Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir canlı yayında Terörsüz Türkiye süreci, Alihan Kuriş ve Alparslan Kuytul dosyaları, AHBAP operasyonları, futboldaki bahis ve şike soruşturmaları ile Muhsin Yazıcıoğlu dosyasındaki örgütsel bağ iddialarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
'Kuriş Suç Örgütü' soruşturmamızda 3. dalga yapıldı. 15 şirkete kayyım atandı, 4 derneğe de kayyum kararı verildi. Son dalgadaki gözaltına alınanlar hakim karşısına çıkmadı, gözaltı süresi var.
En başta da söylediğimiz gibi bu tamamen bir suç örgütüne yönelik operasyondur. Eski bakanımızın ölümüne ilişkin şüpheli bir durum söz konusu. Ahmet Arif Denizolgun'un ölümünden sonra silsileye aykırı şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor. Burada bir suç örgütü var. Devlet aleyhine dolandırıcılık suç örgütü iddiası var. Derinleşebilir mi, derinleşebilir.

Kara para aklama, örgüt kurma yönetme, devlet aleyhine suç iddiası var. Bu iddiaların üzerinden soruşturma da derinleşebilir. Yeni itirafçı beyanları da geliyor. Bu konuda çalışmamız devam ediyor. Paraların yurt dışına çıkarılması konusunda tespitler var. Bunun için çeşitli yöntemler tercih ediyorlar. Bir turizm şirketleri üzerinden elden para vererek, paraları yurt dışına çıkartıyorlar. Köln’de bir yapılanma var. Merkezlerini oraya taşımak istiyorlar. Başsavcılığımızın çalışması devam ediyor.
Alihan Kuriş 1982 doğumlu. Çok genç yaşta annesi ve diğer kardeşi de yakalandı. Onların mal varlığına bakınca 185 civarında taşınmaz var. Kuriş’in geçmiş dönemine de baktık. 25 yaşındayken Porcshe marka araba kullandığını gördük. Bunların hepsi inceleniyor. Soruşturmalarda MASAK raporları önemli. Başsavcılığımız yeni şirketlerle ilgili de raporlar isteyecek. Başsavcılığımızın takdirinde yeni dalgalar olabilir.
Bir doğal ölüm mü, dışarıdan müdahale ile ölüm mü? Feth-i kabir yapıldı. Burada şüpheler var.
Alihan Kuriş, 36 yaşında başa geçiyor. Örgütün içindeki yapılanma değişiyor. Dosyaya sunulan bir Adli Tıp Raporu da var. Adli Tıp Raporu bekleniyor, bu ne zaman çıkar, bekliyoruz. Bir boğulma iddiası var. Sağlık ekiplerine geç haber verme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor. Soruşturma muhtemelen derinleşecektir. Biz de takip ediyoruz.
2 soruşturmamız var. Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik soruşturmanın dışında Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen ayrı bir soruşturma var.

İnsanların zorla, tehditle, şantajla para almalar, senet imzalatmalar var. Şantajlar var. Başsavcılarımızın uhdelerinde devam ediyor. Alparslan Kuytul özellikle 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde söylediği sözler var 'darbe başarılı olsaydı' gibi. Burada devam eden süreç var.
Alparslan Kuytul örgütünde Kuriş örgütünde olduğu gibi Glooper tarzında bir haberleşme ağı tespit etmedik. Glooper dedikleri aplikasyon gizliliğe riayet edilerek oluşturulan bir program. Ayrıca bir muhasebe programı var. En son 54 kişi alındı gözaltına. Muhasebe kayıtları üzerinden sahte kayıtlar oluşturarak paraların yurt dışına çıkarılması ve sisteme sokulması yönünde çalışma yapıyorlar.
(İdris Naim Şahin'e tahsisli çakarlı araçlar hakkında) Çakarlı araba ile kaçmaya çalışıyorlar. Bu amaçla kullandıkları değerlendiriliyor. İdris Naim Şahin bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor.
Mehmet Özmen ile öncesine dayanan bir tanışıklıkları var. Bu aracın HTS kayıtlarına baktık. 'Bu aracı sadece İstanbul'a gelince kullanıyorum' diyor Bakan İdris Naim Şahin Bey ama bu araba uzun süredir kullanılıyor. HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor.
Muhsin Yazıcıoğlu olayında FETÖ'nün bir organizasyon yaptığını gördük. Pilot, pilotun eşi, pilotun da dahil olduğu Elazığ'da toplantı yapılıyor. Bu toplantıya Adil Öksüz de katılıyor. Adil Öksüz, cinayetten bir gün önce yurt dışına gidiyor. Artık cinayet diyebiliyoruz. Çok kuvvetli şüpheler var.
Operasyon ve soruşturma derinleşecektir. Muhsin Yazıcıoğlu'nu çok severdim. Türkiye'nin yetiştirdiği önemli bir değerdir, güçlü bir liderdir. Sonuna kadar gideceğiz, ucu nereye dokunursa dokunsun. FETÖ'nün yaptığı bir eylemdir. Öyle görünüyor. Özellikle pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izi çıktı.

