Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Meteoroloji'nin uyarılarının ardından başta İzmir ve İstanbul'da şiddetli fırtına çıktı. Dün geceden bu yana etkisini gösteren fırtına evlerin çatısını uçurdu, ağaçları devirdi. İzmir'de en yüksek rüzgar hızı saatte 137,5 kilometreye ulaşırken uzman isimlerden de peş peşe uyarılar geldi. Menderes'in Çileme köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili'nin Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova başta olmak üzere birçok noktada fırtınanın hızı saatte 100 km'ye ulaşırken, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler yaptığı açıklama ile uyarılarını sıraladı.

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, "İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi ise deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir" diye konuştu.

Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik şartlardan kaynaklandığını vurgulayarak, "Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde yağışın devam etmesi, yağmursuyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya neden olur. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesinin bekleniyor. Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilecek" dedi.

Denizin yükselmesinde uzmanlara göre üç ana etken aynı anda devreye girdi. Alçak basınç deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm yükselmeye neden olurken, kuvvetli lodos (35–40 knot) denizi kıyıya doğru iterek 90 cm ile 1 metrelik dalgalar oluşturdu. Yağış ise suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleşince özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski ortaya çıktı.
Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga şartlarına göre tasarlandığını ancak çok kuvvetli rüzgâr, düşük basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının görülebileceğini vurguluyor. Bu durumun yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik şartların geçici sonucu olduğu belirtildi.
