Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da Stratejik İletişim Zirvesi'nin açılış konuşmasında önemli açıklamalarda bulundu.

Duran'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;
Wallerstein'ın o meşhur ifadesiyle bildiğimiz dünyanın sonundayız. Bir zamanlar daha çok akademik öngörülerde ve fütüristik anlatılarda yer bulan bu dönüşüm, bugün artık somut bir gerçeklik olarak hepimizin önündedir. Bugünün dünyasında... Bugün adeta canlı yayınlarda gerçekleştiği güç kullanarak toprak kazanma girişimlerinin ise açıkça bu dönüşümün en çarpıcı yansıması ise normlar ve değerler alanında görülmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir daha asla denilen soykırımların bugün adeta canlı yayınlarda gerçekleştiği güç kullanarak toprak kazanma girişimlerinin ise açıkça ve pervasızca dile getirildi. getirildiği bir dönemdeyiz. Bu tablo çifte standardı sistematik biçimde uygulayan bir grup ülkenin iddia ettikleri ahlaki üstünlüğü aşındırmakla kalmayıp büyük ölçüde yitirmesine yol açmıştır. Aynı ülkeler kendi sınırları içinde islamofobi. söylemleri sıradanlaştırarak bu çelişkiyi daha da derinleştirmektedir. Bu çelişkili ve sertleşen ortam yalnızca küresel düzeyde değil bölgesel dinamiklerde de yıkıcı etkiler üretmektedir.
Bölgesel destabilitizör ülkeler Belirsiz ve sonu olmayan saldırgan politikaları yeni stratejik denklem olarak sunmaya çalışmaktadır. Bu durum mevcut istikrarsızlığı derinleştirmenin ötesinde geleceğe dair belirsizliği kalıcı hale getirmektedir. Değerli katılımcılar, Gazze'de yaşananlar bunun en çarpıcı örneğidir. İsrail'in soykırımı karşısında uluslararası hukuk işletilememiş, sivillerin katledilmesi... karşısında küresel sistem ne yazık ki suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken çarpılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum yalnızca siyasi bir başarısızlık değil aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür. Bu noktada teknolojik dönüşüm süreci krizin etkisini de elbette daha da ağırlaştırmaktadır.
Yapay zeka, algoritmalar ve değişiklikler. Manipülasyon araçları yaşananları kimi zaman görünmez kılmakta, kimi zaman daha da ağırlaştırmaktadır. Yapay zeka, algoritmalar ve dijital manipülasyon araçları yaşananları kimi zaman görünmez kılmakta, kimi zaman ise gerçekliği çarpıtarak bambaşka biçimlerde algılanmasına neden olmaktadır. Uluslararası toplum, enformasyon çağının hızını henüz sindirememişken, şimdi çok daha yıkıcı bir evreyle karşı karşıyayız. Dezenformasyon çağıyla. Bu yeni evrede yalnızca bilgi değil, hakikatin kendisi de sistematik biçimde aşındırılmakta. yeniden şekillendirilmektedir. Değerli katılımcılar, Türkiye uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü çok önceden görmüştür. Ve bu yönde defalarca da güçlü uyarılar. zamanda hakikatin korunması ve savunulması konusunda da birini oluşturduk. Değerli katılımcılar, elbette şimdiye kadar ifade ettiğim bu mücadele yalnızca saha olarak diplomasiyi seçmedi. Aynı zamanda hakikatin korunması ve savunulması konusunda da bir kararlılık gösterildi. Cumhurbaşkanımız sosyal medya ve dijital haberciliğin ilk dönemlerinden itibaren dezenformasyon algı yönetilmiştir.