Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında ifade veren oyuncu Eda Ece basın mensuplarının Haluk Levent'le ilgili soruları üzerine, "İnanın ben tanımıyorum. Ahbap'a hiç bağış yapmadım" dedi. Eda Ece'nin soruşturma kapsamında ifadeleri ortaya çıktı.

İşte Eda Ece'nin ifadeleri:
"Uzun yıllardır televizyon sektöründe çalışıyorum. 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen büyük depremler sırasında İstanbul'da 'Yasak Elma' dizisinin çekimlerindeydik. Televizyon yapımlarından ekmek yediğimiz için topluma karşı manevi bir borç hissettik ve ekip olarak depremzedelere yardım etmek istedik. Sette birlikte çalıştığımız rol arkadaşım Şevval Sam, bizi Haluk Levent'e karşı kesin bir dille uyardı; geçmişi nedeniyle kendisine güvenemeyeceğimizi söyledi. Ben daha önceden Haluk Levent ile tanışmıyordum. Deprem sürecinde ve sonrasında da kendisiyle hiçbir şekilde irtibata geçmedik, yüz yüze gelmedik; telefon numarası dahi bende yoktur.

Biz yalnızca dizi ekibi olarak kendi organize ettiğimiz yardımları deprem bölgesine tır ile gönderdik. Sosyal medyadan tespit edebildiğimiz oyuncak ve kıyafet gibi ihtiyaçları, bireysel inisiyatifimizle paketleyip yardımcı olmaya çalıştık. Ayrıca İstanbul'a getirilen Darülaceze'deki çocuklarla bir araya geldik; Adana ve Ankara'daki depremzede hastaları hastanede ziyaret ettik. Bu ziyaretlerin hiçbirine basını çağırmadık ve hiçbir dernek çatısı altında gitmedik. Yalnızca depremzedelerin acılarını paylaşabilmek ve yanlarında durabilmek istedik.Deprem sürecinde çok büyük acılar yaşandı. Hastanede uzuvlarını kaybetmiş insanlar gördüm; küçük çocuklar dahi organlarını kaybetmişti (Beyanda bulunanın bu sırada ağladığı görüldü). Bu kadar büyük bir acı varken, toplanan yardım paralarının usulsüzlük amacıyla kullanılabileceğine inanamıyorum.
Şevval Sam bizi Haluk Levent'in kötü niyetinden korumuş oldu; zira birçok ünlü gibi biz de deprem sırasındaki yardım motivasyonumuzu AHBAP’a yönlendirebilirdik. Ancak biz set olarak AHBAP'ı öyle bir yok saydık ki nerede konumlandığını bile sorgulamadık. Devlet kurumlarının rakibi olarak parlatılmaya çalışıldıysa da benim bununla alakalı bir bilgim yoktur; bizim için bu yapı hep şüpheliydi. Kamuoyunda Kızılay ve AFAD'a rakip olduğu algısı yerleşmiş olabilir. Ben yalnızca ATV'de yayınlanan AFAD'ın bağış programına katıldım. İçişleri Bakanlığı tarafından aranarak davet edilmiştim. Bu programa saçımı yapmadan ve makyajsız katıldım. Bu nedenle acıyı sahiplendiğim ve toplumun asıl benimsediği ünlü olduğum yönünde yorumlar yapıldı.Bana sorduğunuz, 'Deprem bölgesinde yapılan şeyi başkaları yapıyor sandılar, sandıktan onu anladık.' anlamına gelen sözleri ELLE Style Awards ödül töreninde söylemiştim. Haziran 2023'te İstanbul Divan Otel'de yapılan ödül töreninde, Şubat ayı dergi kapağı ünlüsü seçilmiştim. Beni Şubat ayı için seçmelerinin sebebinin, deprem sürecindeki duyarlılığım olduğunu düşünmüştüm.

Depremden sonra ilk kez saçımı ve makyajımı yapıp, kendimi toparlanmış hissederek sahneye çıktım. Stil ödülü alırken dahi depremden bahsettim ve konuşmamın tamamı yayınlandı. Ancak konuşmamın sonundaki haddini aşan şakam cımbızlanarak, tüm deprem sürecinde yaptıklarım silinmek istendi. Ödül töreninin neşesini deprem konusuyla bozduğumu düşünüp bir ağırlık hissettim; bu nedenle duygusal konuşmamı bir şaka ile bitirmek istedim. Sektörde şakacılığımla bilinirim ancak hâlâ neden böyle bir söz söylediğimi anlayamıyorum. Zaten konuşmamın devamında, 'Bir hafta sonra düğünüm var' gibi saçmalamaya devam etmişim. Olayın bu kadar büyüyebileceğini aklımın ucundan dahi geçirmedim.
Asıl üzüldüğüm husus, depremzedelerin bana kırılmış ve gücenmiş olmasıdır; en büyük pişmanlığım budur. Uzun süre, depremzedelerden aldığım o kardeşlik övgüsünü kaybettiğimi düşündüm (Beyanda bulunanın bu sırada ağladığı görüldü).Konuşmamdan bir hafta sonra bir özür metni paylaştım ancak toplumda bir karşılığı olmadı. Ahmet Hakan, Hürriyet gazetesindeki köşesinden 'Ödülünü al, S...' şeklinde bir yazı dahi yazdı.
2023 yılının Haziran ayında evlendim, Temmuz ayında ise kızıma hamile kaldım. Geçen bu 3 yıllık süreçte sessizce yorumları okudum ve medyada hiçbir projede yer almadım. Hamile olmama ve ekranda görünmememe rağmen linç kültürü devam etti. Sözlerim nedeniyle defalarca özür diledim; haddini aşan bu ifadeleri kesinlikle kullanmamalıydım.
AHBAP soruşturması açılınca, insanlar Haluk Levent'e ve AHBAP'a yardım ettiğimi iddia ederek tutuklanmamı isteyen tweetler attılar. Ben de bunun üzerine geçen hafta 5 sayfalık bir özür metni daha paylaştım. Bu süreçte yapımcılara ya da avukatlara danışmadım; yalnızca içimden gelenleri içtenlikle dile getirdim. Keşke bir zaman makinesi olsa ve söylediklerimi geri alabilsem. Beni ifadeye çağırdığınız için teşekkür ederim; çünkü uzun zamandır kendimi doğru ifade etmek istiyordum. Ben AHBAP'a ve Haluk Levent'e hiçbir zaman yardım etmedim. Ancak sandıkla alakalı sarf ettiğim hadsiz sözlerim için tekrar özür dilerim, çok pişmanım."