Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çocuğunuz ödevinin başına oturduğunda ağlıyor, soruları çözmeyi reddediyor veya sürekli mola vermek istiyorsa bu davranışın altında yatan nedenleri gözden geçirmek gerekiyor. Çocuk psikolojisi ve gelişimi alanındaki uzmanların önerileri doğrultusunda, ödev sırasında yaşanan gerginliği azaltmak için ailelerin uygulayabileceği yöntemler öne çıkıyor.
• Yanlış cevap vermekten çekinen çocuk, en küçük hatada bile ağlayabilir.
• Konuyu anlamamak veya belirli derslerde zorlanmak, ödevden kaçınmaya neden olabilir.
• Okul gününün ardından dinlenmeye ihtiyaç duyan çocuk, ödev karşısında daha çabuk öfkelenebilir.
• Nereden başlayacağını bilememek, görevleri sıraya koyamamak veya dikkatini sürdürmekte zorlanmak ödev sürecini güçleştirebilir.
• Aile baskısı: Yüksek başarı beklentisi, eleştirilme korkusu ve başka çocuklarla kıyaslanmak, ödev kaygısını artırabilir.
• Uygun olmayan çalışma düzeni: Uzun çalışma süreleri, dikkat dağıtıcı ortam ve dinlenme eksikliği çocuğun isteğini azaltabilir.
Ödev sırasında ağlamak, çocukların zorlandıkları bir durumu ifade etme biçimlerinden biri olabilir.
Özellikle okul hayatına yeni başlayan çocuklar, hem yeni sorumluluklara alışmaya hem de öğrendiklerini evde uygulamaya çalışır.
Bu süreçte hata yapmak, anlamadığı bir soruyla karşılaşmak veya ödevin uzun sürmesi duygusal tepkilere yol açabilir.

Çocuğun hangi aşamada ağlamaya başladığını gözlemlemek, sorunun kaynağını anlamaya yardımcı olur.
Örneğin daha ödev başlamadan itiraz ediyorsa göreve geçişte zorlanıyor olabilir. Belirli bir soruda ağlıyorsa konuyu anlamamış veya yanlış yapmaktan korkuyor olabilir.
Her akşam benzer durumlar yaşanıyorsa çalışma düzenini, ödev miktarını ve çocuğun okulda yaşadıklarını değerlendirmek gerekir.
Bazı çocuklar, yaptıkları her çalışmanın kusursuz olması gerektiğini düşünebilir. Yanlış cevap verdiğinde kendisini başarısız hissedebilir veya ailesinin tepkisinden çekinebilir. Bu durum, soruları çözmekten kaçınmasına ve ödev sırasında ağlamasına neden olabilir.

Çocuğun ödevini yapamaması her zaman isteksizlik anlamına gelmez. Okuduğunu anlamakta, matematik işlemlerini uygulamakta, yazı yazmakta veya yönergeleri takip etmekte zorlanıyor olabilir.
Ödev sırasında ağlayan çocuğa yaklaşırken öncelik, gerginliği artırmadan yeniden çalışabilecek duruma gelmesine yardımcı olmaktır.
Çocuk yoğun biçimde ağlarken soruları açıklamaya devam etmek veya bitirmesi için baskı kurmak, o anki güçlüğü büyütebilir.

Çocuğunuz ağlamaya başladığında sesinizi yükseltmek veya hemen masaya dönmesini istemek yerine kısa bir ara verin. “Hangi bölümde zorlandığını birlikte bulabiliriz.” gibi sakinleştirici ifadeler kullanın.
Uzun bir ödev listesi, özellikle küçük yaştaki çocuklara göz korkutucu gelebilir. Bütün sayfayı bir kerede bitirmesini istemek yerine birkaç soruyla başlamasını sağlayın.

Okuldan eve gelen çocuğun hemen ders çalışmaya başlaması her zaman uygun olmayabilir. Açlık, susuzluk ve yorgunluk, dikkatini toplamasını ve hayal kırıklığıyla baş etmesini zorlaştırabilir.
Çocuğunuz bir soruda takıldığında doğrudan cevabı söylemek yerine ne anladığını sorun. Gerekirse ilk adımı açıklayın ve kalanını denemesi için fırsat tanıyın.
Bu yaklaşım, kendi başına düşünme ve sorun çözme becerisini destekler.

Yanlış cevap vermek öğrenmenin doğal bir parçasıdır. Çocuğunuzun her soruyu ilk denemede doğru yapmasını beklemek, hata yapma korkusunu artırabilir.
Televizyon, telefon bildirimleri, yüksek ses ve masadaki gereksiz eşyalar çocuğun dikkatini dağıtabilir. Mümkün olduğunca sessiz, aydınlık ve düzenli bir çalışma alanı hazırlayın.

Ödevler her gün ağlama ve tartışmayla sonuçlanıyorsa öğretmeniyle görüşerek çocuğun sınıftaki durumunu öğrenin. Hangi derslerde zorlandığını, yönergeleri anlayıp anlamadığını ve verilen ödevlerin ne kadar sürmesinin beklendiğini sorun.
Ödev sırasında ara sıra ağlamak tek başına bir psikolojik soruna işaret etmez. Ancak bu durum sık sık tekrarlanıyor, çocuğun okula gitme isteğini azaltıyor veya günlük yaşamını olumsuz etkiliyorsa nedenlerinin araştırılması gerekir.