Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Manavgat Belediyesi’ndeki rüşvet soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Tutuklu eski Yapı Kontrol Müdürü, etkin pişmanlıktan faydalanarak ifade verdi. Belediyede 160 kişilik devasa rüşvet ağını deşifre eden itirafçı müdür, 2016-2024 yıllar arasında kaçak yapıların nasıl bir "gelir kapısına" dönüştürüldüğünü anlattı. Rüşvet trafiğinin boyutu dudak uçuklatırken, rüşvet ağının bireysel ölçekte olmadığını organize bir finans yapısının kurulduğu öne sürdü.

2016-2024 yılları arasında Manavgat Belediyesi’nde yapı kontrol müdürü olarak görev yapan tutuklu isim, etkin pişmanlık ifadesinde belediye içindeki rüşvet yapılanmasını detaylarıyla ortaya koydu. Göreve getirilme sürecinden itibaren sistemin belirli kişiler üzerinden yürüdüğünü anlatan şüpheli, imara aykırı yapılaşmaların özellikle takip edildiğini ve sürecin en kritik noktasının “iş bitim belgesi” olduğunu söyledi.

İfadeye göre, imara aykırı otellerin dosyaları bilinçli şekilde bekletildi. Süreç, üst düzey yöneticilere bildirildi ve otel sahipleriyle temas kurulduktan sonra devreye doğrudan “rüşvet” mekanizması girdi. Taraflar arasında rüşvet trafiği tamamlanmadan hiçbir dosyanın ilerlemediği vurgulandı.
Şüpheli, sistemin en net kuralını şu sözlerle ortaya koydu: “Maddi menfaat sağlanmadan hiçbir otelciye iskân verilmezdi.” Bu cümle, soruşturmanın merkezine oturan en kritik detaylardan biri oldu.

Belediyedeki sürecin yalnızca tek bir kişiyle sınırlı olmadığı, birden fazla isim üzerinden yürütülen organize bir yapı olduğu ifade edildi. Şüpheli, bazı rüşvetlere doğrudan katıldığını, bazılarına aracılık ettiğini, bazı durumlarda ise pay aldığını açıkça beyan etti.
İfadede yer alan detaylar, rüşvet çarkının boyutunu gözler önüne serdi. Otellerin imara aykırı olmasına rağmen iş bitim belgesi ve iskân alabilmesi için yüz binlerce dolar ve euro seviyesinde ödemeler yapıldığı anlatıldı.
Şüpheli, bazı ödemeleri bizzat elden aldığını, bazılarının restoranlarda, bazıların ise farklı noktalarda teslim edildiğini belirtti. Paraların genellikle parça parça verildiği, sürecin dikkat çekmemesi için farklı yöntemler kullanıldığı da ifade edildi.
İtiraflarda en dikkat çeken başlıklardan biri ise sistemin tek yönlü olmamasıydı. Şüpheli, yalnızca kendisinin değil, farklı birimlerde görevli isimlerin de bu süreçten pay aldığını söyledi.
İmar süreçlerinin bilinçli şekilde yönlendirildiği, bazı projelerde “önce kaçak yapılmasına göz yumulduğu”, ardından bu durumun bir baskı unsuru olarak kullanıldığı vurgulandı. Böylece otel sahiplerinin ödeme yapmaya mecbur bırakıldığı bir düzen kurulduğu ifade edildi.
İfadeye göre, kaçak yapılaşma belediye için bir sorun değil, gelir kapısı haline getirildi. Denetimlerin seçici yapıldığı, bazı otellere göz yumulurken bazılarının özellikle hedef alındığı belirtildi.
Bazı durumlarda yıkım kararlarının bile bir pazarlık aracı olarak kullanıldığı, “sorun çözülünce” işlemlerin durdurulduğu anlatıldı. Bu süreçte belediye içindeki karar mekanizmalarının tamamen kontrol altında olduğu öne sürüldü.
Şüpheli ifadesinde, rüşvet trafiğinin sadece bireysel değil, organize bir finans ağı üzerinden yürütüldüğünü de dile getirdi. Bazı isimlerin “kasa” olarak kullanıldığını, ihaleler ve organizasyonlar üzerinden para toplandığını söyledi.
Toplanan paraların farklı yatırımlara yönlendirildiği, gayrimenkul ve projeler üzerinden değerlendirildiği iddiaları da dosyaya girdi.
Manavgat soruşturması kapsamında bugüne kadar yaklaşık 160 şüpheli hakkında adli işlem tesis edildiği öğrenildi. Bu kişilerin büyük bölümünün imar, ruhsat ve iskân süreçleriyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Yetkililer, dosyanın giderek genişlediğini ve yeni göz altıların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin soruşturmanın derinleşmesini beraberinde getirdiği kaydediliyor.