel, "Hem yapısal altyapının modernize edilmesi hem de kentsel planlama ilkelerinin radikal bir şekilde değiştirilmesi gerekiyor. İstanbul'un birçok bölgesinde yağmur suyu hatları ile kanalizasyon hatları birbirine bağlıdır. Bu durum, şiddetli yağışlarda sistemin kilitlenmesine yol açıyor. Yağmur suyu ve atık su hatları tamamen birbirinden ayrılmalıdır.

Deniz seviyesindeki alt geçitler ve çukur alanlar için yüksek kapasiteli, kesintisiz güç kaynağına (jeneratör) bağlı tahliye pompaları kurulmalıdır.
Şehirdeki betonlaşma suyun toprağa sızmasını engelliyor. Asfalt ve kaldırım tasarımlarında su geçiren (poroz) malzemeler kullanılmalı, böylece yüzey akışı azaltılmalıdır.

Dere yatakları ve taşkın riski yüksek olan havzalar kesinlikle imara kapatılmalıdır. Mevcut riskli yapılar kentsel dönüşüm kapsamında hızla tahliye edilerek bu alanlar "yeşil koridorlara" dönüştürülmelidir. Yapay duvarlarla daraltılan dere yatakları genişletilmeli, doğal akış biçimlerine geri döndürülmeli ve düzenli olarak balçık ve çöplerden temizlenmelidir.

Büyük konut projeleri, AVM'ler ve kamu binalarında yağmur suyu toplama tankları zorunlu hâle getirilmelidir. Binaların çatıları bitkilendirilmeli ve şehir merkezlerinde ani yağış sularını tamponlayabilecek "sel parkları" (geçici su depolama alanları) oluşturulmalıdır." şeklinde konuştu.

KategoriMevcut Sorun / İhtiyaçÖnerilen Çözüm
Altyapı ModernizasyonuYağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının birbirine bağlı olması sonucu sistemin kilitlenmesiYağmur suyu ve atık su hatlarının tamamen birbirinden ayrılması
Acil Müdahale ve TahliyeDeniz seviyesindeki alt geçitler ve çukur alanlarda su birikmesiYüksek kapasiteli, jeneratöre bağlı kesintisiz tahliye pompalarının kurulması
Kentsel Yüzey TasarımıAşırı betonlaşma nedeniyle suyun toprağa sızamaması ve yüzey akışının artmasıAsfalt ve kaldırım tasarımlarında su geçiren (poroz) malzemelerin kullanılması
Dere Yatakları ve HavzalarRiskli alanların yapılaşmaya açılması, dere yataklarının daraltılması ve tıkanmasıDere yataklarının imara kapatılması, mevcut riskli yapıların tahliye edilerek yeşil koridorlara dönüştürülmesi, dere yataklarının genişletilip doğal akışa döndürülmesi ve temizlenmesi
Su Yönetimi ve Kentsel DepolamaBüyük ölçekli binaların ve şehir merkezlerinin ani yağışları emememesiBüyük projelerde yağmur suyu toplama tanklarının zorunlu olması, çatıların bitkilendirilmesi ve şehir merkezlerinde 'sel parkları' (geçici su depolama alanları) oluşturulması
ETİKETLER
#Ekonomi
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.