Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Tunceli'de Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin dosya, 6 yıl sonra tozlu raflardan indirildi. Yeniden ele alınan soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu hakkında tutuklama kararı verilirken, Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanan koruma polisinin beyanları dikkat çekti.
Eroğlu, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında çarpıcı beyanlarda bulundu. Eroğlu, Gülistan Doku’yu arama çalışmaları sırasında bulunan kimliği belirsiz bir cesedin, Gülistan Doku olup olmadığının teşhisini bizzat Vali Sonel’in yaptığını söyledi.

Eroğlu ifadesinde şöyle dedi:
“Bir gün, sanırım arama çalışmaları sırasında, ceset bulunduğu yönünde ihbar gelmişti. Ben makamdaydım. Bu haber üzerine ekipçe, Vali Bey ile birlikte 4 araçla Sarı Saltuk Viyadüğü yakınına gittik. İhbarın nasıl ve kime geldiğini hatırlamıyorum. Olay yerine vardığımızda araçtan indikten sonra, Vali Bey önde olmak üzere yaklaşık 10 kişilik bir ekiple hızlı adımlarla cesedin bulunduğu yere indik. Cesedin yanında jandarmalar vardı. İl Jandarma Komutanı da oradaydı ve bizimle birlikte döndü. Emniyetten kimse var mıydı hatırlamıyorum

Vali Bey, cesedin yanına giderek bizzat yüzüne bakıp ‘Gülistan değil’ dedi. Ben bu sırada cesede çok yakın değildim, yanına kadar gitmedim ve yüzünü görmedim. Sonradan öğrendiğim kadarıyla bu ceset başka bir kayıp kadına aitmiş. Olay yerinde en fazla 10 dakika kalmışızdır. Olay yerinde savcı olup olmadığını da hatırlamıyorum. Gülistan’ın ailesi de orada yoktu. Daha sonra geldiğimiz arazi yolundan önce yürüyerek, ardından araçlara binip makama döndük. Arama çalışmaları, benim Tunceli’den ayrıldığım Haziran ayına kadar sürdü ancak zamanla ekipler azaldı.”

Bulunan cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığının teşhisi için ailesinin neden çağrılmadığı ise bilinmiyor. Şükrü Eroğlu ifadesinin devamında “Gülistan Doku’nun kaybolduğunu ne zaman ve nasıl öğrendiniz?” sorusuna ise şu cevabı verdi:
“Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolduğunu biliyorum. Sanırım ertesi gün ailesi Valiliğe geldi. Gündüz mesai saatleriydi. Ablası Aygül Doku, amcası ve birkaç kişi daha vardı. Valimizin makamına gelerek Gülistan’ın kayıp olduğunu söylediler ve bulunması için Vali Bey’den randevu istediler. Özel Kalem Müdürü de kendilerini görüştürdü"

Doku ailesinin farklı zamanlarda da Vali Sonel ile görüşmek için valiliğe geldiğini aktaran Eroğlu, bu ziyaretlerden birinin ardından Vali Sonel’in kendisini çağırdığını ve “Valiliğimizin girişindeki MOBESE kayıtlarına bir bakın” dediğini anlattı.
Gülistan’ın kafe önünde Zeynal ile görüştüğü ve minibüse bindiği ana ait görüntüleri Vali Sonel'e WhatsApp’tan gönderdiğini belirten Erdoğlu, bu görüntülerin ardından arama çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.

Şükrü Eroğlu’ya sorguda Tunceli’de tüm şehri tepeden gören kameralarla ilgili soru da soruldu.
“Gülistan Doku kaybolduktan 2 gün sonra, Aselsan görevlisinin 5 dakika arayla 155’i arayarak ‘Tüm K noktalarında kamera değişimi olacak’ dediği, ilk arayışında 2 araçla çıkacağız dediği, 2. Arayışında 3 araçla çıkış yapacağız dediğinin tespit edildiği, Gülistan Doku köprüde ve barajda aranırken neden tüm şehri tepeden hakim gören ve Gülistan’ın akıbetini aydınlatmaya yarayabilecek olan K noktalarındaki kamera kayıtları alınmadığı gibi neden 2 gün sonra değiştirilmesine karar verildi.
Bunun kararını kim verdi, talimatı veren kimdir?” şeklindeki soruyu Eroğlu cevapsız bıraktı. Eroğlu, konu hakkında bilgisi olmadığını belirterek, “Ben bu konuyu ilk kez duyuyorum. Konu hakkında bir bilgim yoktur. Bu konuyu benim görevim vali koruması olması nedeniyle bilmem mümkün değildir" dedi.

Öte yandan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel gözaltına alınırken, yakın koruması Şükrü Eroğlu'nun ifadeleri dikkat çekti. Tuncay Sonel'i 2016 yılında kaymakamlığından tanıdığını ve uzun yıllar birlikte çalıştığını ifade eden Eroğlu, "Uzun süre korumalığını yaptığım için kendisi ile amir memur pozisyonunda samimi de olduk ama ailecek görüşmezdik, ben kendisini severdim, hatta 2019 yılında doğan oğlumun adını bile Tuncay koydum. Mustafa Türkay Sonel'i de valinin oğlu olması ve uzun süre birlikte çalışmamın sebebiyle yakından tanırım. 2019-2020 yıllarında liseye gidiyordu. Bana karşı saygılı idi, polisler ile de çok sık zaman geçirirdi, bu sebeple de silahı merakı varmıydı bilemem ama elinde ekip arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla boncuk atan airsoft silah diye tabir edilen uzun namlulu silahlardan aldığını biliyorum" dedi.