Pilotun mahrem imamlarla, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile Elazığ’da toplantılara katıldığı çıktı. Soruşturma derinleşecektir. Sonuna kadar takip ediyoruz.
Muhsin Yazıcıoğlu Türkiye’nin yetiştirdiği nadide bir insan, güçlü bir liderdi. Burada hem kamu vicdanını tatmin eden bir soruşturma yürütülüyor hem de ailenin vicdanını tatmin eden bir soruşturma yürütmeye çalışıyoruz.
Süresiz nafaka Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Ekim ayında bu yasalaşacak. Bu hakkaniyete aykırı, 1-2 gün evli kalan şahsın ömür boyu nafaka ödemesi vicdanlara aykırı. Hakim, durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabilecekleri bir düzenleme yaptık. Gerekirse bir süre koyarak, nafaka ödenmesi kararını verecek. Kadınlarımızı üzmeyen bir düzenleme yapılacağını söylemek istiyorum.
467 gibi büyük bir oy çoğunluğu ile Terörsüz Türkiye Yasası kanunlaştı. Özellikle yasa yürürlüğe girdikten sonra hukuk sürecini Adalet Bakanlığı takip edecek. Bir kısmı yasalaştıktan sonra Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra görevlerine başlayacak.
Burada ilk toplantımızı yaptık, önemli kararlar aldık. Alt komisyonların kurulması önemliydi. Tekrardan toplantı yapabiliriz. Bunun zamanını belirlemedik.
2.3 trilyon dolar terörden dolayı bir kayıp var. Terörün olduğu bir yerde yatırım, istikrar ve adalet sağlanamaz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın bilge lider Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum.
Ben Nevşehirliyim, Kapadokya'ya insanlar turizme geliyor. Tunceli'ye Munzur'a insanlar neden turizme gitmesin. Yatırımlar olacak bunlar çok önemli.
Bu süreci provoke etmek isteyenler oluyor. Tribünlerde istenmeyen bir şeyler oldu. Sürecin sabote edilmesine göz yummayacağız.
Biz temiz spordan yanayız. Arkadaşlarımız çalışma yapıyorlar. Başsavcılarımız nezdinde bir birim kurduk. Şike, teşvik, bahis ile ilgili. Disiplin cezası verdikleri şahıslara biz soruşturma açmıyoruz. Yakın zamanda operasyonlar olabilir, soruşturmalar olabilir. Biz sporun temiz kalmasını istiyoruz.
Mahkemeler siyaset arenası değildir. Orada siyasi şov yapamazsınız. Hakkınızda isnatlar vardır, o isnatlara ilişkin savunmanızı yaparsınız. Ekrem İmamoğlu orayı sanki bir siyaset arenasına çeviriyordu.
Şu an dinlenen şahısların beyanları bir iç hesaplaşmayı gösteriyor. En son Muzaffer Beyaz, Ertan Yıldız, Adem Kameroğlu dinlendi. Bunlar açık açık İmamoğlu’nun kurduğu sistemde paraların nasıl aklandığını anlattı. Burada sanık Ekrem İmamoğlu ile bu sanıklar arasında bir gerginlik oluyor.

Bunlar daha önceden savcılık aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerdi. Sürekli olarak "zorla bu şahısların ifadesi alındı, savcılık baskı yaptı, ailesiyle tehdit etti" gibi iddiaları kullandılar. Şu an mahkeme salonunda bir heyet var biliyorsunuz. Savcılık aşamasında dinlenen şahısların aynı beyanları tekrar ettiğini görüyoruz. Burada da Ekrem İmamoğlu’nun üzerine isnat edilen eylemlerle ilgili mahkeme sorular soruyor ve İmamoğlu da gerginlik çıkarıyor. En başta bu dava açıldığında ‘Bu yargılama canlı yayında yayınlansın, kendimize güveniyoruz’ gibi bir söylem vardı. Şu anda ben Ekrem bey acaba aynı tavır içinde olur mu diye sormak istiyorum.
Etkin pişmanlıktan faydalanan kişi mahkemenin takdirine göre verilecek ceza indirilebiliyor. Oradaki şahıs da gerçekleri söylemek istiyor. Burada savcılık aşamasında dinleme yapılmıştı zaten, bu beyanları da tekrar ettiler. Mahkeme haftanın 4 günü de duruşma yapıyor ve şu anda tutuksuz sanıkların da dinlenmesine geçildi.
AHBAP soruşturmasında 3 dalga yapıldı, 37 kişi şu an tutuklu. Burada aynı şekilde vatandaşlarımızın iyi niyetli duyguları rencide edilerek bir örgüt var. Yeni bilgi ve belgeler olabilir, soruşturma derinleşebilir. Deprem zamanı bazı ünlüler, sanat camiası sosyal medyada sanki devlet görevlileri işini yapamıyor, güvensiz gibi bir algı çizerek vatandaşlarımızı AHBAP’a yönlendirdiler.
Bu kapsamda da savcılık ifade aldı. Hepsi de ‘Haluk Levent’e güvenmiştik ama bizi kandırdığını öğrendik’ dediler. Burada tespitler çok net. Haluk Levent bir kumar sarmalına düşüyor. 245 milyon dolar deprem zamanı toplanan para bu. Savcılık bir bilirkişi heyeti kurdu. Bu paraların hangi amaçlarla harcandığı konusunda tespit yapılmaya çalışılıyor. Gerçekten yardım yapıldı mı, deprem konutları yapıldı mı... Gördüğümüz durum böyle değil.

Haluk Levent taşınmazları üçüncü bir şahsa devrediyor. Burada da vatandaşlarımızın iyi niyetli davranışları sömürülmüş. İnsanlarımız elinden geldiğince yardım etmeye çalıştı ama burada da Alihan Kuriş olayında da gördüğümüz gibi vatandaşlarımızın iyi niyetlerinin maalesef suistimal edilerek paralarının boşaltıldığını tespit ettik. Haluk Levent’in yasa dışı ve yasal bahis sitelerindeki hareketleri tespitli. Soruşturmanın derinleşme durumu da olabilir, takdir başsavcılığımızda.