Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Önce Şanlıurfa, bir gün sonra da Kahramanmaraş’taki okullara düzenlenen saldırılar Türkiye'yi derinden sarstı. Kahramanmaraş’taki cani İsa Aras Mersinli, düzenlediği saldırıda bir öğretmen ile 9 öğrenciyi katletti.
Türkiye'yi hüzne boğan bu saldırının failine ilişkin yeni detaylar da çıkmaya devam ediyor. İsa Aras Mersinli’nin 11 Nisan’da İngilizce kaleme aldığı bir nota ulaşıldı.
Caninin saldırı öncesi yazdığı notta; bir hazırlık sürecinde olduğunu, yalnız hissettiğini ve kendisini üstün gördüğünü ifade ettiği görüldü.

Kahramanmaraş canisi İsa Aras Mersinli’nin 11 Nisan tarihinde yazdıkları şu şekilde:
"Bunu yazarken tarih 11 Nisan 2026. Sen bunu okuduğunda ya bir şey planlıyor olacağım, yapmış olacağım ya da yapmak üzere olacağım. Hayatım boyunca hep yalnız kaldım. Nedenini bilmiyorum, aslında çok fazla şeyim vardı. Hep insanlarla kaynaşmaya çalıştım ama yalnız kaldım. İnsanların beni tanıması, fark etmesi hoşuma gidiyor. Bu dünyadaki varlığımı ve verdiğim zararı hissetsinler istiyorum ki sonunda beni fark etsinler. Bunun nasıl olacağını bilmiyorum ama yapacağım. Ancak yalnızlık yaptığım şeyin sebebi değil. Yapmak istesem de yalnızlık yüzünden suçlayamam. İnsanlar bunu yapıyor ama bu doğru değil. Yalnızlık bir sebep değildir.

İnsanlar benim bu durumum yüzünden bazı şeyleri varsayıyor ama bu yalnızlıktan değil. Zaten yalnızım. Çok yalnızım. Neredeyse hiç arkadaşım yok. Sadece 2 arkadaşım var ve çoğu zaman konuşmuyoruz. Ailem benden nefret ediyor, benden korkuyor ve hayal kırıklığına uğramış durumda. Hep yalnızım. Ama şunu düşünmek yalnızlığın bir sebep olduğu anlamına gelmez. Yalnızlık bir sebep değildir. Bu sadece bir durumdur.

Ben bir dahiyim. Herkesten daha iyiyim. En üstün insanım. Kendime sadığım. Ben daha iyiyim. Ortalama zekanın çok üstündeyim. 130 IQ testim vardı. Okulda hiç çalışmadan hep yüksek notlar aldım. İnsanlar hep yaşıma göre olgun olduğumu söyledi.

İngilizceyi okuldan öğrenmedim. Evde de konuşmuyordum. Sadece birkaç yıl içinde kendiliğinden akıcı hale geldim. İngilizce'yi, insanların söylediklerini Türkçe'ye çevirerek öğrendim. Zamanla direkt İngilizce düşünmeye başladım. İngilizce'yi bu şekilde öğrendim. Zamanla Türkçe'den bağımsız düşünmeye başladım. Sadece İngilizce düşünüyordum. Bu yüzden İngilizce'yi bırakamıyorum. Okulu bıraktım. Anaokulunu bıraktım ve İngilizceyi öğrendim. 3. sınıfa kadar okudum, sonra ilkokuldan ayrıldım. Küçükken bile okuldaki herkesten daha zeki olduğumu düşünürdüm. Onlara bakar ve 'annemin aptal arkadaşlarının çocukları' gibi görürdüm. Daha ilkokuldayken onların gerisinde olduklarını düşünürdüm. Benim kadar hızlı öğrenemediklerini fark ettim. Bu yüzden okulu bıraktım. Okul bana bir şey katmıyordu. Kendi kendime öğrenmek daha hızlıydı. Ben zaten herkesten daha iyiyim"