Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Meclis Başkanlığının 2027 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonda bütçenin sunumunu yaparken ödeneğin toplam tutarının 33 milyar 787 milyon TL olduğunu açıkladı.
Kurtulmuş, bütçeyle ilgili milletvekillerinin sorularına cevap verirken Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Açıklamalarında milletvekili danışmanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi yönünde talepler olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, konunun daha önce de gündeme geldiğini ve bu konuda bir hazırlık yapıldığını da belirtti.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, müzakereci demokrasi, demokratik standartları yüksek bir Meclis uygulaması bakımından fevkalade büyük bir değer ürettiğini anlattı.
Hem milletvekillerinin hem de Komisyon'a davet edilenlerin büyük bir çabayla katkıda bulunduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Herhangi bir konuda oturup anlaşılamaz, konuşulamaz zannedilen TBMM, istisnasız hemen hepimizin kabul edeceği gibi Cumhuriyet'imizin ilk 100 yılının en büyük sorunu olan terör meselesini çözebilmek için fevkalade samimi bir çalışma ortamını başarıyla ortaya koymuştur." dedi.

Kurtulmuş, komisyon raporunun bir bütün olduğunu ve yol haritası niteliği taşıdığını belirterek, şöyle devam etti:
"Terörün çözülmesiyle ilgili 6. bölümde yer alan konular olduğu gibi Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilmesiyle ilgili yine ittifakla kabul ettiğimiz 7. bölümdeki konular da Türkiye siyasetinin birebir kontrolündedir. Hem Komisyon Başkanı hem TBMM Başkanı olarak ve komisyona katkı sunmuş olan bütün siyasi partiler olarak hiç şüphesiz 7. bölümdeki demokratikleşme adımlarının da gerçekleştirilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz."
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 oyla kabul edilmesinin sadece bir rakamdan ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, bunun, toplumun hemen hemen bütün kesimlerinin "evet" dediği bir durum olarak ortaya çıktığını kaydetti.
Kurtulmuş, buna itiraz edenlerin de bulunduğunu ve bu itirazları saygıyla karşıladıklarını, bu durumun Türk demokrasisine büyük bir katkı sunduğunu dile getirdi.
Komisyon Raporu'nu "bir kapının aralanması", söz konusu kanunu ise "o kapının sonuna kadar açılması" olarak niteleyen Kurtulmuş, "Bu kapı barışa, dostluğa, kardeşliğe, birliğe, beraberliğe, bütün Türkiye'nin güçlü ve büyük Türkiye istikametinde yürüyüşüne ve Allah'ın izniyle de inşallah terörsüz, istikrarlı bir bölgeye, Türk'ünün, Kürt'ünün, Arap'ının, Acem'inin, Sünni'sinin, Şii'sinin, Müslüman'ının, gayrimüsliminin, hepsinin huzur içerisinde yaşadığı bir bölgeye sonuna kadar açılan bir kapıdır." ifadelerini kullandı.

Bu durumun bir fırsat ve imkan olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çok açık söylüyorum, kim basit siyasal hesaplarla bu imkanı heba ederse millete ve bütün bölge halklarına karşı sorumlu olur. Bundan sonra bu atılan adımların semeresini Allah'ın izniyle alacağız. İlk bölümde de ifade ettim, bu Irak'ı da Suriye'yi de etkileyecek ve inşallah çok güçlü bir şekilde bu süreçten yüzümüzün akıyla çıkacağız. Tabii bu süreçte farklı fikirleri olanlar olacak. Kusura bakmayın, terör örgütünün şu anda da bir şekilde sözcülüğünü yapan liderlerinin ne söylediğinin bizim için hiçbir kıymeti yoktur. Bizim için kıymetli, değerli olan bu süreci başından itibaren dikkatle yürüten TBMM'deki siyasi partilerdir, partilerin ortaya koymuş olduğu görüşler ve ittifakla oluşturduğu yol haritasıdır."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, halkta zaman zaman bölücü terör örgütü PKK ve uzantılarının silah bırakma sürecine dair tereddütlerinin bulunduğuna da işaret etti.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un her kelimesinin titizlikle hazırlanarak ortaya çıkarıldığının altını çizen Kurtulmuş, yasaya silahsızlandırmanın temini için 3 önemli sigorta konulduğunu vurguladı. Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Bunlardan birisi Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında çalışmalarına başlamış olan kuruldur. Bu kurulun içerisinde devletin bakanları, güvenlik birimlerimizin yöneticileri var ve bunlar sürekli olarak bundan sonraki süreçte de zaman zaman dosya bazında da inceleyerek sürecin ilerlemesine katkıda bulunacaklar.
İkinci sigorta, örgütün silahlarını bütünüyle bıraktığının ve kendisini feshettiğinin ülkemizin güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescili. Bunun da en üst güvenlik kurulumuz olan Milli Güvenlik Kurulu kararıyla kararlaştırılması, ilan edilmesi.
Üçüncü sigorta da izleme komisyonu. TBMM'de önümüzdeki günlerde çok kısa bir süre içerisinde oluşturulacak bu komisyon da siyasi olarak sürecin takibini, kontrolünü, gerektiğinde de ilgili yasa teklifi ile ilgili çalışmaların yapılması ve hatta yürütmede ortaya çıkacak konuları da yakinen takip ederek onlarla da eşgüdüm içerisinde gerekli önerilerin yapılması. Dolayısıyla yasa bizzat süreci kontrol altına almakta. İnşallah bunu ciddi bir şekilde gerçekleştireceğiz.

