Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 22 Aralık 2025 tarihinde, evde oksijen değerlerinin düşmesi üzerine hastaneye kaldıran Cindoruk'un 92 yaşında yaşamını yitirdiği bildirildi.

Hüsamettin Cindoruk'un vefatının ardından siyasilerden art arda taziye mesajları geldi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türk siyasetinde derin izler bırakan duayen siyasetçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi 17'nci Başkanı Hüsamettin Cindoruk’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum." dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise "Eski TBMM Başkanımız, 17 ve 19'uncu dönem Milletvekilimiz Sayın Ahmet Hüsamettin Cindoruk’un vefat haberini derin bir üzüntüyle aldım. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.
Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri olan Hüsamettin Cindoruk, uzun yıllar merkez sağ siyasette görev almış, avukat ve siyasetçi kimliğiyle öne çıkmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı başta olmak üzere birçok önemli görevde bulunan Cindoruk, özellikle 1980 sonrası siyasi dönemde etkili isimlerden biri olarak dikkat çekmiştir.
1933 yılında İzmir’de doğan Hüsamettin Cindoruk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Genç yaşlarda hukuk alanında çalışmaya başlayan Cindoruk, daha sonra siyasete atılarak Türk siyasetinde aktif rol üstlendi.
Demokrat Parti geleneğine yakın çizgide yer alan Cindoruk, Adalet Partisi, ardından Doğru Yol Partisi (DYP) bünyesinde siyaset yaptı. 1970’li yıllardan itibaren milletvekilliği görevinde bulunan Cindoruk, merkez sağın önde gelen temsilcilerinden biri haline geldi.
Hüsamettin Cindoruk, siyasi kariyeri boyunca en dikkat çeken görevlerinden birini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak yürüttü. 1991-1995 yılları arasında TBMM Başkanlığı görevinde bulunan Cindoruk, bu dönemde Türk siyasetinde önemli bir konuma sahipti.
Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 1993 yılında vefat etmesinin ardından, anayasal süreç kapsamında kısa bir süre Cumhurbaşkanlığına vekâlet etti. Bu göreviyle Türkiye’de devlet yönetiminde kritik bir dönemde sorumluluk üstlendi.