Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye'de son yıllarda artış gösteren ve ebeveynleri de tedirgin eden çocuk cinayetleriyle ilgili radikal tedbirlerin uygulanması toplum tarafından bir beklenti haline dönüşürken en son İstanbul Güngören'de yaşanan Atlas Çağlayan'ın öldürülmesi olayında yeni bir gelişme yaşandı.
Atlas Çağlayan'ın öldürülmesi olayı sıcaklığını korurken acılı aileyi telefon mesajlarıyla tehdit ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan 7 şüpheliden 6'sı tutuklanırken 1'i adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
Olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunun yürüttüğü soruşturma kapsamında Şanlıurfa'da gözaltına alınan ve ifadesinin ardından tutuklananlar arasında bulunan F.K (31) isimli şahsın ifadesi ortaya çıktı.

Hakkındaki suçlamalar kapsamında ifadesi alınan F.K.’nin, Sabah'ın haberine göre sorgu sırasında iddiaları reddettiği ve sorulara kaçamak cevaplar verdiği öğrenildi.
İşte suçlamalar karşısında “bilgim yok”, “haberim yok” ve “hatırlamıyorum” sözleriyle kendisini savunan F.K'nın ifadesi:
"Atlas Çağlayan'ı ve ailesini tanımıyorum. Kendileriyle herhangi bir husumetim yok. Telegram hesabım var ancak kullanmıyorum. Bu telegram hesabımı hatırladığım kadarıyla eski numaram ile açtım. Yaklaşık 1-2 yıldır bu hesabı kullanmıyorum. Hali hazırda hesap mevcut ancak ben giriş yapmıyorum. Bir mail adresim bulunmakta. Bu mail adresini aktif kullanıyorum.
Evimde bulunan internet hattı baldızımın eşi olan Halil E. adına kayıtlı. Bu interneti ben ve ailem ile bacanağım ve ailesi kullanıyor ancak misafirlerden gelen olursa yine internet şifremizi paylaşıyoruz. Ben siber raporunda belirtilen hesapların hiçbirini kullanmıyorum.

Bahsedilen yabancı uyruklu numara da benim kullanımımda değil. Daha önce kesinlikle örgüt veya terör içerikli hiçbir gruba girmedim. C4K #TERÖR isimli Telegram kanalında bulunan Can #T7K@turkiyeninsahibiyim isimli Telegram hesabı bana ait değil. Ben başka hiç kimseye Telegram hesabı da açmadım. Bu hesaplarla hiçbir şekilde bağlantım yok. Bu hesap ve kanalın kime ait olduğunu bilmiyorum.
Yabancı uyruklu numaranın kimin tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Hattı ben çıkarmadım. Hesapları ben açmadım. Siber raporunda belirtilen 05.. numarayı hatırlıyorum ancak bana mı ait değil mi ona ilişkin net bir bilgim yok. Hatırladığım kadarıyla bu numara 2012 yıllarına ait. Sadece numarayı anımsayabiliyorum. O dönem ben mi kullandım, başkasına mı çıkardım tam olarak hatırlamıyorum. Kollukta vermiş olduğum beyanımda bahsetmiş olduğum Selami K. isimli şahıs benim kuzenim."
F.K. ifadesinin devamında adeta kendisine acındırmaya çalışarak çocukları olduğunu ve tutuklanmak istemediğini şu sözlerle belirtti:
"Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bahsetmiş olduğunuz mesajı ben atmadım, yine okumuş olduğunuz Telegram kanalı bana ait değil. 05.. numaralı telefonu kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum, belki önceden çıkartıp kapatmayı unutmuşumdur. Suçlamaları kabul etmiyorum, ben işlemedim.

Evli barklı ve iki çocuk babası biriyim. Benim böyle şeylerle alakam yok, Atlas isimli çocuğun öldürülmesi olayını duymadım. O konuyla ilgili bir bilgim de yok. Tutuklanmak istemiyorum."
İstanbul Güngören'de 14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda iki grup arasında bir kafeden çıktıktan sonra ’yan bakma’ nedeniyle tartışma çıkmış, tartışma kısa sürede kavgaya dönüşmüş, bıçaklı kavgada E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan’ı (16) yaralamıştı.
Ağır yaralanan Atlas hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, E.Ç. suç aleti bıçak ile yakalanarak gözaltına almıştı. E.Ç. ardından tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderilmişti.