Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Adalet Bakanı Gürlek, devam eden fon soruşturmasına ilişkin konuştu. Fon soruşturması kapsamında üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan organize bir suç şebekesinin tespit edildiğini açıklayan Bakan Gürlek, soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacağının altını çizdi.
Gürlek; 433 şüpheliden 112'sinin tutuklandığını, yüzlerce kişi ve kurumun mal varlıklarına bloke konulduğunu duyurdu.

Bakan Gürlek'in konuşmasından satır başları:
Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi bu adliye ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu konudaki tavrını açıkça ortaya koymuştur. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatına sahip çıkmayacağız. Fon soruşturmalarının gündeme geldiği ilk andan itibaren devletin bütün kurumları teyakkuza geçmiştir. Adli ve mali eylem planları hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Açıklıkla ifade etmek isterim ki soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir.

Üst düzey denetim mekanizelerimizde sızan şebekenin varlığı bugün itibariyle oldukça belirgin bir hale gelmiş ve sorunlar hukuk önünde bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler yeni şüpheliler ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor. Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının işindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık.

Borsa biyopresisi manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapalı. bir işbirliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir. Bu şebekenin amacı bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likidi dediği toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir. Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem başlatılmıştır. Yürütülen soruşturmalar yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı değildir. Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığını tespit edilen organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır.
Cumhuriyet Başsavcılıklarımız da adli soruşturmaları bağımsız bir içimde yürütüyor. Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli soruşturmaların kontrol tedbiri uygulanmıştır. 38 şahıs firaridir ve hakkında yakalama kararı çıkartılmıştır. 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişi hakkında mal varlıklarına ve bank hesaplarına bloke tedbir işlemi uygulanmıştır.


Bizim için sürecin en önemli boyutlarından biri, vatandaşlarımızın birikimlerine yeniden kavuşmasıdır. Soruşturmalarla birlikte fonların tasfiyesi ve vatandaşlarımıza yapılacak ödemelere ilişkin çalışmalar da sürüyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan gönüllü iade hesabı kapsamında toplam değeri yaklaşık 30 milyar lira olan para, taşınmaz ve hisse senedi iade edildi. Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar da millî ekonomimize kazandırılacaktır.

Eleştiriye elbette kulak veririz. Vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi soran, sorgulayan ve yanlışa yanlış diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz. Muhalefetin bir kesiminin bu adli vakayı siyasi çıkar sağlamak için kullanmaya çalışmasını da ayrı bir garabet olarak görüyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti, yakın coğrafyamızda bir huzur ve güven adasıdır. Terörsüz Türkiye yolunda atılan adımlardan ve Türkiye’nin bölgesel savunma gücünden rahatsız olan çevrelerin yürüttüğü kara propagandanın da farkındayız. Milletimiz müsterih olsun. Devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür. Bu sorunu da çözecek ve Türkiye’ye karşı yürütülen bu çabaları boşa çıkaracağız."