Çok açık söylüyorum, oyunbozanlık yapan, kurduğu oyunun altında kalır. Buradan bir siyasi hesap peşinde koşan, kurduğu hesabın altında kalır. Bu, bütün milletimizin, 86 milyonun tamamının yıllardır özlemle beklediği bir şeydir."
Dünyadaki çatışma çözümlerine ilişkin yürütülen çalışmalara dikkati çeken Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde alınan mesafenin, başka ülkelerin 8-10 yılda geldiği noktaya eşdeğer olduğunu söyledi.
Türkiye'de daha evvel de bu konuyla ilgili adımların atılmaya çalışıldığını ama ülkenin şartları, bu meselenin TBMM bünyesinde benimsenmemiş olması dolayısıyla benzer teşebbüslerin akamete uğradığını ifade eden Kurtulmuş, "Şimdi çok şükür siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi, bundan sonra da getirmeye hiç şüphesiz devam edecek. Burada söylediğimiz bir şey var. Şimdi bir kapı açıldı ve bundan sonra Allah'ın izniyle kazanan milletimiz olacak. Kazanan bu bölgenin hakları olacak. Kaybedenler ise terör ve savaş baronları olacak." diye konuştu.
Gabar Dağı ziyaretini anımsatan Kurtulmuş, "Önceden bir tek sivil vatandaşın gidemediği Gabar'a şimdi bütün sivil vatandaşlarımız güle oynaya, şenlik havası içerisinde gidiyor. Orada Türkiye günde 85 bin varil petrol çıkartıyor. Bu, muazzam bir gelişmedir. Terör baronları, savaş baronları kaybedecek, milletimiz kazanacaktır." dedi.
Kurtulmuş, "devlet aklıyla millet vicdanının bir araya gelmesinin" süreçteki önemli gelişmelerden birisi olduğunu da vurguladı.
Konya'daki ziyaretinde bir gaziyle yaşadığı konuşmayı anlatan Kurtulmuş, "Gazimiz, 'Ben Gabar'da terörle mücadelede ayağını kaybetmiş olan bir gaziyim. EYP'ye bastım ve ayağım gitti. Ama vatana feda olsun. Bu memlekette asla artık insanlar ölmesin. Bu memlekette artık gençlerin ölmemesi, anaların ağlamaması için biz bu sürecin başarıyla tamamlanmasına büyük destek veriyoruz.' dedi. Kamu vicdanı, millet vicdanı dediğimiz şey budur." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasının bu bölümünde İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş'ın laf atması üzerine kısa bir süre sözlü tartışma yaşandı.
Konuşmasının devamında Terörsüz Türkiye sürecinin bütün milletin, bütün bölgenin iftiharı olacağını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Hiç kimse bu sürecin arkasında başka niyetler aramasın. Hiç kimse bunun üzerinden siyasi hesaplar peşinde olmasın. İnşallah milletimiz bu süreçten de yüz akıyla çıkacak. Cumhuriyet'imizin birinci yüzyılının en önemli sorunu olarak ortaya çıkan sorun, artık tamamıyla Türkiye'nin gündeminden kalkacak ve Türkiye'de huzurun, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın hep birlikte sonuçlarını elde edeceğiz. Artık savaşın ekonomisini değil, barışın ekonomisini konuşacağız. Bölgemiz fiilen bu gelişmelerin sonucu olarak büyük bir istikrar içerisinde ciddi bir ekonomik kalkınmanın içerisinde olacaktır diye ümit ediyorum."
Bu milli projenin önemli bir özelliğinin "bir asır evvel ortaya konulan birinci Sykes-Picot’un sonuçlarını ortadan kaldırmak" olduğunu belirten Kurtulmuş, "Halklar arasına ayrılık, etnik farklılıklar koyarak, mezhebi ve hatta dini farklılıklar koyarak bu bölgeyi hallaç pamuğu gibi atan emperyalist güçlere verilecek en büyük cevaptır. Bu bölgenin bütün unsurları hep birlikte biriz, beraberiz. Bunu böylece hissetmek mecburiyetindeyiz. Yani sadece dille konuşmak değil, bunu kalben de hissetmek ve bütün bölge halklarının müşterek bir şekilde hareket etmesini temin etmemiz lazım." şeklinde konuştu.
Batman’daki programında Ezidi toplumunun temsilcileriyle bir araya geldiğini, İsveç'te de Ezidi ve Süryani toplumunun temsilcileriyle ayrı ayrı görüştüğünü anlatan Kurtulmuş, "Bu bölgenin halklarının tamamının sorunu, bizim sorunumuzdur. Bunların hepsinin sorunlarını çözme iradesi, Türkiye'nin iradesidir, bu aziz milletin iradesidir. Bu millet tarihten beri bu bölgede böylesine büyük bir alicenaplığın merkezi olmuş bir ülkenin sahibi ve aziz Türk milleti olarak da gerçekten bu konuda fevkalade güçlü bir iradeye sahip bir milletiz. Allah bu milleti birlikten beraberlikten ayırmasın. Geleceğimiz aydınlık olsun." değerlendirmelerinde bulundu.