İstanbul'da 23 Nisan 2025 Çarşamba günü yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından uzmanlar aileleri uyarıyor. Çocukların davranışlarının deprem sonrasında takip edilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, olası bir travmaya karşı ailelerin önlem almasını belirtti. Çocuklarda deprem sonrasında bu davranışlara aileler ekstra dikkatli olmalı.
Gün içinde bazen kulağın içinde beliren o ince ses, sessiz anlarda daha belirginleşir. Çevrede bir kaynak yokken duyulan bu ses, dikkati dağıtır, huzursuzluk oluşturur. Özenli dinlenme, stres yönetimi, rahatlatıcı egzersizler, yavaşça psikolojik kulak çınlaması nasıl geçer sorusuna yanıt sunar. Sabırlı ve düzenli çabalarla bu rahatsızlık hafifler. Böylece sessizliğin tadı yeniden çıkar.
Film izlerken sık sık gözyaşı döküyorsanız, erken ölüm riski altında olabilirsiniz! Araştırmalar, nevrotiklik adı verilen kişilik özelliğinin, yalnızlık ve duygusal dalgalanmalarla birlikte erken ölüm riskini yüzde 10 artırdığını gösteriyor. Özellikle yalnızlık hissi çekenlere önemli bir uyarı yapıldı.
Kendinizi özellikle iş yerinde değerinizi sorgularken mi buldunuz? "Buraya ait miyim?" gibi sorular kafanızda mı dönüyor... Eğer bunlar tanıdık geliyorsa siz de "Imposter Sendromu" yaşıyor olabilirsiniz. İşte bu sorunu aşmanın formülü!
Reels hastalığı, artık her 4 kişiden 2'sinde görülmeye başladı. Reels izleyenlerin sayısı her geçen gün artmasıyla psikologlar harekete geçti. 3 saniye sonra sık sık video değiştiren kişilerde dikkat dağınıklığının yaşandığını ve mutlu kalma sürelerinin de azaldığı yine uzmanlar tarafından açıklandı.
Yanlış olduğu bilindiği halde bazı takıntıların kafadan veya ruhen atılmadığı takdirde stres oluşturabileceği belirtiliyor. Psikolog Tansel Tara Çapar, "Saplantı halindeki fikirler kişiyi yorgun düşürüyor" dedi.
İş yoğunluğu ve günlük sıkıntılarla başa çıkmak bazen zor olabilir, ancak müziğin gücü sizi sakinleştirmek ve stresten uzaklaştırmak için mükemmel bir çözüm olabilir. Yapılan son araştırmalar, müziğin insanlar üzerindeki rahatlatıcı etkisini doğruluyor. 157 yetişkin üzerinde yapılan deneyde sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı. İşte araştırmadan çıkan sonuçlar...
Hayatta kalmanın ilk zincirini oluşturan yemek yeme, bazen paylaşmanın ve iletişim kurmanın bir yolu olarak da görülüyor. Fiziksel ihtiyacı karşılamanın yanı sıra stresten kaçınma, mutlu olma veya rahatlama gibi birçok duygu durumu yaşandığında da oluşan yemek yeme isteği, uzmanlara göre önüne geçilmediğinde karşı konulamaz bir hal alıyor. Psikolog Beril Eser, duygusal yeme bağımlılığının ortaya çıkarabileceği olumsuz durumlar hakkında bilgi veriyor.
ABD'deki Brigham ve Kadın Hastanesi'ndeki uzmanların araştırmacılarına göre, yemek saatinin özellikle gece çalışanların ruh sağlığını önemli ölçüde etkilediği ortaya çıktı. Bu araştırma, özellikle vardiyalı çalışanlara psikolojik destek sağlayabilir.