Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çocukların ağlama krizleri, özellikle neye ihtiyaç duyduklarını anlatamadıkları anlarda ebeveynler için oldukça zorlayıcı olabiliyor. Ben de böyle bir durumda ne yapılabileceğini araştırırken, çocuğu hemen susturmaya çalışmak yerine önce sakinleşmesine yardımcı olmanın ve duygusunu anlamanın çok da önemli olduğunu öğrendim. Meğer kriz anında kullanılan birkaç küçük yöntem, hem çocuğun kendini daha güvende hissetmesine hem de yaşanan gerginliğin azalmasına yardımcı olabiliyormuş. Peki, ağlama krizine giren bir çocuğa nasıl yaklaşmak gerekiyor?
Ağlama krizinin ortasında çocuğa kızmak, sesini yükseltmek ya da "Ağlama artık" demek yerine öncelikle sakin kalmak gerekiyor. Çocuk o anda duygusunu kontrol etmekte zorlanabileceği için, ebeveynin sakin ve güven veren bir tavır sergilemesi krizin daha kolay yönetilmesine yardımcı olabilir.

Benim öğrendiğim en önemli detay ise çocuğun duygusunu küçümsememek. "Üzüldüğünü görüyorum" ya da "Şu an çok kızgınsın" gibi ifadelerle hissettiği duygunun fark edildiğini göstermek, çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesine yardımcı olabilir.

Ağlama krizi sırasında çocuğu hemen susturmaya çalışmak yerine, önce kendini güvende hissetmesini sağlamak önemli. Benim öğrendiğim yöntemde çocuğun seviyesine inip sakin bir ses tonuyla konuşmak ve isterse ona sarılmak öne çıkıyor. Çocuk sarılmak istemiyorsa ise zorlamak yerine yanında sakin bir şekilde beklemek gerekiyor. Bir süre sonra çocuğun nefesi ve tepkileri sakinleşmeye başladığında, dikkatini başka bir şeye yönlendirmek de yardımcı olabilir. Sevdiği bir oyuncağı göstermek, birlikte su içmek veya bulunduğu ortamı değiştirmek gibi küçük dokunuşlar, krizin şiddetinin azalmasına katkı sağlayabilir.

Çocuk ağladığında onu hemen susturmaya çalışmak, yaşadığı duyguyu yok saymak ya da "Ağlama, bunda ne var?" gibi cümleler kurmak krizin daha da uzamasına neden olabiliyor. Benim öğrendiğim kadarıyla çocuğun o anda ne hissettiğini anlamaya çalışmak ve ona sakin bir şekilde eşlik etmek çok daha önemli.

Özellikle bağırmak, tehdit etmek veya ağladığı için cezalandırmak yerine sakin kalmak gerekiyor. Çocuk kendini toparladıktan sonra yaşanan durum hakkında konuşmak, hem duygusunu ifade etmesine hem de benzer bir durumda kendini daha iyi anlatmasına yardımcı olabilir. Meğer kriz anında en büyük farkı yaratan şey, çocuğun ağlamasını durdurmaya çalışmak değil, o duyguyu birlikte yönetmekmiş.

Çocukların ağlama krizleri her zaman aynı nedenden kaynaklanmayabilir. Açlık, yorgunluk, uykusuzluk, korku, hayal kırıklığı veya kendini ifade edememe gibi pek çok durum çocuğun yoğun tepki vermesine yol açabilir. Bu nedenle kriz sırasında yalnızca ağlamaya odaklanmak yerine, çocuğun ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmak önemli.

Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duyguları kelimelerle ifade etmekte zorlanabildiği için ağlamak onlar için bir iletişim yolu haline gelebiliyor. Benim öğrendiğim en önemli detay da burada ortaya çıktı: Her krizi aynı şekilde karşılamak yerine, önce nedenini anlamaya çalışmak gerekiyor.