Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Tarih 26 Ağustos 1071… Anadolu'nun kaderini değiştiren büyük zaferin üzerinden tam 955 yıl geçti. Sultan Alparslan ile Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'i karşı karşıya getiren Malazgirt Savaşı, yalnızca iki ordunun çarpışması değil, Anadolu'nun siyasi ve tarihî geleceğini değiştiren bir dönüm noktası oldu.
Malazgirt Zaferi'nin 955. yılında, Türkiye Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin 2019 yılında kaleme aldığı ''Aylardan Ağustos, günlerden Cuma'' başlıklı yazısı yeniden gündeme geldi. Ekinci, yazısında Malazgirt'e giden süreci, savaşın kritik anlarını ve Anadolu'nun Türkleşmesinde önemli rol oynayan gelişmeleri dikkat çekici ayrıntılarla ele almıştı.
Ekinci'nin aktardığına göre, Bizans İmparatoru Romanos Diogenes, yaklaşık 200 bin kişilik ordusuyla Selçuklu başkenti Rey'i ele geçirmek ve Selçuklu tehlikesini tamamen ortadan kaldırmak amacıyla Anadolu'ya ilerledi. Bizans ordusunun harekete geçtiğini öğrenen Sultan Alparslan ise Suriye'den dönerek ordusuyla Malazgirt Ovası'na ulaştı.
İki ordu karşı karşıya gelmeden önce Alparslan, barış teklifinde bulunmak üzere elçilerini Bizans İmparatoru'na gönderdi. Ancak Diogenes bu teklifi küçümsedi. Sulh görüşmelerinin Rey'de yapılacağını söyleyen imparator, daha da ileri giderek ''Kışı Isfahan’da geçirip, atlarımı Hemedan’da sulayacağım'' diyerek meydan okudu.

Sultan Alparslan'ın cevabı ise yüzyıllar boyunca anlatılacak bir söz olarak tarihe geçti: ''Sizin kışı nerede geçireceğiniz bilinmez; lakin atlarınızın Hemedan’da sulanacağı katidir.''
Bu sözlerin ardından 26 Ağustos 1071 Cuma günü iki ordu Malazgirt Ovası'nda karşı karşıya geldi. Sultan Alparslan, askerlerine ''Ölürsem, üzerime giydiğim bu beyaz elbise kefenim olsun'' diyerek taarruz emrini verdi.
Alparslan'ın ordusu, savaşta uyguladığı hilal taktiğiyle Bizans kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bizans ordusundaki bazı Peçenek, Oğuz ve Ermeni birliklerinin saf değiştirmesi de savaşın seyrini etkileyen gelişmeler arasında yer aldı.
Akşam olmadan Bizans ordusu dağıldı. Romanos Diogenes ise esir düştü.
Zaferin ardından Sultan Alparslan, esir aldığı Bizans İmparatoru'nu öldürmedi. İki hükümdar arasında yapılan görüşmelerin ardından Diogenes fidye karşılığında serbest bırakıldı. Ancak imparator İstanbul'a dönemeden tahtını kaybetti.
Malazgirt'te alınan zafer ise Anadolu'nun geleceğini değiştiren çok daha büyük bir sürecin başlangıcı oldu.

Malazgirt Zaferi'nin ardından Selçuklu kumandanlarının Anadolu'daki akınları hız kazandı. Türk boylarının bölgeye yerleşmesiyle Anadolu'nun geniş kesimlerinde Türk siyasi varlığı giderek güçlendi. Bu süreç, ilerleyen yıllarda Anadolu Selçuklu Devleti'nin bölgede hâkimiyet kurmasının da zeminini hazırladı.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin 2019 tarihli yazısında dikkat çektiği bir diğer önemli dönüm noktası ise 1176 tarihli Miryokefalon Muharebesi oldu. Malazgirt, Anadolu'nun kapılarını Türklere açan büyük zafer olarak tarihe geçerken, Miryokefalon Savaşı'yla Bizans'ın Anadolu'yu Türklerden geri alma ümidinin büyük ölçüde sona erdiği kabul edildi.
Böylece 1071 Malazgirt'te başlayan süreç, 1176 Miryokefalon'da kazanılan zaferle Anadolu'daki Türk hâkimiyetini daha da pekiştirdi.
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin ifadesiyle savaşın yaşandığı o Ağustos gününde tarih yalnızca bir meydanda değil, Anadolu'nun geleceğinde de yeniden yazıldı.