Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile başlayan savaşta İran'ın karşılık olarak Körfez ülkelerini de hedef alması ile yeni bir dönemin kapısı aralandı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar başta olmak üzere bölge ülkelerinde hakim olan "ABD’den aldığımız sistemler bizi korur” düşüncesi büyük bir zarar gördü.
İran'ın hedef aldığı ülkeler gelen füzeleri ve kamikaze İHA’ları tam anlamıyla engelleyemedi. Suudi Arabistan’ın büyük önem verdiği petrol tesisleri hedef peş peşe saldırılarla vuruldu.

Dünyanın en güvenli şehri olarak lanse edilen Dubai’den her gün dumanlar yükseldi. Emlak piyasası çöktü, turistler Dubai'yi anında terk etti. Katar’ın kalbi sayılan gaz üretim merkezi de saldırıların hedefi oldu.
TRT'de yer alan habere göre; ABD tarafından korunamayan Körfez ülkeleri, yeniden yapılanma sürecinde savunma stratejilerinde yeni bir döneme girmeye hazırlanıyor. Savunma Sanayii Uzmanı Yusuf Akbaba, bölgede yaşanan siyasi krizler nedeniyle savunma sanayii iş birliklerinin de sekteye uğradığını hatırlatıyor.
Körfez’in Türkiye’ye karşı temkinli bir yaklaşımı olduğunu belirten Akbaba, bu ülkelerin ABD’den temin edemedikleri sistemleri Çin, Güney Kore ve Avrupa ülkelerinden karşılamaya çalıştığını belirtti.

Yakın zamana kadar Körfez’de “Türkiye’den yapılacak alımlar Türk savunma sanayiini ve ekonomisini daha da güçlendirebilir” görüşünün yaygın olduğunu belirten Akbaba, İran-İsrail-ABD hattındaki gelişmelerin ve bunun bölgeye etkilerinin görülmesiyle birlikte, bu ülkelerin yönlerini zorunlu olarak Ankara’ya çevirmeye başladığını ifade ediyor.
Mevcut çatışma ortamının doğurduğu acil ihtiyaçlar nedeniyle Körfez ülkelerinden Türkiye’ye çok sayıda talep geldiğini belirten Akbaba, sözlerin şöyle devam etti:
“Körfez ülkeleri, bahsettiğim önyargılara rağmen Türkiye’ye yönelmek zorunda kalacak. Bunun çeşitli nedenleri var. Öncelikle Türk savunma sanayii ürünleri sahada kendini kanıtladı ve önemli kabiliyetler ortaya koydu. Ancak yalnızca bizim güçlü olmamız yeterli değil. Örneğin en önemli alternatiflerden biri olan Güney Kore’nin hem kendi ihtiyaçları oldukça yüksek hem de mevcut satış anlaşmaları oldukça yoğun. Bu nedenle Körfez’e ek kapasite sunmaları zor görünüyor."
Suudi Arabistan’ın Çin’den aldığı lazer silah sistemlerinden memnun kalmadığını da aktaran Akbaba, "Çünkü bu sistemler sahada, vaat edilen performansı gösteremedi. Aynı şekilde Çin İHA’ları da beklentileri karşılayamadı" dedi.

Türkiye'nin özellikle hava savunma ve füze sistemleri alanında önemli bir yükseliş içinde olduğunu kaydeden Akbaba, "İHA kapasitemiz ve sahadaki başarımız zaten ortada. Üretim kapasitemiz de her geçen gün artıyor. Türk savunma sanayiinin yıldızı giderek parlıyor. Önümüzdeki dönemde daha da öne çıkacağımıza inanıyorum. Sonuç olarak bazı Körfez ülkeleri, belki istemeden de olsa Türkiye’den tedarik yoluna gidebilir" ifadelerini kullandı.