Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Uzun mesai saatleri, toplantılar ve bitmeyen mailler derken, gün sonunda eve dönüş yolunda çoğu kişi bitkin düşebiliyor. Bir de akşam sizi bekleyen bir çift göz varsa akıldan geçen 'Benimle zaman geçirmeye ihtiyacı var' cümlesi oluyor. Uzmanlar ise gün içinde çocukla geçirilen sürenin uzunluğundan çok kalitesine dikkat çekiyor. Peki hem çocuğunuzla gerçekten bağ kurmak hem de bunu tamamen ekransız, 30 dakikalık bir zaman diliminde yapmak mümkün mü? Hazırsanız, sadece 30 dakika ve ekran olmadan çocuğunuzla geçireceğiniz bağ kurma oyunlarına birlikte göz atalım...
Uzmanlara göre, özellikle yoğun tempoda çalışan ebeveynlerin en sık dile getirdiği duygulardan biri yetişememe hissi.

Eve geç saatte varmak, yorgun olmak, çocuğun ödevleri, banyo rutini, ertesi günün hazırlığı derken, birçok ebeveyn 'Ben iyi bir anne-baba olabiliyor muyum?' sorusuyla baş başa kalıyor. Çocuk ve ergen psikolojisi alanında çalışan uzman psikologlar, bu noktada önemli bir uyarıda bulunuyor.

Çocuklar için sayfalar dolusu plan değil, günde birkaç dakika gerçek temas yeterli olabiliyor. Yani çocuğunuzun ileride hatırlayacağı durum, evde kaç saat olduğunuz değil, onunla göz göze gelip gülüp gülmediğiniz, birlikte oyun oynarken gerçekten orada olup olmadığınız olacaktır.
Aile terapistleri ise çoğu seminerinde, özellikle akşam saatlerinde ekran kullanımının ebeveyn ve çocuk ilişkisine zarar verdiğine dikkat çekiyor.

Bir anne ya da baba 'Nasıl olsa aynı salondayız' diye düşünebilir fakat çocuk, 'Annem, babam telefona bakıyor, bana değil' duygusunda olur. Bu nedenle uzmanlar, en azından bu 30 dakikalık dilim için tamamen ekransız bir iletişim öneriyor.

Uzmanlar, 'Kaliteli zaman, çocuğun ödevini yaptırırken sürekli uyarıda bulunmak ya da sadece aynı odada oturup televizyona bakmak değildir' görüşünü savunuyor.

Bunun yerine, kısa ama etkili bir oyun ya da sohbet öneriliyor. Ben de yoğun tempoda çalışan 2 çocuk annesi olarak, işten sonra çocuğunuzla geçireceğiniz ekransız ve kaliteli 30 dakikayı daha verimli hale getirebileceğiniz eğlenceli etkinlikleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu mini oyunları denediğiniz zaman çocuğunuzun nasıl keyif aldığını fark edeceksiniz. Gelin şimdi bu oyunlara birlikte göz atalım...

Bugünün üç anı sohbeti:
Bu oyunda sırayla herkes gün içinde yaşadığı üç olayı anlatıyor. Biri komik, biri zor, biri de güzel bir an. Bu sayede çocuk hem kendini ifade ediyor hem de ebeveyniyle güçlü bir bağ kurmuş oluyor.
Rol değişimli oyunlar:
Bu etkinlikte çocuğunuzun oldukça hoşuna gidebilecek türden. Oyunda, çocuk öğretmen, ebeveyn öğrenci ya da çocuk doktor, ebeveyn hasta oluyor. Burada amaç ise çocuğun ifade edemediği duyguları sembolik olarak dışa vurmasıdır.

Ortak hikaye tamamlama:
Oyunda ebeveyn bir cümleyle hikayeye başlıyor, çocuk devam ediyor ve sonra tekrar ebeveyn sürdürüyor. 5–10 dakikada tamamlanan bu mini hikayeler çocuğunuzun hem hayal gücünü destekleyecek hem de bol kahkahalı bir etkinlik gerçekleştirmiş olacaksınız.

Dokunarak tanı oyunu:
Küçük nesnelere ihtiyaç duyduğunuz mesel bir kalem, kalemtıraş ya da pofuduk bir ayıcık... Seçtiğiniz nesneyi bir torbaya koyuyorsunuz ve gözlerinizi kapatarak sırayla ne olduğunu tahmin ediyorsunuz. Özellikle küçük yaş çocuğu olanlar için, dikkat toplama becerisini destekleyen ideal bir etkinliktir.

Uzmanlar çocukla geçirilen zamanın süresinden ziyade kaliteli olmasına da dikkat çekiyor. Özellikle işten eve dönüşte, kesintisiz çocukla bağ kurulmasının, çocukta kendilerini güvende ve değerli hissetmesine neden oluyor. Prof. Dr. Yankı Yazgan tam da bu noktada şu değerlendirmeyi yapıyor;

'Çocukların ihtiyaç duyduğu şey her zaman uzun saatler geçirmek değil, kendilerine ayrılmış kaliteli ve kesintisiz zamandır. Ancak bunun için işten eve gelen ebeveynin önce kendi zihinsel geçişini yapması ve daha sonra çocuğuna odaklanması gerekiyor.'