Gündem

Yargıtay'dan emsal karar! Kadının alacağı nafakayı etkileyebilir

Sakarya'da görülen boşanma davasında Yargıtay emsal bir karara imza attı. Kadına nafaka bağlanıp bağlanmayacağı, taşınmazlarından gelen kiranın ve taraflar arasındaki mal rejimi davası sonucunun da göz önünde bulundurulmasına hükmedildi.

Yargıtay'dan emsal karar! Kadının alacağı nafakayı etkileyebilir
KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
07.01.2026
saat ikonu 10:46
|
GÜNCELLEME:
07.01.2026
saat ikonu 10:50

Sakarya'da bir çift karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Yerel mahkeme, boşanma sonrası düşebileceği yoksulluk gerekçesiyle kadın eş lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi emsal bir karara imza attı. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını nafaka yönünden bozdu.

Yargıtay'dan emsal karar! Kadının alacağı nafakayı etkileyebilir

KİRA GELİRİNİN MİKTARININ ARAŞTIRILMASI İSTENDİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozma ilamında, erkeğin emekli olduğu, buna karşılık kadının gelir getiren taşınmazlarının bulunduğuna dikkat çekti. Kararda, kadının taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin miktarının araştırılması gerektiği vurgulandı. Daire ayrıca, taraflar arasında devam eden veya sonuçlanan "mal rejiminin tasfiyesi" davasının da yoksulluk nafakası kararında etkili olacağını belirtti. Yüksek Mahkeme, kadının mal paylaşımından alacağı payın ve kira gelirlerinin, onu yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının belirlenmesi, nafaka şartlarının bu doğrultuda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.

NAFAKA BELİRLEMESİNDE KİLİT BİR ROL OYNAYACAK

Sakarya'da görülen ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne taşınan karşılıklı boşanma davasında erkeğin davasının reddedilip kadının davasının kabul edilmesiyle ortaya çıkan emsal kararı değerlendiren Avukat Fatih Karamercan, Yargıtay'ın nafaka takdirinde devrim niteliğinde bir adım attığını belirtti. Karamercan, yerleşik içtihatlarda gelir getirici taşınmazların nafaka hesabında dikkate alındığını ancak bu yeni kararla birlikte eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının da artık nafaka belirlemesinde kilit bir rol oynayacağını vurgulayarak, "Yargıtay, yalnızca taşınmaz gelirlerini değil, mal paylaşımı davasından elde edilmesi muhtemel kazancın da değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Buna göre, mal rejimi davasının sonucu ve buradan gelecek maddi imkanlar dikkate alınarak nafakanın tamamen kaldırılmasına, hiç hükmedilmemesine veya miktarının düşürülmesine karar verilebilecek" dedi.

MAL PAYLAŞIMI VE NAFAKA İLİŞKİSİ

2002 yılında Medeni Kanun'da yapılan değişiklik sonrası eşlerin, diğer eşin edinilmiş mallarının yarısını talep etme hakkı kazandığını ve bunun yanında tazminat taleplerinin de gündeme geldiğini hatırlatan Karamercan, mal paylaşımından yüksek bedeller elde edilmesine rağmen nafaka yükünün devam etmesinin, nafakayı ödeyen eşi yoksulluğa sürüklediği yönündeki eleştirilerin bu kararla karşılık bulduğunu dile getirdi. Somut olayda olduğu gibi, derdest bir mal rejimi davasının varlığı halinde hakimin buradan gelecek geliri hesaba katması gerektiğini belirten Karamercan, "Örneğin Ahmet Bey ile Ayşe Hanım'ın boşanmasında, Ayşe Hanım'ın mal paylaşımından alacaklı çıkma ihtimali artık nafakanın belirlenmesinde doğrudan etkili olacak. Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesinden 23 yıl sonra gelen bu karar, gecikmeli de olsa hukuki ve hakkaniyete uygun, son derece önemli bir içtihat niteliğindedir" ifadelerini kullandı.

ETİKETLER
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.