Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bolu Belediyesi'ndeki kurban vurgunu iddiasına yönelik soruşturmada, farklı şehirlerden 10 bağışçının ifadeleri de dosyaya eklendi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma dosyaya giren ifadeler vurgunun boyutunu gözler önüne serdi. Mağdurlar Bolsev Vakfı’na kurban bağışında bulunduklarını ancak ibadetlerinin yerine getirilmediğini sonradan öğrendiklerini beyan etti.

Dosyadaki ifadeler incelendiğinde dikkat çeken ortak bir yöntem ortaya çıktı. Mağdurların bir kısmı sosyal medya üzerinden yayılan ilanlarla, bir kısmı broşürler ya da tanıdık tavsiyeleriyle vakfa ulaştı.
Bağış sonrası birçok kişiye telefonla ya da mesajla dönüş yapıldığı, “kurbanınız kesildi” ya da “Allah kabul etsin” şeklinde ifadeler kullanıldığı öne sürüldü. Bu mesajların, bağışçıların güvenini pekiştirdiği ve şüpheyi ortadan kaldırdığı değerlendiriliyor.

İfadelerde en çarpıcı nokta ise mağdurların neredeyse tamamının aynı cümleyi kurması oldu: “Kurbanın kesilmediğini sonradan öğrendim.” Bazı mağdurlar, kendilerine kesim yapıldığı yönünde bilgi verildiğini belirtirken, bazıları ise hiçbir geri dönüş alamadığını söyledi. Ancak sonuç değişmedi; bağış yapılan kurbanların kesilmediği iddiası dosyanın merkezine oturdu.

Mağdurların ifadelerinde ortak bir pişmanlık dikkat çekti. Birçok kişi, eğer kurbanların kesilmeyeceğini bilseydi bağış yapmayacağını açıkça dile getirdi. Özellikle yüksek miktarlarda bağış yapan bazı kişilerin, dini hassasiyetlerinin istismar edildiğini düşündüğü ve bu nedenle büyük üzüntü yaşadığı ifade edildi. Mağdur ifadelerinde “Hakkımı helal etmiyorum” ve “Allah’a havale ediyorum” beyanları dikkat çekti.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında yeni mağdurların ortaya çıkabileceği, sosyal medya üzerinden yapılan yapılan tüm bağış çağrılarının mercek altına alındığı öğrenildi.