Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çocukların özellikle 2 yaşından itibaren yüksek sesle konuşması ve aniden bağırması, ebeveynlerin sık karşılaştığı davranışlar arasında yer alıyor. Bu dönemde çocuğun gelişimini, duygusal ihtiyaçlarını ve çevresindeki tepkileri anlamak, davranışa doğru şekilde karşılık verebilmek açısından önem taşıyor.
• Çocuklar öfke, heyecan, korku veya hayal kırıklığı yaşadıklarında bunları kelimelerle anlatamayabilir.
• Bağırdığında ebeveynlerinin hemen kendisine yöneldiğini fark eden çocuk, bu davranışı tekrarlayabilir.
• Özellikle 2-3 yaş döneminde çocuklar bağımsızlıklarını keşfederken çevrelerindeki kuralları ve yetişkinlerin tepkilerini anlamaya çalışabilir.
• Uyku ihtiyacı, açlık, aşırı uyarılma veya günlük rutindeki değişiklikler çocuğun tahammülünü azaltabilir.
• İsteklerini anlatacak kelimeleri henüz yeterince kullanamayan çocuklar, seslerini yükselterek dikkat çekmeye veya ihtiyaçlarını bildirmeye çalışabilir.
Medipol Sağlık Grubu Klinik Psikoloğu Kübra Ekşi Yıldız, çocuklarda öfke nöbetlerinin özellikle erken çocukluk döneminde görülebildiğine dikkat çekiyor.
İki yaşından itibaren çocukların bağımsız hareket etme isteği artarken duygularını kontrol etme becerileri henüz gelişimini sürdürür.
Bu nedenle yetişkinlere önemsiz görünen bir durum, çocuk için yoğun bir hayal kırıklığına dönüşebilir.

Oyuncağının istediği yerde olmaması, bir etkinliğin sona ermesi veya istediği bir şeyin verilmemesi bağırmayı tetikleyebilir.
Bununla birlikte her bağırma davranışının arkasında öfke veya ağlama nöbeti bulunmaz.
Bazı çocuklar seslerinin nasıl duyulduğunu keşfetmekten, heyecanlandıklarında yüksek sesle tepki vermekten ya da oyun sırasında seslerini kullanmaktan hoşlanabilir.
Özellikle çocuk mutlu görünüyorsa, oyun oynarken bağırıyorsa ve başka bir belirti göstermiyorsa bu davranış gelişimsel bir deneme de olabilir.

Çocuk bağırmaya başladığında ebeveynlerin ilk tepkisi çoğu zaman sesini yükseltmek veya hemen susturmaya çalışmak olabiliyor.
Çocuğu sakinleştirmek için şu yöntemler uygulanabilir:
• Sakin ve kısa cümleler kurun
• Duygusunu anlamaya çalışın
• Bağırmadan iletişim kurmasını destekleyin
• İstediği her şeyi bağırdığı için vermeyin
• Dikkatini başka bir etkinliğe yönlendirin
• Sakinleşmesi için zaman tanıyın

Çocuğun sürekli bağırması ebeveynleri yorabilir ve sabırlarını zorlayabilir.
Buna rağmen bağırmak, tehdit etmek, utandırmak veya fiziksel ceza uygulamak uygun yöntemler değildir.
Bu tepkiler çocuğun korkmasına, davranışın daha sık görülmesine ya da duygularını ifade etmekte daha fazla zorlanmasına neden olabilir.

Çocuğun davranışına sınır koymak ise önemlidir. Örneğin, “Bağırmana kızmıyorum ama birbirimizi duymak için daha sakin konuşmalıyız” denilebilir.
Böylece çocuğun duygularının kabul edildiği, ancak iletişim biçiminin yönlendirilmesi gerektiği anlatılır.
Ebeveynlerin tutarlı olması da önem taşır.

Çocuk gelişimi ve çocuk sağlığı alanındaki genel uzman yaklaşımı, bağırma davranışını tek başına değerlendirmek yerine çocuğun yaşı, iletişim becerileri, günlük yaşamı ve eşlik eden belirtilerle birlikte ele almaktır.
Bu nedenle yalnızca bağırıyor olması, tek başına bir gelişimsel sorun bulunduğu anlamına gelmez.